
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Gözer Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nda olsa da dünyanın diğer ekonomilerinde de para politikası adımları atılmaya devam ediliyor.
Çin Merkez Bankası, gösterge kredi faiz oranlarını dokuzuncu kez üst üste sabit tuttu. Manşet enflasyonun sıfıra yaklaştığı ülkede, büyümenin desteklenmesi adına genişletici para politikası benimsenmiş durumda. Son kararla birlikte ülkede 1 yıl vadeli gösterge kredi faiz oranı %3,7; 5 yıl vadeli gösterge kredi faiz oranı ise %4,3 seviyesinde bulunuyor.
Ortadoğu’da ise enflasyonla mücadele patikasını koruyan İsrail Merkez Bankası, politika faizini onuncu kez artırarak %4,50’den %4,75’e çekti. Büyüme beklentisinin %3,5’lerden %2,5’lere çekildiği ülkede manşet enflasyon %5,0 olarak açıklanmıştı. Ülkede faiz artırımlarının devam etmesi bekleniyor. Bu sıkılaştırıcı patika, ülke tarihinde görülen en sert politika seti olarak kabul ediliyor.
ABD’de ise Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, Fed’in haziran toplantısından iki kararın da çıkabileceğini söyledi. Bu toplantıda faiz artırmamanın döngünün sona erdiği anlamına gelmeyeceğini söyleyen başkan, karar tarihine kadar gelecek verilere odaklanacaklarını söyledi.
💉 Hatırlatma dozu: Fed Başkanı Jerome Powell geçtiğimiz gün, 14 Haziran’da açıklanacak kararı işaret ederek, bankacılık sektöründe yaşanan kredi sıkılaşmasının faiz artırımı etkisi yapabileceğini ve politika faizini gerekenden daha az artırabileceklerini söylemişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Politik arenada taşlar yerine otururken piyasalarda dalgalı seyir devam ediyor.
23 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



