Net sıfır emisyona 640 milyar dolar


Param kendi rekorunu kırdı Bütünleşik finans sağlayıcısı Param , ParamPOS ile rekorlarına bir yenisini daha ekledi. ParamPOS ’un günlük işlem hacmi 27 Kasım’da 1 milyar TL’yi geçti . ParamPOS nedir? E-ticaret firmaları, pazaryerleri ve bayi ağı olan firmalar olmak üzere 80 bine yakın kurumsal ve bireysel kullanıcının tahsilatlarına aracılık eden ParamPOS , güçlü ve güvenilir teknolojik altyapısıyla kullanıcılarına kesintisiz işlem yapabilme ayrıcalığı sunuyor. Düşük komisyon oranıyla ParamPOS dünyanın her yerinden ödeme alma ve ertesi gün tahsilat imkânı sağlıyor. Neler oldu? ParamPOS, aylık 1 milyar TL olan işlem hacmini bir günde yakalayarak kendi rekorunu kırdı ve 24 saatte 1 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştı. ParamPOS’un yılın üçüncü çeyreğindeki işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre %335 artarak 45 milyar TL ’ye ulaşmış; ParamPOS ile yapılan işlem adedi ise %57 artarak 52 milyon olmuştu. Gelecekte: Türkiye ekonomisine sağladığı katkının bir göstergesini sunan bu rekorla sektördeki liderliğini sürdüren Param, 2023 yılı sonunda 160 milyar TL ciroya ulaşmayı hedefliyor. Param ve ParamPOS ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Türkiye'nin 2053'te net sıfır emisyon hedefine ulaşması ve sektörün dayanıklılığını sağlaması için bugünkü net değeriyle 640 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyulacağını ifade etti ve "Bu oldukça yüksek bir miktar ve bu yatırımları yapmak kamu, özel sektör ve bizim gibi kuruluşların birlikte çalışmasını gerektirecek" dedi.
Ek bilgi: Dünya Bankası kuruluşu Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) bu mali yılda Türkiye'ye sağladığı 2,5 milyar dolarlık finansmanın %80'ini, iklim değişikliğiyle ilgili azaltım ve adaptasyon projelerine yönelik olarak ayırdı.
- Nuran Erkul Kaya'nın haberine göre Lopez, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadele için özel sektörü de harekete geçirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Dahası: Türkiye'de iklim finansmanına yönelik projelerinden birinin yeni açıklanan Yeşil Dönüşüm Fonu olduğunu anımsatan Lopez, bankanın hâlihazırda devam eden 17 milyar dolarlık programı kapsamında da iklim değişikliğinin önemli bir yer tuttuğunu, ayrıca deprem bölgesi ve ihracatçılara sağlanacak desteklerin de olduğunu anlattı.
- Lopez, Dünya Bankası'nın Eylül'de açıkladığı, gelecek üç yıl içinde sağlanacak 18 milyar dolarlık ek finansman paketinden de temiz enerji projelerine finansman verileceğini belirterek, elektrik iletimi için 750 milyon dolarlık bir finansmanın hazırlıklarına da başladıklarını bildirdi.
- Lopez, Türkiye'nin temiz enerji hedefleri için 12 yılda ihtiyaç duyulan 100 milyar dolarlık yatırımın 90 milyar dolarını özel sektörün yapacağına işaret ederek, "Türkiye, istikrarlı bir makro duruma kavuşarak gereken finansmanları çekebilecektir" dedi.
Bu kapsamda Türkiye ekonomisinde atılan adımların doğru yönde olduğunun altını çizen Lopez, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) şu an 350 baz puanın altında. Bu, henüz seçimden önceki dönemde 550 baz puanın üzerindeydi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının bazılarının Türkiye'nin görünümünü yukarı yönlü revize ettiğini görüyoruz, bazı kuruluşlar görünümü negatiften nötre çevirdi. Geçen hafta, S&P Türkiye'nin görünümünü durağandan pozitife çevirdi. Deutsche Bank ve JP Morgan gibi yatırım bankaları gelecek yıl Türkiye tahvil piyasasının çok hareketli olacağını söylüyor. Bu kuruluşlar işlerin doğru yönde gittiğini görüyor."
Ek bilgi: Lopez, Türkiye'de enflasyonun 2024 ortasında zirve yapmasını ve sonrasında düşüşe geçmesini beklediklerini belirtti; banka olarak, gelecek yıl sonunda enflasyonun %35-40'a gerileyeceğini ve sonraki yıl %15 seviyelerine ineceğini öngördüklerini ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
IATA, 2024'ün küresel havayolu sektörü için kârlılık ve yolcu sayısı bakımından rekor bir yıl olacağı öngörüsünü paylaştı. BES'te toplam fon büyüklüğü hedefi 2024 yıl sonunda 1,3 trilyon TL olarak öngörüldü.
08 Ara 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.



