

Land Rover x Disruptive Tech İki hikâye, bir ideal: Uzay "Çevresine karşı keskin ve çok yönlü dikkati onu meslektaşlarından ayırıyor; hayal gücü iyi gelişmiş; tepkileri hızlı; azimli, faaliyetleri ve eğitim egzersizleri için kendisini özenle hazırlıyor. Gök mekaniği ve matematiğinin üstesinden kolaylıkla geliyor ve yüksek matematikle başarılı." Tarihler 1960 Ağustos'u gösterdiğinde Sovyetler Birliği'nde Sovyet uzay programının hazırlıkları vardı. 20 kişi, program kapsamında olası aday olarak belirlendi. Bir Sovyet Hava Kuvvetleri doktoru tarafından kurulan bu cümleler, dünyanın uzaya gönderdiği ilk insan olan Yuri Gagarin için kurulmuştu. Aylar sonra, 12 Nisan 1961'de Vostok 1 isimli uzay gemisi fırlatıldı ve Yuri Gagarin'in uzayda geçirdiği 1 saat 48 dakika başlamış oldu. İnsan merakının bir ürünü olan bu başlangıç, yalnızca askerî ya da teknolojik bir başarı değildi. Gagarin’in macerası; insana insanın sınırlarını, yaşamın sınırlarını, geleceğin getireceklerini gösterecek ilk adımdı. Gagarin’den bugüne Tarihler 1969'u gösterdiğinde bu kez ABD'den, Florida'da bulunan Keneddy Uzay Merkezi'nden bir fırlatma gerçekleşti. Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins, gezegenin uydusu Ay'a doğru uzun bir yolculuğa çıktı. 75 saat süren bu uzun yolculuk insanlık için büyük bir adımı da beraberinde getirdi. Apollo 11'in mürettebatı, 20 Temmuz 1969'da insanın bir başka gök cismine attığı ilk adımı tarihin sayfalarına yazdı. Hubble Uzay Teleskobu yıllardır gökyüzünü izliyor, Uluslararası Uzay İstasyonu insanın uzaydaki ilk yuvası olma özelliğini kesintisiz sürdürüyor. Dünyanın büyük güçleri rekabete ara vermese de ilk ortak yuvayı kurmak için iş birliğinden kaçınmıyor. İnsanlığın bu ortak ideali, Dünya dışında bir yaşam inşa edebilme fikrine dönüşüyor ve bugün başka birlikteliklere de aracı oluyor. Bugün uzay çağından söz ediyoruz, bugün uzaya seyahat edebilmekten, uzaya yeni yaşam alanları kurabilmekten, Ay’da bir köy kurmaktan söz ediyoruz. İki hikâye Birleşik Krallık'ta kurulan ve 1948 yılında tanıtılan Land Rover markası on yıllardır ürettiği arazi araçlarıyla spor ve lüks araçta dünya liderlerinden biri arasında konumlanıyor. Her zaman beklenenin ötesine gitmeye inanan ve tutku ve yetenekleriyle sınırları aşmak için elinden geleni yapan Land Rover, kurulduğu günden bu yana maceracılara ilham veriyor. 1955'te olduğu gibi... O zamana kadar dünya üzerinde yapılmış en uzun kara yolculuğuna ulaşmayı hedefleyen altı maceracı üniversite öğrencisinin uzun yolculuğuna en az onlar kadar heyecanlanan Land Rover, o günden bu yana imkânsız olanı gerçek kılmayı başarıyor. Manş Denizi’nden Singapur’a, kimisine göre delice, kimisine göre imkânsız. Yolda olmanın ve yolda edinilen deneyimlerin önemine inanan bir marka, bugün tarihine saygı duyarak yeni maceraları hedeflemekten, yeni yollara çıkmaktan geri durmuyor. Şimdi de başka bir maceracının hikâyesinden söz edelim… Bu maceracı, dünyanın güzel fakat kırılgan bir gezegen olduğunun farkındalığıyla uzayın daha iyi kullanılabileceğine inanıyor. Virgin Group'un alt şirketi Virgin Galactic, dünya dışında sürdürülebilir bir yaşam kurmanın insan sınırlarını keşfetmede, bilimi kavramada, fizyoloji