Kusursuz eşleşme: Müzisyenler ve görsel sanatçılar

Harry Styles ve David Hockney ile Thom Yorke ve Stanley Donwood’un görsel sanatlar üzerine olan yaratıcı işbirliklerine derinlemesine bir bakış.
Kusursuz eşleşme: Müzisyenler ve görsel sanatçılar

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Müzik, yüzyıllardır birçok görsel sanatçıya ilham verip eşsiz sanat eserleri yaratmalarına yardımcı oldu. Matisse’in eserlerinde olduğu gibi işittikleri şarkıların ilhamıyla tablolarında hikâyeler anlattılar ya da eserin ana konusu dinledikleri müzisyenler oldu. 20. yüzyılın ortalarında özellikle alt kültürden çıkan sanatçılarla yine aynı mirasın parçası olan müzisyenler birçok ortak projeye imza attı. Sanattaki sınırları da tamamen ortadan kaldırdılar. Müziğin ritimlerini ve tonlarını eserlerinde yeniden uyandırdılar. Kısacası bir sanat formunu bir diğerine dönüştürdüler. Andy Warhol, Keith Haring gibi sanatçıların yaptığı albüm kapakları aklımızda ilk belirlen eserler değil mi?

Bir müzisyenin dünya çapında stadyumları doldurmasının yanı sıra zamansız hâle gelecek bir sanat eserine ilham olması, aynı zamanda ikonlaşması demek. Günümüzde müzisyenler hiç olmadığı kadar çok görsel sanatın içinde, hatta önemli bir parçası. Bu yazıda sergilenmek üzere olan iki müzisyen ve görsel sanatçı işbirliğine odaklandık.

Harry Styles | Resim: David Hockney

David Hockney’den Harry Styles portresi

Pop art’ın yaşayan efsanesi David Hockney’nin, ünlü müzik yapımcısı Clive Davis ile bir araya gelene kadar Harry Styles’tan haberi bile yoktu. Davis, ressama şu an dünyanın en büyük pop yıldızının albümünden bahsederken Hockney de o sırada National Portrait Gallery’deki sergisi için çalışmalar içindeydi. Hockney, Vogue British’e verdiği röportajda o anı şöyle anlattı: “Clive bana Harry’nin yeni albümünden bahsetti ve asistanım JP, Harry’ye bir not gönderdi. Stüdyoma gelip portresini yapmamı isteyip istemediğini sordu. Hemen cevap verdi ve ‘Evet, seve seve’ dedi. Artık Harry’nin ünlü olduğunu biliyorum. Çünkü tüm müzik videolarını izledim.”

Hockney’nin Fransa’daki evinde bir araya gelen ikili, iki gün süren bir portrenin ana konusu oldu. Harry, Hockney tarafından resmedilmenin “tam bir ayrıcalık” olduğunu söyledi ve ekledi: “Amaç yalnızca karşısındaki kişinin özünü yakalamaktı.” Bu arada Harry, Hockney ile Joni Mitchell’ın yakınlığı nedeniyle sanatçıyla çok daha özel bir bağ kurduğunu da açıkladı.

Harry’nin cinsiyetsiz tarzı ama bir o kadar da maskülen tavrı Hockney’yi de derinden etkiledi. Ortaya günümüzün en önemli iki sanatçısının ruhsal enerjisini ortaya koyan bir sanat eseri çıktı. Müzisyenin hayranları önce resmi beğenmese de sonradan sahiplenerek bu müthiş sanatsal anın ortaya çıkışını kutladı. Londra’daki National Portrait Gallery, 2020’de pandemiden hemen önce David Hockney: Drawing From Life sergisini açtı ve çok kısa sürede iptal etmek zorunda kaldı. Sergi, bu kez 2 Kasım’da güncellenmiş bir şekilde kapılarını açacak. Harry’nin resmi, 33 portrenin hemen yanında yer alacak. Sergi 21 Ocak 2024’e kadar gezilebilecek. Sergiyi gezersen şayet kulağında geçen yıl neredeyse her yerde karşımıza çıkan As It Was yankılanabilir.

