Kendrick Lamar mı haklı çıktı, Donald Trump mı?


“Bundan böyle ben böyle” diyenlere özel parçalar Koton x Zeynep Bastık Koleksiyonu’nda! Koton , 24/25 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nunda Zeynep Bastık ’ın enerjisi, dikkatleri üzerine çeken tarzı ve modern duruşuyla modaseverlerle buluşuyor. Koleksiyon, beş farklı başlıkta günlük giyimden sahne şıklığına zamansız stillere hayat veriyor. Glam ile feminenliğin gösterişli yüzü: Boudoir dressing ve glam trendlerinin izlerini taşıyan koleksiyonda, bordo, canlı kırmızı, off white, jet black ve gold gibi göz alıcı renkler öne çıkarken dantel, deri, kürk, krep, saten ve parlak kumaşlar bu temanın temelini oluşturuyor. Western Revival ile modern kadının güçlü ifadesi: Bu temada, “denim on denim” modası ön planda yer alırken ekru, sıcak ve soğuk kahve tonlarının hakim olduğu koleksiyonda süet takımlar, korseli detaylar ve nakışlı denimler dikkat çekiyor. Dahası; Delicate Lingerie ile sofistike ve şık 10 parçalık iç giyim ve 5 parçalık pijama seti, leopar deseni ile bordo ve siyah renklerinin zarif uyumunu gözler önüne seriyor. Party Koleksiyonu ’ndaki 3 özel modelle gece stiline vurgu yapıyor. Koton x Zeynep Bastık Koleksiyonu stilin ötesine geçiyor, sürdürülebilir üretim yöntemleriyle su tüketimi %80 oranında azaltılıyor, pamuk kalitesi arttırılıyor ve üretim sürecindeki enerji kullanımı en aza indiriliyor. Koleksiyon için özel olarak bestelenen "Ben Böyle" şarkısı dijital müzik platformlarında yayında. Koton X Zeynep Bastık Koleksiyonu ’nun seçkin ürünleriyle buradan , tüm Koton mağazaları ve Koton mobil uygulamasından tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
ABD’de 1960’larla birlikte yani nispeten yüksek maaşlı siyah spor yıldızları ortaya çıktıkça yeni bir “trafik olayı” da doğuverdi: Sebepsizce sorgulanan, kötü muameleye hatta işkenceye maruz kalan lüks araç sürücüleri. NBA efsanesi Bill Russell’ın deyimiyle emniyet güçlerinin “stop-the-nigger-in-the-expensive-car” yani “pahalı-arabadaki-zenciyi-durdurma” ritüeli başlamışsa belaya bulaşmak kaçınılmazdı.
Russell bu yüzden trafikte durdurulduğunda polisler sormadan ellerini yukarı kaldırmasıyla bilinirdi: “Ellerimi indirip size ‘silahına uzanıyordu’ bahanesiyle beni vurma fırsatı vermeyeceğim.”
Tıpkı geçen hafta başlayan NFL’de Pazar günü Miami Dolphins-Jacksonville Jaguars maçından saatler önce Dolphins oyuncusu Tyreek Hill’in gözaltına alındığı olay yerine “elleri havada” gelen takım arkadaşı Calais Campbell gibi. 38 yaşındaki Campbell, Russell’ın öğüdünü harfiyen dinlese de kelepçelenmekten kurtulamadı.
Hill ve Campbell’ın başına gelenler klişe bir “ırkçılık” ve “polis şiddeti” pratiğinin yansıması olsa da zamanlama manidardı: NFL sezonunun başlangıcı, Donald Trump’ın adaylığıyla yaklaşan ABD seçimleri ve Super Bowl devre arası şovu için Kendrick Lamar bombasının gündeme düşmesi…
'Düzen bekçiliği'nde NFL modeli
ABD’de 1960’larda siyah spor yıldızlarıyla birlikte siyah aktivist sporcular da sahne almaya başlamıştı. En meşhurları Muhammed Ali olmakla birlikte Bill Russell’dan Oscar Robertson’a, Lew Alcindor’dan (Kareem Abdul-Jabbar) Tommie Smith&John Carlos’a sayısız isim, ‘60’ların siyasi gündemini spor sahaları aracılığıyla yaygınlaştırmada rol oynadı.
Amerikan futbolu ve NFL bu dönemde, tıpkı oyunu icat edenlerin ve 20. yüzyıl başında onu yeniden şekillendirenlerin umduğu üzere ülkenin erkeklerini “adam etme”, “hayatı öğretme”, “sertleştirme” misyonunu yerine getiriyordu. Oyunun “babası” olarak anılan Walter Camp, Amerikan futbolunu “Savaş deneyiminin önceki nesillere kazandırdıklarını üniversite mezunu nesle kazandıracak” bir araç olarak tanımlıyordu. Dönemin ABD Başkanı Theodore Roosevelt’e göre ise “Futbol, genç erkekleri etkileyen feminenlik salgınının ilacı” idi.

1960’larda Amerikan toplumu için ekstra bir “savaş deneyimi”ne ihtiyaç yoktu gerçi, Kore’den hemen sonra Vietnam imdada yetişmişti. Üstelik Yurttaş Hakları Hareketi’ne karşı bol şiddet içeren müdahalelerle içeride de milliyetçilik ve sağ, kıtaları hazır tutmaya yardımcı oluyordu.
Yine de NBA’den, bokstan, atletizmden yükselen çatlak seslerin NFL’den duyulmasına izin verilmiyordu. Hatta tam aksi yönde çalışmalar başlamıştı. Kasım 1969’da Richard Nixon, başkentte 1 milyon kişinin katıldığı barış eyleminden hemen sonra Washington Redskins-Dallas Cowboys maçına gitmiş, müsabaka tam bir “savaş aşkı şovu”na dönüştürülmüştü. Super Bowl’da savaş uçaklarının alçak uçuş şovu gelenekselleşirken millî marş okunurken oyuncuların ayağa kalkması zorunluluğu da bu süreçte getirildi. Dönemin tek savaş karşıtı sesi Dave Meggyesy ligden hızlıca uzaklaştırıldı. NFL, müesses nizamın spor ve popüler kültür alanındaki bir numaralı aygıtıydı artık.
Kaepernick'in protestosu, Trump'ın demir yumruğu
Yaklaşık 40 yıl sonra 2010’lar boyunca ırkçılığa ve polis şiddetine karşı eylemler yükselirken NFL, Colin Kaepernick öncülüğünde başlayan millî marş sırasında “diz bükme” protestosuyla hareketin en önemli platformlarından biri oldu.

“Şiddet-hız-strateji” ögelerini öne çıkaran Amerikan futbolunun, ABD’nin hâkim ideolojisiyle ve medya çağının yükselen değerleriyle tutturduğu kusursuz uyumu ve bu uyumun idare ve sevkinden sorumlu NFL’in ABD sağıyla ve takım sahiplerinin Trump’la sıcak ilişkisini (Miami Dolphins’in sahibi Stephen Ross bunların başında geliyor) düşününce Kaepernick ve onu takip edenlerin eylemleri büyük bir meydan okumaydı.
Nixon’ı da aşan bir politik tutumla Trump buna asla müsamaha göstermedi. Ona göre millî marşa, Amerikan bayrağına saygısızlık edenlerin NFL’de yeri yoktu. Nitekim Kaepernick tıpkı Meggyesy gibi işsiz bırakıldı ve ligden uzaklaştırıldı.
NFL'in hip-hop hamlesi
Aynı dönemlerde “Black Lives Matter” adıyla yaygınlaşan sokak eylemlerine eşlik eden marşların başında Kendrick Lamar’ın “Alright”ı geliyordu. Lamar’ın Güney Afrika’da Nelson Mandela’nın tutulduğu Robben Adası’nı ziyareti sırasında aklına düşen şarkı, kölelik çağından bu yana müziği iyileşmenin bir aracı olarak kullanan ceddine gönderme yapıyor, “İyi olacağız” diyordu.
Aynı Lamar’ın, 2019 sonrası siyahlar arasında imajını düzeltme çabasına giren NFL tarafından 2022’deki büyük Super Bowl devre arası şovu kadrosuna dahil edilmesi (Dr. Dre, Snoop Dogg, Eminem gibi isimler de vardı) ilgi çekiciydi. Şov sırasında “Alright”ı polis şiddetine vurgu yaptığı sözler olmadan söylemesi de! (Bunu Dave Zirin de bu haftaki yazısında vurgulamıştı. Yalnız şunu da söylemek lazım, aynı şovda Dr. Dre'nin benzer sözleri varlığını korumuştu. Yani belki de mevzubahis tasarruf sansürden ileri gelmiyordu)
Şimdi 2025’te onun liderliğinde bir Super Bowl şovuna hazırlanırken Trump’ın da yeniden başkan olup olmayacağı belli olacak. Trump’lı ya da Trump’sız, şurası açık ki, NFL’in Kaepernick sonrası süreçte hip-hop yıldızlarıyla iş birliği hamlesi kendisi adına olumlu sonuçlar doğurdu. Hip-hop yıldızları “ehlileşirken”, lig de “ırkçı” imajından sıyrıldı. Üstelik polis şiddetini sahada protesto etmeyi aklına getiren dahi yok.
Ya Lamar’ın dediği gibi herkes “iyi oldu” ya da Trump’ın emrettiği gibi sporcular ve müzisyenler apolitikleşti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de ırkçılık ve polis şiddeti, spor yıldızlarını dahi es geçmezken NFL, hâkim politik çizgiyi temsil gücünü her daim koruyor. Premier Lig'in Manchester City'ye açtığı dava başlıyor.
13 Eyl 2024

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026