ve psikoloji anlayışımızı değiştirmede önemli bir rolü olduğunu düşünüyor. Sir Richard Branson Virgin Galactic’in ne üzerine temellendiğini yirmi birinci yüzyılın uzay araçlarında öncü olacak, uzayda herkese yer açacak ve dünyayı iyilik için değiştirecek yeni bir endüstri oluşturmak ifadeleriyle açıklıyor. Tarih boyunca insan gelişimini ufukta ne olduğunu görme dürtüsünün yeni keşiflere yol açmasıyla açıklayan Virgin Galactic, bilinmeyeni keşfetme fikrine tutkuyla bağlı bir topluluğu temsil ediyor. Daima daha fazlasını hedefleyen ve sunulanın ötesini geçmeyi arzulayan bu iki marka, paylaştıkları değerlerle bu kez uzay ideali için bir araya geliyor ve uzun dönem bir partnerliğin temellerini atıyor. Henüz ortada kayda değer bir ticari uçuş olmasa da Virgin Galactic çalışmalarını ve testlerini Mojave'de ve New Mexico'da yer alan üslerinde yürütüyor. Virgin Galactic'in yolculuğuna 2014 yılında dâhil olan Land Rover, bugün yeryüzünde Virgin Galactic'in macerasına eşlik ederken yarın dünyadan çok uzakta bir yerde kullanılan ilk araçların öncüsü olmayı hedefliyor. Bu iki farklı hikâyenin ortaklığı, iki markanın sınırları zorlama vizyonundan kökleniyor. Range Rover The Astronaut Edition Bu iki markanın iş birliği Range Rover'ın, "Geleceğin Astronotları" topluluğunu ve bu topluluğun uzayın demokratikleşmesi sürecindeki katkılarını kutlamak için yarattığı Range Rover The Astronaut Edition isimli modeliyle ölümsüzleşiyor. Virgin Galactic ve Land Rover'ın öncü ruhunu taşıyan bu araç, Land Rover markalı araçların imzasına dönüşmüş yalın fakat şık güzelliği temsil ediyor. Fütüristik teknolojinin uzaydan esinlenen nefes kesici bir tasarımla birleştiği The Astronaut Edition, tasarım ayrıntılarıyla 58 ulusun temsil edildiği Geleceğin Astronotları topluluğunun felsefesini yansıtıyor. Land Rover ve Virgin Galactic’in temiz ve sürdürülebilir ulaşım konusundaki kararlılığını gösteren gelişmiş 404HP Plug-In Hibrit teknolojisiyle donatılan Astronaut Edition; performans, deneyim veya tasarımdan ödün vermeden sürdürülebilir bir çözüm sunmayı başarıyor. Ayrıca iki şirketin birlikteliği yalnızca bir özgün tasarımla sınırlı kalmıyor. Land Rover ve Virgin Galactic, gençlerin mühendislik ve teknoloji kariyerlerine ilham vermek için tasarlanmış bir dizi STEM programı üzerinde de iş birliği yapıyor. Gagarin’in yolculuğundan, Apollo 11 mürettebatının ilk adımlarından; gerçek olmaya oldukça yaklaşan yeni yaşam alanı hayallerine... İnsanın uzay yolculuğu öncüler eşliğinde devam ediyor.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
🚫 2020 zordu.
🔮 Her şey bir yana; Covid-19, 2030'u 2020'ye getirerek bir zaman makinesi gibi davrandı diyebilir miyiz?
🌎 Bu yıl sağlıklı kalabilmek, evde çalışabilmek, sevdiklerimizle daha çok bağlantıda kalabilmek için teknolojiye her zamankinden daha çok başvurduk.
👩💻 Webex, Zoom, Teams ve Google Meet gibi görüntülü sohbet uygulamaları çok önemli çalışma araçları hâline geldi.
🤸 Spor salonları kapandıktan sonra, Peloton gibi sanal egzersiz uygulamaları evlerde yerini alırken çok fazla sağlık uygulaması marketlerde yerini aldı.
🥑 Eve sipariş getiren uygulamalar ve 🎬 streaming servisleri için oldukça bereketli bir yıl oldu.
