Meta'nın ilk yapay zeka etkinliği: LlamaCon’dan öne çıkanlar

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Meta'nın Salı günü Kaliforniya'daki Menlo Park merkezinde düzenlediği ilk AI geliştirici konferansı LlamaCon 2025, yapay zeka araçlarına güç veren açık kaynaklı büyük dil modeli Llama ekosistemine ilişkin duyurulara sahne oldu.
Şirketin yapay zeka alanında rekabet gücü yüksek bir oyuncu olma hedefini ortaya koyan etkinlikte, Meta’nın ürün müdürü Chris Cox, bugüne kadar Llama modellerinin geliştirici platformlarında 1,2 milyar kez indirildiğini açıkladı.
Etkinliğin öne çıkan duyuruları ise Meta AI uygulaması ve Llama’nın uygulama programlama arayüzü (API) oldu.

Meta AI uygulaması: Meta CEO’su Mark Zuckerberg, etkinlikte şirketin akıllı gözlük ekosistemi için geliştirilen Meta View uygulamasının Meta AI’a dönüştürüldüğünü duyurdu. Böylece daha önce yalnızca Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi Meta platformları üzerinden kullanılabilen yapay zeka destekli sohbet robotu Meta AI için bağımsız bir mobil uygulama kullanıma sunulmuş oldu.

Uygulama, kullanıcıların Meta’nın sosyal ağlarını ziyaret etmek zorunda kalmadan doğrudan Meta AI ile etkileşime geçmesine olanak tanıyor. Platformda bir sesli mod desteği de bulunuyor.
- Uygulama, hâlihazırda Meta’nın sosyal ağlarında paylaşılmış olan içeriklere erişimi olduğu için daha kişiselleştirilmiş yanıtlar sunabiliyor. Meta, uygulamanın bu kabiliyetini şimdilik yalnızca ABD ve Kanada’da kullandığını söylüyor.
- Meta AI uygulamasında bir “Keşfet” akışı da bulunuyor. Bu akışta kullanıcılar, diğer kullanıcıların yapay zeka deneyimlerinden rastgele derlenen içeriklere göz atabiliyor. Akışta yapay zeka destekli görseller, metin komutları ve Meta AI yanıtları gibi içerikler de yer alıyor.
Llama 4 serisi: Meta, etkinlikte Nisan ayı başında tanıttığı en yeni çok modlu yapay zeka modeli ailesi Llama 4’e ilişkin duyurulara da yer verdi. Şirket, ilk tanıtımda hâlihazırda ailenin Scout ve Maverick modellerini tanıtmıştı. Behemoth ve Reasoning modelleri ile ilgili ise sınırlı ayrıntı paylaşılmıştı.

LlamaCon 2025 etkinliğinde bu bilgiler büyük oranda yinelendi. Şirket, hâlihazırda kullanımda olan Scout ve Maverick ile ilgili ayrıntılara yer vererek Behemoth ve Reasoning’i tanıtmaktan kaçındı.
- Toplamda 109 milyar parametreden güç alan Scout, ailenin en küçük üyesi olma niteliği taşıyor. Tek bir NVIDIA H100 çip ile çalışabilen model, çoklu belge özetleme ve geniş kaynak kodları hakkında akıl yürütme gibi görevleri yerine getirebiliyor.
- 400 milyar parametreli Maverick ise sohbet robotlarında görüntü ve metin analizinde üstün bir performans sergiliyor.
Henüz kullanıma sunulmayan Behemoth’un 2 trilyon parametreden güç aldığı ve dünyanın en akıllı büyük dil modellerinden biri olduğu dile getiriliyor. Mayıs ayında tanıtılması beklenen Reasoning’in ise muhakeme yeteneğiyle öne çıkacağı ifade ediliyor.
Önemli ayrıntı: Meta, yapay zeka politikaları kapsamında tüm modellerini Meta platformlarında herkese açık bir biçimde paylaşılan içerikler ve Meta AI’a verilen metin komutlarıyla eğitiyor.
Llama’nın API’ı kullanıma sunuldu
Meta, etkinlikte Llama için geliştirdiği API’ın erken önizleme sürümünü kullanıma açtığını da duyurdu. API, geliştiricilerin Llama modelleri üzerine proje inşa etmesine, modelleri kendi platform ihtiyaçlarına göre özelleştirmesine, modeller üzerinde düzenlemeler yapabilmesine ve sonuçları test edebilmesine olanak tanıyacak.
Meta’nın yapay zeka biriminin başkan yardımcısı Manohar Paluri, Llama API’ın hız, kullanım kolaylığı ve özelleştirme kabiliyetleri ile rakip API’lardan ayrılacağını dile getirdi. Llama 4 ailesinin Scout ve Maverick modellerinin API’a dahil edileceğinin de altı çizildi.

