Likidite fazlası Merkez’i neden geriyor?

Türkiye’de yeni politikalara yönelik artan güven ve gelmeye başlayan yabancı yatırım hem rezervlere destek oldu hem de bankalarda yabancı para likiditesini artırdı. Ancak bu dönemde Merkez Bankası’nın önüne sık sık likidite fazlası sorunu çıktı
Likidite fazlası Merkez’i neden geriyor?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Şebnem Turhan

Yeni ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası’nın göreve gelmesiyle birlikte geleneksel politikalara geri dönüldü ve sıkı para politikası ile enflasyonla mücadele edilmeye başlandı. Aynı zamanda Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmek için de her fırsatı değerlendirdi. Türkiye’de yeni politikalara yönelik artan güven ve gelmeye başlayan yabancı yatırım hem rezervlere destek oldu hem de bankalarda yabancı para likiditesini artırdı. Ancak bu dönemde Merkez Bankası’nın önüne sık sık likidite fazlası sorunu çıktı. Likidite fazlası Merkez Bankası’nın faizleri istediği sıkılıkta tutmasına engel olarak enflasyonla mücadelesinde önüne köstek çıkardı. 

Öncelikle şunu belirtelim, merkez bankaları likidite politikalarıyla öncelikle kısa vadeli faizleri etkilemeye çalışıyor, kısa vadede oluşan faizler de uzun vadeli faizleri etkileyerek para politikasının finansal piyasalara geçişkenliği sağlanıyor. Net borç verici değil de likidite fazlası olduğu, yani net fonlamanın negatif olduğu durumlarda ise net borç alıcı konumuna geçiyor Merkez Bankası ve bu durum piyasadaki faizleri negatif etkiliyor. Özellikle TL tasarrufu artırmaya, yurtiçi yerleşikleri dövizden vazgeçirmeye çalışan Merkez Bankası için piyasa faizlerinin politika faizinin altına kalması önem arz ediyor. Bir diğer ayak kredi faizleri, likidite fazlası olduğunda piyasanın gösterge faizi durumundaki TLREF faizi politika faizinin altına geriliyor ve bu durum kredi faizlerinin de düşmesine neden olup para politikasının sıkılığını tehdit ediyor. 

Sadeleşme ve ZK’lara geri dönüş

İşte tüm bu sorunlarla mücadele edebilmek ve para politikasının etkinliğini artırabilmek için Merkez Bankası bu likidite fazlasıyla mücadele ediyor göreve geldiğinden bu yana. Hangi enstrümanları kullanıyor derseniz bunların başında zorunlu karşılıklar geliyor. Genel seçimler öncesinde uygulanan düşük faiz politikası döneminde bankacılık sektörüne uygulanan makroihtiyati önlemlerde sadeleşmeye geçildi ve zorunlu karşılıklara çevrildi. Zorunlu karşılıklar da dönem dönem artırıldı. Merkez Bankası belgelerinde sık sık zorunlu karşılıklarla piyasadan 1.5 trilyon liranın sterilize edildiği bilgisi yer alıyor. 

Bunun yanı sıra farklı araç setleriyle de sterilize edilmeye devam ediyor piyasadaki likidite fazlası. Merkez Bankası likidite fazlasını Türk lirası Depo Alım İhaleleri ile sterilize etmeye devam ederken, ayrıca, Borsa İstanbul Repo Pazarlarında ve Bankalararası Para Piyasasında gecelik vadede sterilizasyon yapıyor. Bunlara ilave olarak, TL karşılığı döviz ve altın swap ihaleleri ile gün içinde iki kez farklı vadelerde depo alım ihaleleri uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki dönemde, diğer para piyasalarında da işlem yapmaya başlayarak likidite fazlasını sterilize etmeye devam edeceğini duyuran Merkez Bankası Çarşamba günü de buna ilişkin ilk adımını attı. 

Rezerv artışı likidite fazlasına katkı yapıyor

Bu adım öncesi piyasaya bir bakalım. Merkez Bankası’nın swap hariç rezervleri geçen hafta perşembeden bu yana yeniden artışta. Bu da piyasadaki TL likiditenin artmasına katkıda bulunuyor. TL likiditesinin artmasıyla birlikte ortalama BİST repo faizi de düşerek 1.28 puan geriledi ve yüzde 49,96 olarak gerçekleşti. Bankacıların verdiği bilgiye göre döviz talebinin azalması, önümüzdeki günlerde dövizden TL’ye dönüşlerin görülebilecek olması ve kamu maaş ödemelerinin sistemdeki TL likiditesini artırabilecek olması repo faizinin yeniden yüzde 47 seviyesine yaklaşma ihtimaline işaret ediyordu.

İşte bu sürecin önünü kesebilmek için yeni araç devreye girdi. Merkez Bankası, likidite fazlalığında sterilizasyon için Takasbank Para Piyasası’nda işlem yapmaya başladı. Geçen hafta yeniden pozitife geçen net fonlama yeni haftaya yine negatif başladı. Yani yine sistemde likidite fazlası oluştu. Önceki gün itibariyle net fonlama negatif 158.26 milyar liraya yükseldi.  Merkez Bankası da harekete geçti ve yeni bir yöntemle piyasadan likidite çekmeye başladı. 

Banka dışı finans kuruluşlarıyla da işlem

Takasbank’a Merkez Bankası sterilizasyon araçlarının çeşitliliğinin artırılması çerçevesinde, piyasa koşulları gerektirdiğinde, Takasbank Para Piyasası’nda gecelik vadede kendi borç alma faiz oranından alış emri girebileceği belirtildi. Merkez Bankası Takasbank piyasasına girdiği emirlerle oluşan faizin politika faizi alt sınırının altına düşmemesini sağlayarak likiditeyi de çekmeyi planlıyor.

Enflasyon Raporu’nda para piyasalarında 9.30-15.30 saatleri arasında işlem yapılabilmesi banka dışı finansal kuruluşlarla işlem penceresini uzatarak sterilizasyon etkinliğini artırıcı bir unsur olacağını belirtmişti. Likidite senedi ise başka bir enstrüman. Merkez Bankası likidite senetlerini geçmiş dönemde kullanmıştı ancak şu anda kullanılmıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GünsonuAposto Günsonu

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

📬 Deprem hazırlığı, likidite fazlası

İBB'nin olası Büyük Marmara Depremi için yaptığı hazırlığı Buğra Gökçe ve Gürkan Akgün ile konuştuk. Likidite fazlası Merkez Bankası’nın faizleri istediği sıkılıkta tutmasına engel olarak enflasyonla mücadeye engel oldu.

15 Ağu 2024

Unsplash

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed piyasalara boyun eğdi: 3 yıl sonra gelen faiz artışı

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Fed piyasalara boyun eğdi: 3 yıl sonra gelen faiz artışı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Finansal piyasalarda tarihi bir hafta

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Erhan Aslanoğlu

·

17 Eyl 2026

Finansal piyasalarda tarihi bir hafta
EXANTEEXANTE

HİKAYE

SPK’nın 130 fon için verdiği tasfiye kararı ne anlama geliyor?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Emircan Yaman

·

17 Eyl 2026

SPK’nın 130 fon için verdiği tasfiye kararı ne anlama geliyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

SPK'nın 28 Ağustos düzenlemesi: Serbest fonlarda yatırımcıların çıkış koşulları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?