🛵 Toplu taşımadan çekinen insanlar elektrikli bisikletlere ve scooter'lara bir şans daha verdi.
😥 Hayal kırıklığına uğradığımız birçok teknoloji de oldu.
👀 Ring güvenlik kameraları gibi Amazon’un bazı cihazları, yararlı olmaktan çok ürkütücü oldu.
💸 Gittikçe artırılan kâr oranları sebebiyle teslimat uygulamaları, paket siparişlerinin fiyatlarını artırmaya devam etti.
📱 Katlanabilir ekranlı yeni akıllı telefonlar bekleneni veremedi.
⚡ Yüksek hızlar sunmayı hedefleyen ancak henüz bu vaadini gerçekleştiremeyen yeni nesil hücresel teknoloji 5G de hayal kırıklıklarımızdan.
🍎 Apple “Bir Şey Daha” dedi.
🔈 Hükümetlerin Big Tech davaları emsal teşkil etti.
🤖 Yapay zekâ çalışmaları hızlandı, çoğu zaman hayat kurtardı.
Detaylarla başlıyoruz:
COVID-19 İLE GELEN

Video chat: "Şimdi beni duyabiliyor musunuz?", "Peki ya şimdi?"
- Pandemiden önce, çoğumuz video görüşmeleri yerine yüz yüze toplantı yapmayı tercih ediyorduk. Video ve ses kalitesi genellikle iyi değildi ve ses, görüntü gecikiyordu. Ayrıca konuşmadığımız zamanlarda mikrofonlarımızın sesini kapatmamız gerektiğini bilmiyorduk. Pandeminin başlarında Zoom fazlasıyla popüler oldu. Arkadaşlarımız ve meslektaşlarımızla iletişimde kalmak için çaresiz kalan bizler; ofis toplantılarımızı, sınıflarımızı ve yoga seanslarımızı sanallaştırmak için video konferans hizmetine kaydolduk. Ancak Zoom popülaritesini artırdıkça birçok güvenlik açığı fark ettik.
- Zoom’un başarısızlıklarından bir umut ışığı belirdi, marketin daha güçlü alternatiflere ihtiyacı vardı.
- Geçmek üzere olduğumuz bu yıl, birçok video konferans uygulaması önemli ölçüde gelişti. Google, yüzlerce katılımcıyla görüntülü sohbetlere olanak tanıyan Meet'te geliştirmeler yaptı. Microsoft ve Cisco; görüntülü sohbet ürünlerini, Teams'i ve Webex'i de her geçen gün iyileştiriyor. İlk göz ağrımız Zoom, bazı güvenlik sorunlarını çözdü.
- Geçmek üzere olduğumuz bu yıl, birçok video konferans uygulaması önemli ölçüde gelişti. Google, yüzlerce katılımcıyla görüntülü sohbetlere olanak tanıyan Meet'te geliştirmeler yaptı. Microsoft ve Cisco; görüntülü sohbet ürünlerini, Teams'i ve Webex'i de her geçen gün iyileştiriyor. İlk göz ağrımız Zoom, bazı güvenlik sorunlarını çözdü.
Streaming savaşları: Pandemi sebebiyle kapanan sinema ve tiyatroların da zorunlu etkisiyle hepimiz, evimizde sinema filmi izlemeye döndük. Streaming platformları da fırsatı gördü ve artırdı:
- Gişe rekorları kıran filmler sırasıyla HBO Max ve Disney+ üzerinde piyasaya sürüldü.
- Warner, 2021'de HBO Max ile ilgili 17 uzun metrajlı film yayınlayacağını açıkladı. Paramount Pictures, filmleri sinemalarda yayınlamak yerine Netflix’e sattı. En büyük alkış ise gönlümüzden koparak 10 yeni Star Wars serisi, 10 yeni Marvel serisi ile diğer 30 dizi ve filmi duyuran Disney+'a gidiyor...
- 2024'e kadar Disney, içerik için yılda 14-16 milyar dolar harcayacağını belirtti. Bu, sadece 2020'de yapılan 17 milyar dolarlık harcamayla Netflix'in yanında küçük kalıyor.
