"Konser sonrası bir hafta şarjım tamamen dolmuş gibiyim.”


A’dan Z’ye aradığınız her şey tek bir platformda: Accessland Ipsos tarafından yapılan anketlerden hareketle Haziran 2021'de yayımlanan bir rapor, Türkiye'de görüşülen kullanıcıların %92'sinin geçtiğimiz bir yılda en az bir canlı yayın izlediğini gösteriyor. Ayrıca aynı orandaki katılımcılar, öğretici içeriğe sahip videoları ayda en az bir kez ya da daha fazla izliyor. Sonuçlar şaşırtıcı değil. Zira video içerikler ve canlı yayınlar pandeminin başından bu yana başka yollar, başka yönler keşfetmeyi erişilebilir hâle getiriyor. Accessland, zengin içerik kütüphanesi ve platformda bulunan sayısız mesleki hizmetler ile isminin vadettiğini karşılıyor ve her konuda bilgiye erişebildiğiniz renkli bir dünya sunuyor. Accessland ile ister işinizi dijitale kolayca taşıyabilir, ister işini dijitale taşımış alanında yetkin kişi ve şirketlerden anında online hizmet alabilirsiniz. Accessland nedir? Accessland’in renkli dünyası; Yunan mitolojisinden mandalaya, spor ve beslenmeden keman dersine, müzikal terapiden çocuklar için sanat terapisine çok sayıda nitelikli içeriğe erişilebilecek bir dijital içerik pazar yeri sunuyor. Accessland, içerik üreticileriyle kendini keşfetmek, herhangi bir konuda deneyim ve bilgi sahibi olmak isteyenleri bir araya getiriyor. A’dan Z’ye her konuda ücretli ya da ücretsiz içerikler sunan Accessland’in Duende okurları için seçtikleri, aşağıdaki gibi sıralanıyor: Özgür Uysal'la Yunan Mitolojisi: Tanrıların Aşkları ve Hataları - Bölüm 2: Seçimler Cezalar (ÜCRETSİZ) Gülben Aykaç'la Mandala Sembolizmi - 1. Ezoterik Semboller Aile, Evlilik, Çift Terapisti Prof. Dr. Ekrem Çulfa'yla İlişki Sorunları ve Çözümleri İçerik üreticisi ol: Bilgi, deneyim ve tecrübesine güvenenler ile işini dijital dünyada da yapan birey ve şirketlerin hazırladıkları içerikleri Accessland'in sunduğu teknoloji altyapısıyla canlı ve kayıtlı yayınlar aracılığıyla ilgililerine ulaştırarak gelir elde edebiliyor.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Barış’a Keşif Sahnesi için e-posta attığımda olumlu dönüş yapacağını biliyordum. Zihnim çoktan onunla konuşmaya başlamıştı. Nitekim bir eylül akşamı atılan metne, aynı akşam cevap geldi. Oradan başlayan diyalog, nihayetinde bizi buraya getirdi. İlk kez Kadıköy’de HOOD Base’in sadece havanın 20 derece üstünde olduğu günlerde dışarıya konulan masasında buluştuk. Bir kahve süresince biraz onun müziği ve bu aralar neler yaptığı, biraz da Kadıköy’ün değişen ve hiç değişmeyen ortamları hakkında laflayıp kayıt günü görüşmek üzere ayrıldık.
Kayıt gününden bir gün önce Barış’ı, evimin bir üst sokağındaki callinghouse’da Da Poet’le birlikte Akbank Caz Festivali kapsamında verdiği konserde dinledim. İkilinin yani DPBD’nin daha ilk dakikadan belli olan ortak bir sinerjisi var.
Konser, Da Poet’in boğazına kadar ilikli gömleğindeki nizamide başlayıp her şarkıda vidaları daha da açarak ilerledi. Çok defa sadece bakışarak anlaştıklarını gördüm. Hatta bazen masanın başında Da Poet olsa da Barış’ın önden gittiğine şahit oldum. Neticede önce onlar, sonra da konsere gelenler sağlam eğlendi.
Ertesi gün Galata’da, Aposto! Stüdyo’da buluştuk. “Konser sonraları nasıl hissediyorsun?” diye sordum Barış’a. Yanıtı “Bana ilaç gibi geliyor. Kendimi daha iyi ve daha işe yaramış hissediyorum. O yüzden konser sonrası bir hafta şarjım tamamen dolmuş gibiyim,” oldu. Dünden kalma adrenaliyle başladı konuşmaya.
Zihninden hızla geçenleri tek tek yakalayıp koydu masanın üstüne. Bazen en özelini, bazen de en çok güldüğünü bıraktı sohbetin ortasına. Barış Demirel’in dört albümle köşeleri tutulan müzikli hikâyesinin tam başındayım. İkimizin seçtiği şarkılardan oluşan Spotify listesini buraya bıraktım. Yanımıza gelmek istersen yerin hazır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Barış’ın dört albümle köşeleri tutulan müzikli hikâyesinin tam başına davetlisin.
24 Eki 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




