Midas'a 80 milyon dolar yatırım: Türkiye’nin fintech ekosisteminde yeni eşik

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pek çok yatırım aracını tek bir platformda buluşturarak 3,5 milyon kullanıcıya hizmet veren yerli yatırım uygulaması Midas, kısa bir süre önce 80 milyon dolarlık yatırım turuyla girişim ekosisteminin gündemine oturdu. Türkiye’de bir fintech şirketine yapılan en büyük yatırım olarak kayıtlara geçen finansman, sektörde yeni bir eşiğin kapılarını araladı. Tur ayrıca, Dünya Bankası’nın yatırım kolu International Finance Corporation (IFC) gibi birçok yüksek profilli yatırımcının ilgisini topladı.
Ayrıntılar: Midas, bu hafta QED Investors liderliğindeki B serisi yatırım turunda 80 milyon dolar finansman topladı. IFC, HSG, Revolut CEO'su Nik Storonsky tarafından kurulan QuantumLight, Spice Expeditions LP ve George Rzepecki, tura katılan yeni yatırımcılar arasında yer aldı. Mevcut yatırımcılar Spark Capital, Portage Ventures, Bek Ventures ve Nigel Morris de tura katıldı.
Dünyaca ünlü teknoloji platformlarının erken dönem yatırımcıları olarak da bilinen şirketlerin ilgi gösterdiği tur, Midas’ın bugüne kadar topladığı finansman miktarını da 140 milyon dolara çıkardı. Şirket, yeni yatırımı uluslararası standartlardaki güvenlik önlemlerini daha da güçlendirmek ve ileri seviye yatırımcılara yeni ürünler sunmak için kullanacağını açıkladı.
Açıklamalar: Midas CEO'su Egem Eraslan, yeni yatırıma ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Kurulduğumuz günden bu yana amacımız yatırımı herkes için erişilebilir, düşük maliyetli ve pürüzsüz bir deneyim hâline getirmekti. Bugün milyonlarca kişi yatırımlarını günlük yaşamlarının doğal bir parçası olarak Midas üzerinden yönetiyor. Yeni yatırımla birlikte tüm yatırım ihtiyaçlarını tek platformda buluşturan kapsamlı bir ekosistem inşa ederken güvenlik ve teknolojik altyapıya yaptığımız yatırımları da güçlendiriyoruz. Böylece hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte bireysel yatırımcıların ihtiyaçlarına yanıt veren bir fintech şirketi olarak büyümeye devam edeceğiz.”

Egem Eraslan
Tura liderlik eden QED Investors’ın ortağı Yusuf Özdalga ise “Midas, Türk yatırımcıların hem yerli hem de küresel ölçekte geniş yatırım fırsatlarına, en ileri fintech çözümleriyle erişimini mümkün kıldı. QED olarak Midas’ın Seri B turuna liderlik etmekten gurur duyuyoruz. Egem ve ekibinin yarattığı güçlü ürün ve performans kültürüyle iş birliği yapmak bizim için büyük bir heyecan. Türkiye’de, bölgede ve ötesinde bu büyüme yolculuğunun bir parçası olmayı dört gözle bekliyoruz” dedi.
Bir adım geriden: Midas, son olarak geçen yıl Portage Ventures tarafından yönetilen A serisi yatırım turunda 45 milyon dolar finansman toplamıştı. IFC, Spark Capital, Earlybird Digital East Fund ve Revo Capital’ın da katıldığı tur, Midas’ı Türkiye’nin en yüksek erken aşama yatırımını alan fintech şirketi yapmıştı.
Girişimin 11 milyon dolarlık bir önceki yatırım turu ise 2022'de tamamlanmıştı.
Platform, ‘değişmez’ sanılan paradigmaları değiştirmeyi hedefliyor
Midas, Egem Eraslan tarafından 2020 yılında kuruldu. Türkiye’deki yatırım dünyasında “değişmez” olarak nitelendirilen paradigmaları değiştirerek kalıpları kırma hedefiyle yola çıkan platform, Borsa İstanbul, ABD merkezli borsalar, yatırım fonları ve kripto paraları tek bir platformda buluşturarak 5 yıl içinde 3,5 milyon kullanıcıya ulaştı. Bireysel yatırımcıların piyasalara daha düşük maliyetlerle ve kolayca erişmesini sağlayan platformun kullanıcılarının yarısı, ilk yatırımlarını Midas üzerinden yaptı.

Bununla birlikte: Türkiye’de yatırım maliyetlerini köklü biçimde düşürerek piyasada “Midas Standardı” adını verdiği yeni bir standart belirlediğine işaret eden girişim, ABD borsalarındaki işlem ücretlerini %90 azaltmasının ardından bu yıl Borsa İstanbul işlemlerinde de tüm komisyonları kalıcı olarak kaldırdı. Bunun üzerine şirket, kullanıcılarının bugüne kadar toplam 2 milyar liranın üzerinde işlem komisyonundan tasarruf ettiğini belirtti.
Canlı veri akışı, fon saklama hizmetleri ve para transferlerini de ücretsiz hâle getiren Midas, yakın zamanda gelişmiş analiz araçları, kredili işlemler ve Midas Pro gibi ürünler kullanıma sunarak daha deneyimli ve ileri seviye yatırımcılara da hitap etmeye başladı.
Bir adım sonrası: Platform, Eylül ayından itibaren ABD ve Türkiye borsalarında yatırımcılara türev ürünler de sunmaya başlayacak. ABD opsiyon sözleşmeleri, bu stratejinin ilk adımı olacak. Şirket ayrıca, güvenlik ve hizmet sürekliliğine odaklanarak teknolojik altyapısını da güçlendirecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