- Disney, 2024 yılına kadar 260 milyon abonesi olacağını tahmin ediyor ve bu, şu anda 195 milyon kullanıcılı (hesabınızı paylaştığınız 10 üniversite arkadaşı hariç) Netflix'i geride bırakmak anlamına gelebilir.
- Quibi'den de bahsetmeliyiz. DreamWorks'ün kurucu ortağı Jeffrey Katzenberg ve eski Hewlett Packard CEO'su Meg Whitman'ın kurucuları olduğu Quibi, nisan ayında piyasaya sürülmeden önce ünlülerle dolu ancak çoğunlukla heyecansız kısa video format dizilerinden oluşan bir katalogla 1,75 milyar dolar yatırım toplamıştı. Ancak beklediği popülerliği yakalayamayan Quibi bu yılın kaybedenlerinden oldu.
Teslimat uygulamaları: Uber Eats, DoorDash ve Postmates gibi teslimat uygulamalarından bu yıl oldukça bahsettik. Öte yandan, uygulamaların çoğu bizi fazla alınan kârlarla şaşırttı.
- New York Times'a göre çoğu teslimat uygulaması hizmet ücretlerini ve vergilerini tek bir satır açıklamaya sıkıştırarak fiyatları artırıyor. Birçok menü ögesinin fiyatları, restoranın fiyatlarına kıyasla uygulamaların içinde şişirilmiş gibi görünüyor. Örneğin; Uber Eats'ten iki Subway sandviçi sipariş etmenin fiyatı, restoranda ödenenden %91 daha yüksek olarak 25,25 dolar şeklinde açıklandı.
Editörün notu: Teknolojiyle her ne kadar çok kolaylaşsa da, teslimat alanında telefonu kaldırıp doğrudan restoranı aramak daha avantajlı diyebilir miyiz?
AI & Robots in 2020
- GPT-3: Geçtiğimiz yılın en önemli gelişmelerinden biri Elon Musk’ın kurucusu olduğu OpenAI firmasının geliştirdiği yapay zekâ metin üreticisi GPT-3 oldu. İnsanlarla fark edilmeden felsefe tartışabilecek kadar gelişmiş özelliklere sahip olan GPT-3, beraberinde tartışmaları da getirdi. Bunlardan en önemlisi de her ne kadar mükemmele yakın içerikler üretse de, bazen ürettiği içeriklerin ırkçı ve seksist olmasıydı.
- Yapay zekâ Covid-19’a karşı: 2020 ile ilgili herhangi bir başlıkta Covid-19’dan bahsetmeme ihtimalimiz yoktu, bu konu yapay zekâ olsa dahi. Hayatımızın her alanındaki önemli gelişmelerin öncüsü olan yapay zekânın, Covid-19 vakalarının tespit edilmesinde de kullanılabileceği ortaya kondu. Öksürük sesinizden ve konuşmanızdan Covid-19 testi yapabilen iki ayrı yapay zekâ uygulaması geliştirildi.
- Proteinlerin gizemini çözdü: Proteinlerin üç boyutlu bir şekilde nasıl katlandığını hesaplayabilmek bilim insanlarının yıllardır çözemediği bir konuydu. Google’a bağlı DeepMind, biyolojinin en büyük gizemlerinden biri olan bu konuyu büyük oranda çözdüğünü duyurdu. Protein şekillerini anlamanın önemi ise ilaç üretiminde kritik bir öneme sahip olmasından kaynaklanıyor.
- Yüz tanıma sistemleri: Yüz tanıma sistemlerinin devletler tarafından kullanılması yıl boyunca çokça tartışıldı. Özellikle Çin’in Uygur Türklerini tespit etmek için yüz tanıma teknolojilerini kullanıyor olması endişelere yol açtı.
- Etik tartışmaları: Google; yapay zekâ etik araştırmacısı Timnit Gebru’yu, attığı eleştirel bir e-postadan dolayı işten çıkarttı. Büyük şirketlerin yapay zekâ etiğine dair eleştiri okları altında olduğu bir dönemde Google’ın bu kararı tepkiyle karşılandı, binden fazla Google çalışanı bu işten çıkarmayı kınadı.
- Robotlar deneniyor: Taksi, teslimat gibi hizmetlerde otonom araçlara geçilmesi için testlere başlandı. Örneğin, Google Waymo ilk otonom taksi testlerine başlarken Amazon da teslimat robotlarını ABD’nin güneyinde test etmeye başladı.
BIG TECH CEPHESİ

Büyük teknoloji şirketleri hakkında başlayan soruşturma: Federal Ticaret Komisyonu (FTC); Amazon, Apple, Facebook, Alphabet ve Microsoft’un son 10 yıldaki girişimleri satın alma hareketleri hakkında özel bir kanun yaptırım amacı olmadan “geniş kapsamlı” bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma yalnızca Facebook'un Instagram ve WhatsApp'ı; Amazon'un Whole Foods'u veya Google'ın Nest ve Fitbit'i dâhil etmesi gibi büyük satın almalar için değil, çoğunluğu 100 milyon doların altında olan satın almaları kapsayacak şekilde genişletildi.
- Aralık 2020’de FTC, şirketin kişisel sosyal ağ hizmetlerinde yasa dışı bir şekilde tekeli sürdürdüğünü iddia ederek Facebook'a suç duyurusunda bulundu. 46 eyalet ve iki bölgenin başsavcıları da benzer gerekçelerle Facebook’a ayrı bir dava açtı.
- Öte yandan bir grup eyalet; Google’ın dijital reklamcılık faaliyetlerinin ve Facebook’la bu alanda yaptığı “iş birliğinin” yasa dışı bir tekel oluşturduğu iddiasıyla, ayrıca rekabete aykırı sözleşmeler ve davranışlarla internet aramaları pazarında tekel oluşturduğu gerekçesiyle Google’a bir antitröst davası açtı.
- Soruşturmaya devam eden FTC; 14 Aralık’ta Amazon, ByteDance, Discord, Reddit, Facebook ve YouTube dâhil olmak üzere 9 şirketten de kullanıcı bilgilerinin nasıl toplandığına ilişkin verileri istedi.
İnternette hızla yayılan yanlış bilgilerin ABD’ye etkisi: Kasım 2020’de, kendini Demokratik bir anket gözlemcisi olarak tanımlayan Brian McCafferty, seçim görevlilerinin oy pusulalarının sayılmasını izleyecek kadar yaklaşmasını engellediğini iddia ettiği bir video paylaştı ve sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Demokrat gözlemci olarak orada bulunan bir seçim hukuku avukatı olan Lauren Vidas, bu sahneyi adamın bilerek yarattığını açıkladı ancak viral olan videoyla bu olay halkı harekete geçirmişti. Facebook’tan canlı yayın yaparak insanları silahlanmaya çağıran ve “işleri düzeltmek için” sandık sayma alanına giden silahlı iki kişi, Philadelphia Polis Departmanı tarafından yakalandı. Nisan 2020’de; aşı karşıtlığıyla bilinen Judy Mikovits, “Plandemic” isimli bir videoda yer aldı. Saygın bir televizyon programına katılmış gibi koronavirüs ve aşılar hakkında birçok yanlış bilgi verdiği video, sosyal medyada hızla yayıldı. Bu videoyla birlikte yayılan yanlış bilgiler yüzünden insanlar hastanelere, doktorlara ve hemşirelere saldırdı, koronavirüs için tedavileri reddetmeye başladı.
- Temmuz 2020’de siyahi vatandaş George Floyd’un bir polis tarafından öldürülmesi sonrası başlayan Black Lives Matter protestolarında, protestolara karşı çıkan insanların eylemcilerin şiddet uyguladığı izlenimini vermek için yanan binaların ve kırılan vitrinlerin videolarını paylaşması halkı kutuplaştırdı. Hızla büyüyen kutuplaşma ve öfke yüzünden Black Lives Matter protestoları karşıtları, sivil halk aktivistlerine ateş açmaya başladı. Kasım 2020’de gerçekleşen ABD Başkanlık seçimlerinden sonra Trump’ın yaptığı paylaşımlar da seçim konusunda insanların kafasını karıştırdı.
Apple ve Epic Games davası: Ağustos 2020’de Epic Games, Apple ve Google’ın uygulamaların satın alınmasından aldığı %30 komisyonunu aradan çıkararak Fortnite için bir indirim politikasıyla direkt ödeme alacağını duyurdu. Bunun üzerine Apple ve Google, Fortnite’ı oyun mağazalarından kaldırdı. Epic Games, Apple ve Google'a antitröst davası açtı. Google, bir cevap yayımladı ve Android'in platformda birden fazla mağazaya izin verdiğini ve kullanıcıların Google Play mağazasını atlamak için internet üzerinden yan uygulamaları yüklemelerine izin verdiğini belirterek tekelleşme iddiasını reddetti ancak Apple, buna izin vermediği için dava uzadı. Epic Games, Apple’a karşı açtığı davayı kaybetti, Epic Games’in Fortnite’ı yeniden Apple Store’a eklenmesi talebi ise reddedildi.
TikTok yasakları: TikTok, ABD hükümetiyle sıkı bir ilişki içinde değildi. Hükümet yetkilileri, Çin merkezli ByteDance tarafından kurulan TikTok'un Çin hükümetine Amerika'daki kullanıcıların verilerine erişim hakkı verdiği varsayımıyla uygulamanın bir güvenlik riski oluşturma potansiyelinden rahatsız oluyordu. TikTok ve ByteDance’in, Çin hükümeti ile herhangi bir ilişkisi olmadığını belirtmesine rağmen Trump'ın TikTok'u kapatacağını öne süren yorumları, milyonlarca TikTok kullanıcısını tedirgin etti. Genç kullanıcılar, bu karardan dolayı Trump’a oy vermeyeceklerini söylerken bazı TikTok fenomenleri marka anlaşmalarının “TikTok kapanırsa tam potansiyel elde edemeyecekleri” gerekçesiyle iptal olduğunu açıkladı. TikTok’un ABD ile hukuki mücadelesi devam ederken kurulduğu günden bugünlere gelme serüvenini bir önceki bültenimizden okuyabilirsiniz.
IBM’in yüz tanıma teknolojisi kararı: Haziran 2020’de; IBM CEO'su Arvind Krishna, ABD kongresi üyelerine yolladığı bir mektupta yüz tanıma teknolojisini ve analiz yazılımını artık satmayacağını söyledi. Krishna; herhangi bir yüz tanıma teknolojisinin kitlesel gözetim, ırksal profil oluşturma, temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlalleri veya değerlerine karşı olan herhangi bir amaç için kullanılmasına şirketin göz yummayacağını da belirtti. Öte yandan; kanun yaptırımlarında kullanılan yapay zekâ sistemlerinin de "ön yargı" için test edilmesi gerektiğini, yüz tanıma teknolojisinin yerel kolluk kuvvetleri tarafından kullanılıp kullanılmayacağı ve nasıl kullanılması gerektiği konusunda da ulusal bir diyalog başlatma zamanının geldiğini söyledi.
ETKİNLİKLER / HEYECANLANDIRAN ÜRÜNLER
Apple kendi çipi Mac M1’i tanıttı: Apple, 10 Kasım’da “One More Thing” (Bir Şey Daha) dedi ve dünyanın 5 nm mimariye sahip ilk çipi M1’i tanıttı. Bu hamleyle, Intel ve AMD işlemcilere rakip olan Apple’ın M1 işlemcisi, 5 nm mimariye sahip olan 16 milyar transistörü bünyesinde barındırıyor. CPU ve GPU performansında önemli performans artışları yaşatan M1 çipi, Apple’ın sadece software alanında değil hardware alanında da şirketlere rakip olacağını gösterdi.
Nvidia, ARM’yi satın aldı: Nvidia, yarı iletken üretici ve çip firması ARM’yi 14 Eylül’de satın aldığını açıkladı. Bu hamleyle Nvidia, yapay zekâ alanındaki çalışmalarını sadece akıllı telefonlar için değil; otomobiller, PC’ler ve diğer platformlarda da sürdürecek. Hatta şirket, ARM CPU’larından güç alan yapay zekâ destekli süper bilgisayar da üretecek.
