Kurumsal göçebelerin geleceği


İnsan odaklı yapay zekâ laboratuvarı: orientis.ai İş süreçlerinde yeni bir dönemi başlatan yapay zekâ ve veri işleme teknolojileri, şirketlerin hantal iş süreçlerini hızlandırmalarını ve iş verimliliklerini artırmalarını mümkün kılıyor. İş rutinlerinin yapay zekâ destekli otomasyonu ve optimizasyonu; kısa vadelerde dahi insan kaynağı, zaman ve bütçe maliyeti avantajları sağlıyor. Şirketler de bu yeni teknolojilerin önemini her geçen gün daha iyi anlıyor. Örneğin büyük kuruluşlarda çalışan 1.600 üst düzey karar vericiyle yapılan bir araştırma ; katılımcıların %76'sının kuruluşlarının başarısı için yapay zekâyı temel aldıklarını, %64'ünün ise şirketlerinin gelecekteki başarısının iş süreçlerinde yapay zekânın benimsenmesine bağlı olduğunu söylüyor. Her şirketin bugünün teknolojileri kullanılarak iyileştirilecek süreçleri olduğuna inanan orientis.ai, veri ve yapay zekâ teknolojilerini kullanarak farklı sektörlerdeki farklı iş süreçlerini daha çevik ve verimli hâle getirebilecek veri bilimi ve yapay zekâ çözümleri sunuyor. orientis.ai ne yapıyor? Kendisini "insan merkezli yapay zekâ laboratuvarı" olarak tanımlayan orientis.ai; iş süreçlerini yapay zekâ ve veri teknolojilerinin olanaklarıyla iyileştirmek isteyen şirketler için dört adımlı bir süreç tasarlıyor. Tanışma başlıklı ilk adımda şirketlerin üst düzey yöneticileri ya da teknoloji karar vericileriyle görüşen ve çözümleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren orientis.ai, Gelişim Alanlarını Tanımlama isimli ikinci aşamada tüm dayanak noktalarını göstererek yapay zekâ desteğiyle optimize edilecek alanları ve işleri tanımlıyor. Algoritma Geliştirme adımında orientis.ai ekibi yalnızca o şirkete özel bir çözüm algoritması ve yapay zekâ yazılımı üzerinde çalışma ve testleri yürütüyor. Literatür taraması, data temini, algoritma geliştirme ve test aşamaları sonucunda yalnızca o şirketin belirlenen sorununa özel olarak üretilen yapay zekâ yazılımı, Entegrasyon adımında şirketin ilgili dijital birimlerine entegre ediliyor ve test çalışmaları tamamlanıyor. Çözümler ve sektörler: orientis.ai'ın sunduğu insan merkezli yapay zekâ çözümleri arasında üretim ve teslimatı en verimli biçimde takip etmek için tasarlanan otomasyon sistemleri, doğru tanı ve tedavi süreçleri için medikal simülasyon sistemleri, karar vermeyi kolaylaştırmak için makine öğrenimi tabanlı doğal dil işleme sistemleri, kurumsal güvenliği artırmak için yapay zekâ destekli sahtekârlık tespiti uygulamaları, verimliliği en üst düzeye çıkarmak için IoT sensörleriyle büyük veri analizi ve otonom hata tespitini iyileştiren kalite kontrol sistemleri ve kestirimci bakım yer alıyor. orientis.ai'ın tüm bu çözümleri; üretim, enerji, finans, ulaşım, sağlık ve perakende alanlarında çalışan şirketlerin ilgili dijital biriminin ihtiyacına özel olarak geliştirilip uygulanabiliyor. orientis.ai'ın yetkin veri ve yapay zekâ uzmanları tarafından şirketinize özel oluşturulacak "tailormade" yapay zekâ çözümleriyle ilgili ayrıntılı bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Covid-19 nedeniyle dünya çapında sınırların kapatılması, hükümetlerin uluslararası seyahatleri kısıtlaması, hava yolu şirketlerinin uçuş sayılarını azaltması ve karantina uygulamaları, iş seyahatlerinin ciddi bir şekilde azalmasına neden oldu. Hayatlarının hatrı sayılır bir kısmını uçakların business class bölümünde geçiren iş insanları, toplantılarını internet ortamına taşımak zorunda kalırken Zoom, Teams ve Skype gibi video konferans uygulamalarının kullanım oranları arttı. Hâliyle birçok şirket, tek bir tıkla maliyetsiz ve risksiz bir şekilde işlerin yürütülebildiğini fark ederek kurumsal seyahat bütçelerini asgari düzeye indirdi. Yakın gelecekte aşı kampanyaları, hızlı test süreçleri ve seyahat yasaklarının kaldırılması, tatil amaçlı seyahatlerin yeniden canlanmasına neden olabilir; ancak video konferans platformlarındaki toplantı şifreleri bir süre daha business class biletlerin yerini alacak gibi duruyor.
- Öngörüler ve çıktılar: Global Business Travel Association’ın şubat ayında yayımladığı “İş Seyahatinin Geleceği” anketi, katılan 779 şirketin %89’unun uluslararası iş seyahatlerinin tamamını veya çoğunu iptal ettiğini gösteriyor. Üstelik bu şirketlerden yalnızca %7’si önümüzdeki üç ay içinde uluslararası iş seyahatlerinin yeniden başlayacağını öngörüyor. İsviçre merkezli finansal hizmetler şirketi Credit Suisse’in tahmini, 2021’de 2019’a kıyasla %65 daha az uluslararası iş gezisi olacağı yönünde. Microsoft’un kurucusu Bill Gates ise bu değişimin kalıcı olduğunu düşünüyor. Kasım ayında New York Times’ın Dealbook konferansında konuşan Gates, Covid-19 sonrasında iş seyahatlerinin %50’sinin, ofisten çalışmanın da %30’un üzerinde azalacağını belirtmişti.
- Değişim: Salgının başlangıcından bu yana çalışma modelleri ve seyahat alışkanlıklarında görülen dönüşüm iş dünyasında da görüş ayrılıklarına neden oldu. Belli bir kesim, uzaktan çalışmanın bir sınırı olduğunu vurgulayarak teknolojinin yüz yüze görüşmenin yerini asla alamayacağı kanaatinde. Video konferans uygulamalarının şirketleri siber saldırılara karşı her zamankinden daha fazla açık hâle getirmesi de pandemi sonrasında yeniden eski düzene dönüleceğine dair görüşleri besliyor. Kurumsal seyahatler konusunda son sözü söyleyecek olan şirket yetkilileri ve çalışanlar arasında da görüş birliği henüz sağlanmamış durumda. Yöneticileri her ne kadar ekonomik endişeler taşısa da belli sınırlar çerçevesinde en azından önemli toplantılar için iş seyahatlerine dönüşü destekliyor. İş seyahatleri öncesinde aşıyı zorunlu kılmak veya nazikçe çalışanlarına aşı olmasını telkin etmek de şirketlerin gelecek stratejileri arasında yer alıyor. Çalışanların iş seyahatleri konusundaki kafa karışıklığı ve sağlık endişeleri ise devam ediyor. Öte yandan, seyahat etme çekincesi, gelirlerinin %75’ini iş seyahatlerinden elde eden hava yolu şirketlerini de olumsuz etkiliyor. Zira her ne kadar iş nedeniyle seyahat eden yolcular, toplam yolcuların sadece %12’sini oluştursa da son yıllarda küresel iş seyahatinin hacmi 1,3 trilyon dolara ulaşmıştı.
- Kurumsal göçebeleri neler bekliyor? Kurumsal seyahatlerin azalmasının ardındaki katalizörler gelecekte seyahat ihtiyacının daha çok sorgulanacağını ve iş gezilerine çok daha küçük kurumsal bütçeler ayrılacağını gösteriyor. Daha az ama daha önemli seyahatlerin yapılacağı yeni düzende, kurumsal göçebeler business class’te uçabilmek için gerçekten önemli nedenlere ihtiyaç duyacak. Tüm bu gelişmelerin faydalarına gelecek olursak, şirketlerin karbon ayak izi önemli ölçüde azalacak. Kâr amacı gütmeyen kuruluş Climate Group’a göre uluslararası iş seyahatlerindeki %40'lık düşüş, yıllık karbondioksit emisyonlarını 28 milyon ton azaltabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mart ayının ilk gününden herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde havacılık sektörünün kayıp yılı, yeni seyahat trendleri, iş seyahatlerinin sonu ve 338 milyon dolarlık non-fungible token (NFT) piyasası var.
01 Mar 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.



