Londra’nın deli dolu düşesi: The Duchess

Yargılarınızı ve endişelerinizi bir kenara bırakın, bir anne (Katherine) ve kızın (Olive) "sıra dışı" kabul edilebilecek ilişkisinin satır aralarını okuyun.
Londra’nın deli dolu düşesi: The Duchess

Yapımlab 19 Şubat
Yapımlab ile birlikte

Sinemayla ilgilenenlerin evi: House of Yapımlab Profesyonel hayatta bağlantılar kurmak ve çeşitli ağlara dâhil olmak, o disiplin ya da endüstrideki görünürlüğünü artırmaya yardımcı oluyor. Küçük bir selamlaşmayla başlayan iletişimler dahi profesyonel iş birliklerine, ortak üretimlere aracı olabiliyor; iletişimin taraflarının konuya baktığı açıyı genişletiyor. Tayfun Pirselimoğlu, Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi ünlü yönetmenlerin filmlerinin yapımcılığını üstlenen ve 1987’den bu yana sinema sektöründe profesyonel çalışmalar sürdüren Zeynep Atakan’ın kurduğu Yapımlab, bu konuda önemli bir adım atıyor. Sinema ilgilileri arasında iş birliklerine zemin yaratmak ve yolu Yapımlab'la kesişmiş herkesin iletişimini daim kılmak için House of Yapımlab'ı hayata geçiriyor. • House of Yapımlab: 10 yıldır sinema alanında çok sayıda eğitim veren ve danışmanlık süreci yürüten Yapımlab’ın hayata geçirdiği House of Yapımlab; sinemayla farklı düzeylerde ilgilenen herkesin ortaklık kurabileceği diğer insanlarla tanışabileceği, Yapımlab Network avantajlarından ve eğitimlerinden özel indirimlerle faydalanabileceği, Yapımlab’ın akredite olduğu etkinliklere gözlemci olarak katılma hakkı bulabileceği ve Türkiye’nin en önemli sinema profesyonellerini de içeren bir ağ ile bağlantı kurabilecekleri bir topluluk olarak öne çıkıyor. House of Yapımlab; bu çağın en genç sanatlarından biri olan ve neredeyse her gün yenilenen sinemayla ilgilenenlerin; disiplinin temel prensipleri içinde kalarak yeni teknikleri, yeni formatları, yeni anlatım biçimlerini ve yeni metotları konuşabilecekleri ve böylece meslekî gelişimlerini sürekli hâle getirebilecekleri bir alan yaratmayı hedefliyor. • Üyelik modelleri: Turuncu, Gri ve Mor olarak üç farklı modelle sunulan House of Yapımlab üyelikleri; Yapımlab network'ün avantajlarının yanı sıra önemli sinemacılarla tanışma imkânı, Yapımlab eğitimlerinde indirim fırsatları ve ücretsiz atölye gibi avantajlar sunuyor. Sinema dünyasında neler olup bittiğini merak edenler için geliştirilen Turuncu Üyelik modelinde üyeler ayda 1 kez buluşma, haftalık bülten ve kısa film önerileri, ayda 2 film önerisi gibi hizmetlerden yararlanırken Yapımlab’ın anlaşmalı olduğu etkinliklere gözlemci olarak katılabilme olacağı da buluyor. Gri Üyelik modeli; yıl boyunca, dördü Zeynep Atakan tarafından, kalan sekizi ise Türkiye’nin önemli film profesyonelleri tarafından gerçekleştirilecek 12 vaka analizi çalışmasına katılabiliyor. Ayrıca Gri üyeler sinema dünyasının önemli isimleriyle network olanağı da buluyor. Her iki çalışmaya da katılabilme olacağı olan ve Yapımlab bünyesinde seçtikleri 1 adet 21*21 çalışmasına ücretsiz katılabilen Mor Üyelik sahipleri de Yapımlab’ın tüm eğitim çalışmalarında %10 indirim hakkına, Yapımlab Network etkinliklerinden yararlanma şansına ve Yapımlab’ın akredite olduğu festival ve etkinliklerde gözlemci olarak katılmaya öncelikli olarak yer alma hakkına sahip oluyor. Yapımlab’ı daha yakından keşfetmek ve Yapımlab Network’ün bir parçası olmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Katherine ve küçük kızı Olive, bir doktor muayenehanesindedir. Doktor tuhaf bakışlarla endişesini dile getirir: “Ebeveynlerin genellikle bu randevulara çocukları getirmesini tavsiye etmiyoruz.” Katherine sinirlenir: “Nasıl o burada değilmiş gibi konuşabilirsiniz? Bu onun doğum günü hediyesi!” Önce muayenehanedeki balonları fark ederiz, sonra da Katherine’in tek başına hamile kalmaya çalıştığını anlarız. Sözü Olive alır; her geçen gün “yaşlanıyordur” ve bir an önce “annesinden bir bebeği olsun” istiyordur - lütfen bir an önce gerekli “erkek kanını” alabilirler mi?

Katherine ve dokuz yaşındaki kızı Olive’in ilişkisi, bir anne-kız ilişkisinden çok farklı. Çocukları için birer ebeveyn olduğu kadar arkadaş da olan anne ve babaların filmlerde, dizilerde ve pek tabii ki gerçek hayatta görmeye alıştığımız o arkadaşça ilişkisinden söz etmiyorum. Katherine ve Olive’in ilişkisi, birlikte geçirdikleri zamanın fazlalığı ve birlikte yaptıklarıyla, sohbetlerinin koyuluğu ve kavgalarının temalarıyla, konuştukları konular ve bu konuların sınır tanımazlığıyla, gördüğünüz hiçbir ebeveynin çocuğuyla olan ilişkisine benzemiyor. En azından dokuz yaşındaki bir çocuğuyla olan ilişkisine... Erkek arkadaşının yatıya kaldığı gecelerde onu kızının yatağında uyutup, kendi yatağını kızıyla paylaşmayı tercih eden bir anneden ve girişteki anekdotta görebileceğiniz üzere, annesinden kendine bir kardeş yapabileceğini düşünen bir kız çocuğundan söz ediyorum. Yargılarınızı ve endişelerinizi bir kenara bırakmalı - bırakın bunları Olive’in gelecekteki psikoloğu düşünsün - ve bir an önce The Duchess ile bir de The Duchess’ın yaratıcısı Katherine Ryan ile tanışmalısınız.