Meta’da üretken yapay zeka alanında araştırmalar yürüten Angela Fan ise API’daki gizlilik politikasının Meta’nın standart yapay zeka politikasından farklı olacağını vurguladı. Paylaşılan ayrıntılara göre Meta, API’a verilen girdiler ve modellerin çıktılarını eğitim sürecinde kullanmayacak ve bu verileri kendi sunucularında tutmayacak. Bu sayede verilerinin gizli tutulmasını talep eden işletmeler için proje geliştirilen yazılımcılar, veri güvenliğinden emin olabilecek.
Ek olarak: Yazılımcılar, Llama ile platform geliştirmek istediklerinde API üzerinden hem Python hem de Typescript ile uyumlu biçimde çalışabilen bir yazılım geliştirme kitine (SDK) erişebilecek. API ayrıca, OpenAI SDK ile de uyumlu olacak. Böylece hâlihazırda OpenAI modelleri ile geliştirilen projeler, Llama ekosistemine taşınabilecek.
Güvenlik araçları: Meta, etkinlikte açık kaynaklı Llama ekosistemini korumayı ve veri güvenliğini artırmayı amaçlayan güvenlik araçlarını da tanıttı. Şirketin internet sitesindeki “Llama Protections” sayfası, Hugging Face ve GitHub üzerinden erişilebilen araçlar arasında Llama Guard 4, LlamaFirewall ve Llama Prompt Guard 2’nin yanı sıra CrowdStrike gibi iş ortaklarıyla geliştirilen araçlar da yer aldı.
Ayrıca yapay zekaya ilişkin komutların gizli bir biçimde işlenmesine olanak tanıyan “Private Processing” adlı bir çözüm de tanıtıldı.
Llama Etki Hibesi: Açık kaynaklı yapay zeka ekosistemi aracılığıyla inovasyonu teşvik etmeyi ve ekonomik fırsatlar yaratmayı hedefleyen “Llama Etki Hibesi” programı kapsamında hibe kazanan 10 girişim de konferansta duyuruldu. Program, Llama modellerini kullanarak değişim yaratmayı amaçlayan şirketleri, girişimleri ve üniversiteleri 1,5 milyon doları aşan hibelerle destekledi.
- ABD’den E.E.R.S. ve Solo Tech, Birleşik Krallık’tan Doses AI, İtalya’dan TaccLab, Afrika’dan FoondaMate, Brezilya’dan Nova Escola, Meksika’dan BluEye, Yeni Zelanda’dan Auckland Üniversitesi, Hindistan’dan Nayana hibeye hak kazandı.
Önemli ayrıntı: Türkiye’den Counterfake de program kapsamında hibe alan girişimler arasındaydı.
- Counterfake, markaları ve tüketicileri e-ticaret platformlarındaki dolandırıcılık aktivitelerinden korumaya yardımcı olan Llama tabanlı bir çözüm geliştiriyor.
LlamaCon 2025’e Microsoft CEO’su da katıldı
Microsoft CEO’su Satya Nadella da LlamaCon 2025’e katılan konuklar arasında yer aldı. Nadella, Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile yaptığı bir söyleşide Microsoft hizmetlerine ilişkin kodların %20-30’unun yapay zeka tarafından yazıldığını açıkladı. Farklı programlama dillerinde yapay zekayla farklı sonuçlar aldıklarını belirten Nadella, Python'da daha fazla ilerleme, C++'da ise daha sınırlı bir ilerleme gördüklerini dile getirdi.
Bir adım geriden: Microsoft’un baş teknoloji sorumlusu Kevin Scott, Nisan ayı başında yaptığı bir açıklamada 2030 yılına kadar tüm kodların %95’inin yapay zeka tarafından üretilmesini beklediğine işaret etmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.




