NBA’in Avrupa planı: Acımasız bir savaş kapıda

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Hafta sonunu San Antonio Spurs-Indiana Pacers maçları için Paris’te geçiren NBA heyeti, “Avrupa Ligi” için de temaslarını sıklaştırdı. NBA Başkanı Adam Silver henüz iddialı konuşmaktan çekinse de olası bir ligin inşası için Amerika, Avrupa ve Ortadoğu’dan yatırımcılarla bir araya gelindiği biliniyor. Silver, Avrupa’nın milyonlarca kişiye hitap eden iki numaralı sporunun finansal açıdan bu kadar başarısız olmasının önemli bir ticari olanak yarattığını düşünüyor ve bu fırsatı yerel dinamiklerden önce Amerika’nın değerlendirmesini hedefliyor.
Silver’ın vaadi: Saf basketbola veda
Öyle ki Silver, Avrupa’nın ihtiyacını “basketbol”dan ziyade “NBA markası” olarak tanımlıyor. NBA’in saf basketboldan daha farklı olduğuna dikkat çeken Silver, “Bence sporu büyütmenin yolu onu, tutkulu basketbolseverlerin ötesinde diğer insanlara da hitap eder hâle getirmekten geçiyor. ABD’de ve diğer yerlerde bize başarıyı getiren bu oldu” diyor. Silver’a göre NBA’in alametifarikası olarak tanımlanan bu özellik, Avrupa’ya bir lig yapısı altında taşınabilirse, büyük bir ticari başarı elde edilebilir.
Potansiyel büyük ortak: Körfez sermayesi
Son yıllarda basketbol yatırımlarını artıran, bu yıl EuroLeague final four’una Abu Dabi’de ev sahipliği yapmaya hazırlanan, NBA’e kadar el atan Körfez sermayesi, Avrupa’nın henüz “değerini bulamayan” potansiyeline göz kırpanların başında geliyor. NBA’in yeni Avrupa Ligi projesi de Amerikan sermayesiyle birlikte Körfez sermayesinin ortaklığını Avrupa topraklarına taşımayı hedefliyor. ESPN’den Brian Windhorst, NBA’in ABD’de yaptığı gibi bazı büyük pazarları gözüne kestirdiğini belirtiyor. Bunlar arasında Londra, Manchester, Paris ve genel olarak basketbolun hızla yaygınlaştığı Almanya özel olarak sayılıyor. Ayrıca birçoğu zaten EuroLeague’in kalıcı üyeleri arasında yer alan Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih gibi futbol devleri olası ortaklar arasında görülüyor.
Nasıl bir lig hedefleniyor?
Geçen yıllarda EuroLeague’le yürütülen ortaklık görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması sonrası NBA’in kurmak istediği lig, doğrudan EuroLeague’le rekabeti hedefleyecek, tıpkı onun gibi kapalı bir lig. Bu ligin takımları, NBA takımlarıyla ya da NBA’in Afrika’da benzer bir hedefle kurduğu Basketbol Afrika Ligi’yle (BAL) mücadele etmeyecek. Aslında hedef önce EuroLeague’i soğurmak sonra kıtanın tek hakimi olmak.
- Bir adım sonrası: NBA ve BAL takımlarıyla uluslararası turnuvalar aracılığıyla rekabet, ancak aradaki kalite farkının kapanmasıyla mantıklı hâle gelebilir. İlk etapta böyle bir düşünce yok. Lig için konuşulan en erken başlangıç tarihi ise 2026/27 sezonu. Şimdilik bu tarihin de kulağa iyimser geldiğini söylemek lazım.
Kazananı belirleyecek aktör
Adam Silver’ın dediği gibi Avrupa’da basketbol, tutkulu taraftarlara hitap ediyor. NBA ise yine Silver’ın sözlerinde belirtildiği üzere “saf basketbol”dan daha farklı bir şey. Biz bunu genel olarak eleştirel bir biçimde “ticari bir şov” olarak niteliyoruz. Yine de bu şovun ticari açıdan daha başarılı olduğu, basketbolu tüm dünyaya taşıyanın da bu başarı olduğu bir gerçek. EuroLeague’le NBA arasında ortaklık görüşmeleri yapılırken bir EuroLeague yöneticisinin “Ligin kalbini ve kafasını istediler” sözleri, NBA’in niyetini ortaya koymuştu. Bir başka deyişle NBA, Avrupa Ligi planını hayata geçirmeye karar verirse “kanlı” bir rekabete tanıklık edeceğiz, kazananı ise Körfez sermayesinin hangi tarafı seçeceği belirleyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Üç büyük kulübümüzün Avrupa başarısızlığı, futbol anlayışımıza yönelik sorgulamayı artırır mı? NBA'in Avrupa Ligi projesinin arkasında ne var?
31 Oca 2025

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen
Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




