

Sürdürülebilir Mobilite İçin Yeni Adımlar Trafikte, her frenlemede veya viraj alımında, araç lastiklerinden mikroskobik plastik parçacıklar çevreye saçılıyor. Bu mikroplastikler, yağmurla birlikte toprağa, yeraltı sularına ve nehirlere…
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Kadınların doğayla kurduğu bağların kökleri çok eskiye dayanır. Mitolojik olarak, Artemis doğanın koruyucusu olan savaşçı kadınları, Gaia doğanın kendisini temsil eder. Geleneksel yaşam alışkanlıklarına baktığımızda ise kadınlar doğadan sorumlu görülür. Öyle ki gıda üretimi, bitkisel tedaviler, ekolojik bilgiyi aktarma geçmişten bu yana kadınların üstlendikleri önemli görevler arasında sayılabilir. Ne yazık ki sanayileşme ve şehirleşme ile birlikte doğa ile bağlar zayıflamasına rağmen sürdürülebilirlik bilincinin güçlenmesi ile yeniden hatırlanmaya başladı. Günümüzde geri dönüşüm, sürdürülebilir alışveriş, gıda israfını önleme, çocuklara çevre bilinci kazandırma gibi pratikler genellikle kadınların gündeminde diyebiliriz. Ancak bu emek ne yazık ki ekonomik olarak değer görmüyor ve politika yapıcılar tarafından yeterince dikkate alınmıyor. Kadınlar tarih boyunca doğanın koruyucusu olarak görülse de, modern dünyada verdikleri çevresel mücadeleler genellikle göz ardı ediliyor. Modern dünyada bu mücadeleyi görünür kılmanın önemli bir yolunu kadınların doğayla bağını işleyen film, belgesellerle görsel sanatlarda görebiliyoruz:
Woman at War, kadınların doğayla kurdukları bağlarını ve doğa için verdikleri mücadeleleri sinematik bir dille anlatıyor. Filmin baş karakteri Halla, 50 yaşlarında, görünüşte sıradan bir kadın. Gündüzleri bir koro şefi olarak çalışan Halla, geceleri “Mountain Woman” takma adıyla bir çevre aktivistine dönüşerek İzlanda’daki büyük sanayi kuruluşlarına sabotaj düzenliyor. Hedefi, doğayı tahrip eden enerji politikalarını durdurmak ve hükümetin yeni alüminyum fabrikası inşa etmesini engellemek. Ancak bu sırada, yıllardır beklediği bir haber geliyor: Ukrayna’daki bir yetimhaneden bir çocuğu evlat edinme fırsatı doğuyor. Böylece, Halla doğa için verdiği savaş ile annelik hayali arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor.
Halla’nın karakteri, Yunan mitolojisindeki Artemis ile doğrudan ilişkilendirmek mümkün. Tıpkı Artemis gibi doğanın koruyucusu, bağımsız ve savaşçı bir figür. Erkek egemen sanayiye karşı verdiği mücadele, günümüzde ekofeminist hareketlerin vurguladığı temel dinamikleri yansıtıyor: Doğayı koruma içgüdüsü, Kadınların ekolojik mücadeledeki liderliği, Toplumun kadınlardan beklediği geleneksel rollerle çatışma. Film, çevre aktivizmini romantikleştirmek yerine, bireysel eylemlerin sistemle çatışmasını ve bunun sonuçlarını cesurca sorguluyor:
- Gerçekten bireysel eylemler dünyayı değiştirebilir mi?
- Çevreci direnişin sınırları nerede başlar, nerede biter?
- Ekolojik adalet, politik baskılar karşısında nasıl ayakta kalabilir?
Rollerinin Çatışması: Anne mi, Savaşçı mı?
Halla’nın bir yandan doğayı korumak için radikal eylemlerde bulunması, diğer yandan bir çocuğa annelik yapma arzusu, kadınların farklı rollere sıkıştırılmasını ele alıyor. Toplum, Halla’nın mücadeleci yönünü tehlikeli ve “uygunsuz” olarak görürken, anneliğe yönelik ilgisini daha kabul edilebilir buluyor. Halla’nın hem doğayı hem bir çocuğu korumak istemesi, doğayla annelik arasındaki bağı vurgularken sistem, onun aktivist kimliğini değil, “annelik” kimliğini öne çıkarmaya çalışıyor.
Bu açıdan bakıldığında film, kadınların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde karşılaştığı ikilemleri derinlemesine işleyen bir yapıya sahip. Halla’nın hikayesi, modern dünyada kadınların hem çevreyi hem de toplumsal beklentileri nasıl dengelemeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Bir yandan bireysel eylemlerin gücünü sorgularken, kadınların doğayla olan kadim bağını yeniden hatırlamamıza da aracı oluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mikroplastiklerin sağlığımıza etkisi, Ihlamur ağacı portresi, Türkiye'den güncel haberler, toprak ana ve anneler günü, öneriler ve çok daha fazlası..
09 May 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
“Dünyanın güzelliği bir farkındalık çanıdır.” — Thich Nhat Hanh
15 Eki 2026

Geleceğe duyduğumuz güven, bugün harekete geçmemizi engelliyor olabilir mi?
15 Eki 2026

Küçük bedenlerine koca bir dünyanın düzenini sığdıran canlılar; böcekler
15 Eki 2026