Amazon re:invent: Amazon bu etkinliğinde, şirketin hâlihazırda kullandığı makine öğrenim servislerini Amazon Web Services (AWS) geliştiricilerine açtı.
- Amazon Rekognition, geliştiricilerin görsel analizleri uygulamalarına eklemesini kolaylaştırıyor. Rekognition API ile geliştiriciler; görsellerdeki nesneleri, ortamları ve yüzleri tespit edebiliyor.
- AWS üzerinden sunulan derin öğrenme tabanlı ikinci yapay zekâ servisi Amazon Polly ise, metinlerin insan sesine dönüştürülmesini sağlıyor. Amazon Polly, 24 farklı dili 47 farklı insan sesiyle seslendirmeye imkân tanıyor.
Ve konsol savaşları!
- PlayStation 5: Sony, 11 Haziran’da düzenlediği lansmanla 7 yıldır beklenen yeni nesil oyun konsolu PlayStation 5’i resmî olarak iki farklı sürüm hâlinde tanıttı. Cihaz, bünyesinde taşıdığı donanım özellikleriyle dikkat çekerken 120 Hz tazeleme özelliği, 4K, 8K ve VRR grafikleri desteklemesiyle oyunseverlerin beğenisini toplamayı başardı.
- Microsoft’un şimdiye kadarki en güçlü oyun konsolu: Xbox Series X: 10 Kasım’da piyasaya sunulan yeni oyun konsolu, Microsoft’un şimdiye kadarki en güçlü oyun konsolu olma özelliğine sahip. Xbox Series X, hız ve geriye dönük uyumluluk açısından önemli bir teknoloji barındırıyor.
- En küçük boyut, en uygun fiyat: Xbox Series S: Dijital oyuncular için disksiz; sadece online ortamda erişilebilen oyunlar için tasarlanan Xbox Series S, Series X ile birlikte sunulan Xbox Velocity, geriye dönük uyumluluk, akıllı teslimat ve 120 FPS hıza kadar çıkabilme gibi yeniliklerin birçoğuna da sahip.
- En küçük boyut, en uygun fiyat: Xbox Series S: Dijital oyuncular için disksiz; sadece online ortamda erişilebilen oyunlar için tasarlanan Xbox Series S, Series X ile birlikte sunulan Xbox Velocity, geriye dönük uyumluluk, akıllı teslimat ve 120 FPS hıza kadar çıkabilme gibi yeniliklerin birçoğuna da sahip.
Katlanabilir telefonlar:

- Microsoft Surface Duo: 2020’nin sonunda piyasaya sürülmesi beklenen Microsoft’un katlanabilir ekranlı akıllı telefonu Surface Duo, beklenenden daha erken olarak 12 Ağustos’ta resmî olarak duyuruldu. Her iki ekranı da 5,6 inç uzunluğunda olan cihaz, 1800×1350 piksel çözünürlük sunarken açılmış hâli 8,1 inç ile 2700×1800 piksel çözünürlük vadediyor.
- Samsung’un yeni katlanabilir ekranlı telefonu Galaxy Z Fold 2: Samsung, 1 Eylül’de düzenlediği “Unpacked 2” etkinliğinde üçüncü katlanabilir ekranlı akıllı telefonu Galaxy Z Fold 2’yi resmî olarak tanıtmıştı. 2020 yılının amiral gemisi işlemcisi Snapdragon 865+ ile güçlendirilen Galaxy Z Fold 2, 12 GB RAM / 256 GB dahili depolama alanına sahip.
Editörün notu: Cihazlar 1.300 dolardan fazlaya mal oluyor, ekran teknolojisi kırılgan ve katlama için kullanılan menteşeler sonunda kırılacak gibi duruyor. Zamanla, katlanabilir telefonların kullanımı da yorucu hâle geliyor zira telefonu kullanmadan önce açmanız ve parmak izinizi veya yüzünüzü taramanız gerekiyor. 1990'ların kapaklı telefonlarından -fikir anlamında- pek bir fark göremediğimiz bu teknoloji için çok heyecanlanmadığımızı belirtiriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne yıldı ama! İyisiyle kötüsüyle 2020'nin teknoloji derlemesi.
31 Ara 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