The Duchess (2020)
The Duchess (2020)

Mevzu nedir? 20’şer dakikalık altı bölümden ibaret ilk sezonunun son dakikalarına kadar adını nereden aldığını anlayamayacağınız komedi The Duchess, Londra’da yaşayan seramik sanatçısı Katherine ve kızı Olive’i merkezine alıyor. Olive’in babası, eski ününden eser kalmamış, Birleşik Krallık'tan bir boyband üyesi ve nehir kenarına demirlediği küçük teknesinde serseri bir hayat sürmeye devam ediyor. Katherine’in en büyük arzusu Olive’in bir kardeşi olması ve dizide bunun nasıl gerçekleşebileceğine dair türlü ihtimali gözden geçiriyoruz: Aralarında oldukça geleneksel seçenekler de birçok ahlaki sınırı aşanlar da mevcut. Diğer yandan The Duchess’ın asıl derdi, çocuğunu kendi başına büyütmüş, kendi ayakları üzerinde duran, hayatla dalga geçmesini ve hayattan keyif almasını bilen bir bekar annenin, çocuğuyla olan ilişkisinden fedakârlık etmeksizin kendi hayatına devam edip edemeyeceğini sorgulamak. Zekice espriler, iğnelemeler ve yerinde tespitlerle olduğu kadar başkası adına utanma hissi yaratarak da kahkahalar attıran hâlleri bir yana, Katherine’in bağımsızlığına duyduğu özlemi ya da Olive’in büyümeye doğru attığı adımları hissettiğiniz anlarda boğaz da düğümlüyor.

The Duchess (2020) Katherine Ryan
The Duchess (2020)

Katherine Ryan: Dizinin yaratıcısı ve başrol oyuncusu Katherine Ryan, tıpkı canlandırdığı karakter gibi, Londra’da yaşayan bekar bir anne. Kariyerine 2000'lerin başında Hooters'ta garson eğitmeni olarak başlayan Katherine Ryan, o dönemki partnerinin ısrarıyla 2007'de Londra'ya taşınmış ve buraya yerleşmeye karar vermiş. Komedi yeteneğinin doğuştan geldiğini anlamak zor değil; Londra'da kısa sürede BBC'nin Campus ve Episodes gibi dizilerinde ufak rollerde yer almış, ardından kendi komedi şovunu yazmış, çok geçmeden komedi odaklı ünlü Edinburgh Festivali'nin aranan konuklarından biri hâline gelmiş. İzlerken ve dinlerken bana Gülse Birsel’i televizyonda ilk gördüğüm zamanları ve o zamanlar attığım kahkahaları hatırlattığını eklemek isterim.

The Duchess’ın yanı sıra, Katherine Ryan’ın hem biraz daha gülmenizi hem de onun The Duchess’ın Katherine’i ile ne kadar benzediğini daha iyi anlamanızı sağlayacak iki komedi şovu In Trouble (2017) ve Glitter Room’u (2019) da Netflix'te izleyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

"Olmadı hayallerde buluşuruz"

İçindekiler: Kalıpların dışında bir anne-kız hikâyesi, tarafsız bölgenin güvenli suları, caz standartları, kadın gözünden kadın portreleri, hayalperestler ve dahası.

19 Şub 2021

Yapımlab ile birlikte
"Olmadı hayallerde buluşuruz"

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

The End of Oak Street: Dinozorlar değişti, peki ya biz?

David Robert Mitchell’ın Spielberg ve J.J. Abrams’ın izlerini taşıyan yeni filmi "The End of Oak Street", bir aile krizini dinozorlarla, bir hayatta kalma mücadelesini ise insanın doğayla bitmeyen savaşıyla buluşturuyor.

Emre Eminoğlu

·

14 Ağu 2026

The End of Oak Street: Dinozorlar değişti, peki ya biz?
DuendeDuende

HİKAYE

YUNT: Küratöryel yöntemlerin ve işbirliklerinin laboratuvarı

Sultanbeyli’de konumlanan, kâr amacı gütmeyen sanat ve etkileşim alanı YUNT, ikinci yılını geride bıraktı. Tüm seneye yayılan Merve Elveren ve Meriç Öner’in küratörlüğünü üstlendiği "VarYok" adlı serginin kapanmasına günler kala YUNT’un kurucusu Muratcan Sabuncu ile sohbet ettik.

14 Ağu 2026

YUNT: Küratöryel yöntemlerin ve işbirliklerinin laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler

Yaklaşık yarım yüzyıla yayılan kariyerindeki 21 Akademi Ödülü adaylığı, Meryl Streep’in sinema tarihindeki esas yerini anlatmaya yetmez. Zira onun başarısı, ürettiği sayısız mimik, jest, ses, aksan ve beden dilinin çok ötesindedir. Streep oyunculuğunu diğerlerinden ayıran asıl cevher, onun durmaksızın, insanın toplumsal rollerinin gölgesinde kalan o küçük kişisel bölgeyi arayışında gizlidir.

Mehmet Sindel

·

13 Ağu 2026

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler