Müziğin iyileştiriciliğiyle geçen 7 gün: BİFO Birleşik Krallık turnesi

Türkiye’nin en sevilen senfonik topluluklarından Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 4-11 Nisan 2025 tarihlerinde, alkışlarla dolu bir Birleşik Krallık turnesine imza attı.
Müziğin iyileştiriciliğiyle geçen 7 gün: BİFO Birleşik Krallık turnesi

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yazı: Sezgi Olgaç

Türkiye’nin en sevilen senfonik topluluklarından Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 4-11 Nisan 2025 tarihlerinde, alkışlarla dolu bir Birleşik Krallık turnesine imza attı.

25. yılını kutlayan Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın (BİFO) sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan yönetiminde yıldız çellist Pablo Ferrández’e eşlik ettiği beş konserden oluşan turne, aynı zamanda Türkiye'den bir orkestranın yarım yüzyılın ardından yapılan ilk Birleşik Krallık turnesiydi.

İstanbul’daki konserlerini düzenli olarak takip ettiğim bu biricik orkestranın, turnedeki iki özel konserini Edinburgh’daki Usher Hall ve Londra’daki Cadogan Hall’da dinleme şansı yakaladım. 

Turneye doğru

Güneşin ilk ışıkları İstanbul sokaklarını aydınlatmadan, orkestranın hayranlıkla dinlediğim üyeleriyle birlikte heyecan verici günlere doğru yol almaya başladım. Uçağa binmeden önce gözüme çarpan, “BIPO UK Tour” tasarımlı çıkartmalarla süslenmiş çeşit çeşit enstrüman case’leri, turnenin internet sitesinde yayımlanmak üzere havaalanında çekilmeye başlayan fotoğraflar, uçak koridorunda beni karşılayan, pencere kenarı koltuklarda tüm asaletiyle uzanan çellolar... Bir müziksever için rüyayı andıran bir yolculuktu. 

Uluslararası müzik sahnesinde ülkemizi yıllardır başarıyla temsil eden BİFO, bu heyecanın pek de yabancısı değil. En son 2018’de Avrupa turnesine çıkan ve dinleyicilerinden tam not alan BİFO’yu, Birleşik Krallık turnesinde ise müzikseverlerle buluşacağı, Perth, Edinburgh, Londra, Guildford ve Sheffield’dan oluşan 5 durak bekliyordu.

Şehirlerle bütünleşen program

BİFO’nun 5 gün 5 farklı şehrin konser salonlarında düzenlenen turne kapsamındaki ilk konseri, 5 Nisan’da İskoçya’nın Perth kentindeki Perth Concert Hall’daydı. Akustiği Avrupa'nın en iyi salonlarından biri olarak bilinen Perth Concert Hall, BİFO’nun konser programını çarpıcı bir afişle duyurmayı da ihmal etmemişti.

  • Turnedeki beş konserde de Franz Schubert’in Bitmemiş başlıklı 8. Senfonisi, Camille Saint-Saëns’ın 1. Çello Konçertosu ve Ludwig van Beethoven’ın Pastoral başlıklı 6. Senfonisi seslendirildi. Birbirinin çağdaşı olan ve yaşamları boyunca yolları kesişmese de mezarları Viyana’da yan yana bulunan Schubert ve Beethoven’ın bu iki başyapıtının aynı programda bulunması, zarif bir tamamlanma duygusu veriyordu.

Programdaki seçimler, orkestranın ziyaret edeceği şehirlerle kurduğu tarihsel bağlarla daha da anlam kazanıyordu. Örneğin Schubert, Ave Maria lied’ini Edinburgh doğumlu şair Sir Walter Scott’ın Lady of the Lake isimli şiirinden ilhamla bestelemişti. Beethoven’ın Pastoral Senfoni’si ise eşsiz doğa tasvirleriyle, sanki İngiliz kırsalının uçsuz bucaksız manzaralarını dile getiriyordu.

Cumhuriyet bestecilerine saygı duruşu 

Ödüllerle dolu kariyeriyle günümüzün en parlak çellistlerinden Pablo Ferrández’in ustalıkla yorumladığı Saint-Saëns 1. Çello Konçertosu’nun yanı sıra programda koltuklarımızı kabartan, iki değerli Türk bestecinin eseri de vardı. Londra ve Sheffield konserlerinde tüm konserlerdeki programa ek olarak Ferit Tüzün’ün Nasreddin Hoca - Humoresque başlıklı yapıtı da seslendirildi. Hem Edinburgh hem Londra konserinde ayakta alkışlanan BİFO, encore için yine bir Türk bestecinin eserini seslendirmeyi tercih etti: Muammer Sun imzalı Dönüşüm - Orkestra İçin Müzik.

Cumhuriyet çocuklarının müzikle buluşmasına sonsuz katkıları olan, üçüncü kuşak besteci, eğitimci, müzik insanı Muammer Sun’un Cumhuriyet filmi için bestelediği Dönüşüm’ün notaları, 110 yaşındaki Usher Hall sahnesinde yankılanırken duygulanmamak imkansızdı. Encore’un ardından salonu dolduran bravo sesleri ve alkışlar, içimdeki coşkuyu gurura dönüştürdü. 

Londra’nın tarihî salonlarından Cadogan Hall’da seslendirilen, Ferit Tüzün imzalı Nasreddin Hoca - Humoresque başlıklı eserin ise çarpıcı orkestrasyonuyla 1957 tarihli oluşuna inanmak güçtü. Cumhuriyet, tarihi boyunca bu değerli müzik insanlarını yetiştirmiş ve onların ellerinden çıkan, bu etkileyici müzikal eserlerle daha da güçlenmişti. Bu eserlerin BİFO’nun güçlü ve duyarlı yorumlarıyla, Birleşik Krallık şehirlerinin en iyi salonlarında yeniden hayat bulması, yarınlara duyulan inancı pekiştiren sonsuz bir güce de ilham kaynağı oluyordu. 

Sahne arkasından izleyici koltuklarına 

Sahne arkasında ve önünde her anın kusursuzca işleyişini yöneten ekibin başındaki Borusan Sanat Müdürü Aydın Dorsay’ın heyecanına ve hem provalarda hem de sahnede müthiş bir konsantrasyonla BİFO’yu yöneten Carlo Tenan’ın performanslarına yakından tanıklık etmek unutulmayacak bir deneyimdi.

Turnenin bir başka anlamlı yanı, Birleşik Krallık topraklarında yaşayan Türk müzikseverleri ve bu konser salonlarının müdavimleri olan lokal müzikseverleri aynı alkış seslerinde buluşturmasıydı. Gözlemleme ve sohbet etme şansı bulduğum Edinburgh ve Londralı izleyicilerin, BİFO’yla tanışmaktan duyduğu mutluluğu yüzlerinden okumak mümkündü. BİFO’nun Edinburgh’daki konseri 1920’den bu yana devam eden pazar konserleri serisinde yer aldı ve bu konserlerin müdavimlerinden de tam not aldı.

Konserlerin ve provaların haricinde Edinburgh sokaklarının gizemli atmosferini keşfetme, Londra’nın iç ısıtan güneşini, bahar havasını, kiraz çiçeği ağaçlarını ve capcanlı sokaklarını da yeniden kucaklama şansı buldum.

Sevinç ve gurur

Galiba aklımda en çok, Borusan Kocabıyık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi’nin turneyi 4 kelimede özetleyen bu zarif yorumu kaldı: BİFO’nun bize yaşattığı en güçlü duygu “İstanbul’da sevinç, burada ise gurur”du. Tutkuyla büyüyen bu müzik yolculuğuna ve BİFO’nun sahnede yankılanan sesine, müziğin 25 yılına teşekkürlerle.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎺 Yeni Bon Iver albümü, BİFO turnesi

Bon Iver'in sevenlerinin karşısına umut, sevgi ve şifa dolu bir biçimde çıktığı yeni albümü "Sable, Fable". Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın yedi günlük Birleşik Krallık turnesinden izlenimler.

14 Nis 2025

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?