Manchester City'nin Blue Moon'u


Birlikte olursak hiçbir şey imkansız değil: Run For The Oceans Alfred Wegener Kutup ve Deniz Araştırmaları Enstitüsü’nün hazırladığı bir rapora göre plastik üretiminin 2040 yılına kadar iki kattan fazla, denizlerdeki plastik kirliliğinin ise üç kat artması bekleniyor. Plastik kirliliğinin okyanusları tehdit edişinin herkesin önem verdiği acil bir mesele hâline gelmesi gerektiği gözler önüne serilirken; adidas ve partneri Parley , herkesi aktivitelerini eyleme dönüştürmeye ve Run For The Oceans için bir kez daha harekete geçmeye çağırıyor . Nedir? 23 Mayıs-8 Haziran (Dünya Okyanuslar Günü) tarihleri arasında gerçekleşecek olan; adidas ve Parley’in küresel etki girişimi Run For The Oceans , plastik atıkların sona ermesine yardımcı olmak için bir nesli harekete geçirme amacıyla beşinci yılında devam ediyor. Şimdiye kadarki en kapsayıcı Run For The Oceans etkinliğinin planlandığı bu sene, insanlar sokaklara, tenis kortlarına ve futbol sahalarına çıkmaya davet ediliyor. Nasıl? Katılımcılar tarafından adidas Running uygulamasını indirerek kaydedilen koşu, tenis, tekerlekli sandalye hareketleri gibi birçok aktiviteyi gerçekleştirirken; her 10 dakikalık aktivite için Parley, plajlardan bir plastik şişenin eş değer ağırlığını kıyı şeritlerinden temizleyecek. Sıra sende: Güçlerimizi birleştirdiğimizde sorunları çözüme kavuşturabiliriz. Çözümün bir parçası olmak için buradan etkinliğe kayıt olabilir ve 8 Haziran'a kadar harekete geçerek okyanusları plastik atıklardan korumaya yardımcı olabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Manchester denildiğinde akla gelen iki şey: futbol ve müzik. Çoğu futbol şarkısında olduğu gibi, Manchester City'nin Blue Moon'u artık kulübün taraftarı, stadyumu, forması gibi bir parçası. Bir futbol kulübünün bir şarkıyı sahiplenmesini şarkı söylemenin verdiği birliktelik hissinin dışında taraftarın oyuna müzikle eşlik etmesini sağlamak diyebiliriz.
İngiltere'nin heyecan verici Dünya Kupası marşı Back Home'un 1970'de İngiltere listelerinde 1 numaraya ulaşmasından sonra futbol şarkıları çok moda oldu. Çünkü şarkılar o kulübün dünyada neyi temsil ettiğinin sözlü tarihi olabilir.
🔵 Blue Moon: Richard Rodgers ve Lorenz Hart tarafından 1934 yılında bestelenen şarkı aslında popülerliğini 1950'lerde yakaladı. 50 ve 60'ların popüler müzik akorlarıyla düzenlenen şarkı Manchester City sahalarında şehir tarihi uzmanı Gary James'in söylediğine göre 1989-90 sezonunda ilk kez söylendi.
Şarkının söylendiğini ilk hatırlayabildiğim, 1989-90 sezonunun Liverpool'daki açılış maçındaydı. Ondan önceki sezonlarda hayranlar tarafından hiç söylenmemişti.
Yazıya başlamadan önce Oasis demeden bir Manchester City ve müzik yazısı yazabilir miyim diye düşündüm ama gördüğünüz gibi olmadı; — çok fazla derine inmeyeceğim, hikâyeyi biliyorsunuz. City ile birbirine fazlasıyla bağlanan Oasis grubu dağıldı ama Gallagher kardeşler Manchester City taraftarı olmaktan vazgeçmedi. Liam Gallagher, Beady Eye ile City taraftarı olmaya müziği ile devam etti. Şimdi de üçüncü solo albümünün ardından 1 Haziran 2022'de çok sevdiği Manchester City’nin evi olan Etihad Stadyumu'nda konser vermeye hazırlanıyor.
Futbol müziklerinin sahadaki duruma uyması gereken bir bağlamı olması gerekiyor. Blue Moon ne neşeli ne de motivasyonu yükseltecek bir ritme sahip. — Üstüne üslük mavi ay dediğimiz doğa olayı da çok nadir gerçekleşiyor. Bu müzikleri duyduğumuzda o kulübün dünyada neyi temsil ettiğine dair bir fikre kapılıyoruz. Manchester City dünyada bu şarkı sözleriyle neyi temsil ediyor?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
VakıfBank ve Imoco Conegliano maçı; Golden State NBA Finali'nde; ManCity'nin müziği
28 May 2022

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.