Thom Yorke ve Stanley Donwood | Tasarım: Rowan Farrell

Her şeyin başlangıcı albüm kapakları

İngiliz sanatçı Stanley Donwood, Radiohead’in gelmiş geçmiş en ikonik albüm kapaklarının arkasındaki isim. Her şey Donwood’un Thom Yorke ile tanışmasıyla başladı ve ilk işbirliği 1995 yılında The Bends albümüyle oldu. Donwood, bu albümden sonra grubun neredeyse tüm kapaklarına Yorke ile ortak çalışarak imza attı. Sanatçı, grubun müziğini görsel olarak o kadar iyi yansıttı ki Thom Yorke solo albümlerinde de ondan kopamadı ve yine Donwood’un kapak görsellerini kullandı. Görsel sanatlar ve müziğin muhteşem bir ahengine sahip olan bu kapaklar, artık birer sanat eseri niteliğinde. Donwood ile grubun çalışma biçimi ise oldukça iç içe. Grubun Moon Shaped Pool albümünü Fransa’da kaydettikleri stüdyonun karşısındaki odada Donwood da sanat çalışmalarına başladı. Sanatçı, kaydedilen müzikleri dinleyerek kapak için fikirler üretti. Bu süreç Radiohead’in sadece iyi yazılmış şarkılardan ibaret olmadığının da kanıtı âdeta.

The Crow Flies: part one

Thom Yorke ve Stanley Donwood, geçtiğimiz günlerde bu sefer çok özel bir sergi için bir araya geldiklerini duyurdu. İkili, birlikte yarattıkları tabloları 6-10 Eylül tarihleri arasında Londra’daki sanat galerisi Tin Man Art’ta The Crow Flies Part One başlığı altında sergileyecek. İkili, 2021-2023 yılları arasında Oxford ve Brighton’da sergi üzerinde çalıştı. Hatta The Smile’ın A Light for Attracting Attention albüm kapağını da birlikte bu süreçte tasarladılar. Kapak görseli Orta Çağ’da Osmanlı’daki korsan haritalarından esinlenerek ortaya çıktı. Yorke ve Donwood, guaj boya kullanarak tamamen tuval üzerine çalıştı. Serginin adı ise Ted Hughes’un The Smile’ın ismine de ilham olan şiir kitabı Crow’dan esinlenme. Yorke, Donwood’la olan resim yapma sürecini müzik yapmaya benzetti: “Her ikisi de gerçek zamanlı olarak yanıt veren sanat dalları.” Yorke’un müzikteki detaycılığı ve duygulara dolaylı değil de ani bir şekilde hitap etmesi buradaki resimlerde de kendini gösterecek gibi...

Dipnot: Thom Yorke, Donwood’un 2015’teki The Panic Office adlı sergisi için de ambiyans müzikleri hazırlamıştı. 

Jeff Koons, Michael Jackson and Bubbles | Fotoğraf: Ben Blackwell

Hafızamdaki diğer işbirlikleri:

  • Modern sanatçı Jeff Koons, 1988’de Michael Jackson ile evcil maymunu Bubbles’ın porselen heykelini yaparak sanatçıyı bir kez daha ölümsüz hâle getirdi. Koons, 2013’te de Lady Gaga’nın Artpop albümünün kapak fotoğrafını tasarladı. Popüler kültüre damga vuran bu görselin heykelini de yaptı.

The Velvet Underground & Nico | Tasarım: Andy Warhol

  • Andy Warhol’un Amerikan pop art’ının sembolü muzu, The Velvet Underground & Nico’nun 1967’deki kapağında yer aldı. Sonrasında ise Warhol’un sanatında Mick Jagger, Debbie Harry, John Lennon portreleriyle ilham kaynağı oldu.

Run D.M.C., Christmas In Hollis | Tasarım: Keith Haring

  • Keith Haring, 1987’de Run D.M.C.’nin Christmas In Hollis single kapağını tasarladı ve bu çalışma ikonik bir hâle geldi. Sanatçının sokak sanatı ile rap müziği birleştirmesinin en iyi örneğiydi. Ayrıca David Bowie ve Lerry Levan ile de çalışmalar yaptı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🖼️ Harry Styles ve Thom Yorke'un görsel evrenleri, sonbahar albümleri

Bu sayıda sonbaharda merakla beklediğimiz albümlerin yanı sıra Harry Styles ve David Hockney ile Thom Yorke ve Stanley Donwood'un görsel evrendeki yaratıcı işbirlikleri var.

14 Ağu 2023

🖼️ Harry Styles ve Thom Yorke'un görsel evrenleri, sonbahar albümleri

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

Emre Eminoğlu

·

02 Kas 2026

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.

Ömer Şentürk

·

02 Kas 2026

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine

İlki 2006'da düzenlenen Sinopale, yirmi yılda Türkiye’nin en uzun soluklu bağımsız sanat oluşumlarından birine dönüştü. Bienalin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla 10. edisyon vesilesiyle biraraya gelerek Sinopale’nin kentle kurduğu ilişkiyi ve yerel bilginin çağdaş sanatla buluşma biçimlerini konuştuk.

Melike Bayık

·

02 Kas 2026

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine