

Vazgeçilmez bir yazı enstrümanı: LAMY Yazmaya duyduğumuz tutkuyu kâğıda taşımanın izindeyiz. Öyle ki düşündüğümüz, hayal ettiğimiz ve geliştirdiğimiz her bir fikri kâğıda dökerken vazgeçilmez bir enstrüman bizimle: LAMY . Anlatılacak çok hikâye, hepsinin aktarılması içinse LAMY ve onun akıp giderken keyif veren mürekkebi var. Nedir? 1930’dan bu yana yazma deneyimini tutkuya dönüştüren yüksek kaliteli LAMY kalemler , Almanya’da başladığı yolculuğuna günümüzde tüm dünyaca tanınan ve önde gelen bir marka olarak devam ediyor. Neden LAMY? Çağdaş, kullanışlı ve sunduğu uzun ömürlü deneyimle öne çıkan LAMY kalemler; göz kamaştırıcı renk seçenekleri, zamanın ötesinde sade ve şık tasarımıyla yazma sürecinin başrol oyuncusu. 1966’da üretilen LAMY 2000 modeli kusursuz bir tasarım dili ortaya koyarak markanın bugüne kadar gelen tüm ürünlerinin tarzında belirleyici bir rol model oldu. Estetik ve işlevselliği bir arada sunan LAMY kalemleri incelemek için burayı ziyaret edebilir; ihtiyacın olan bakım önerileri, mürekkep, uç ve yedek ürünleri de yine orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
- Londra’da yaşıyorum ama kalbimde Milano’luyum. İtalyan mimarisini, dolce vita'yı özlüyorum. Arnavutluklu bir ailenin çocuğu olarak Milano, İstanbul ve şimdi Londra’yı evim yaptıktan sonra hâlâ yuvamın arayışındayım. Şimdilik Barselona ve NYC seçenekler arasında.
- Yakın zamanda The Castel Cinema’dan ilham aldım. Homerton’daki bu küçük sinema 1913 yılında açılmış, gideni 1920’lerin Londra’sına ışınlıyor âdeta. Retro havası, 16mm formatında da gösterilen çok çeşitli film seçkisiyle yeni favorim.
- Londra’da 6 yıl yaşadıktan sonra kahve sevdiğimi farkettim. İtalya’da sadece espresso içildiğinden tadı bana her zaman biraz sert geliyordu. Oysa burada envai çeşit sütle yapılan flat white’lar, chai latté’ler var.
- Partnerim Angela ve köpeğimiz Cliff ile Victoria Park’ta gezinmeyi severim. Yemyeşil, köprülerle bezeli bu parkta gizli saklı küçük bahçeler içinden yürümek beni hep mutlu eder.
- Alışverişi genelde vintage butiklerinden yaparım. Sürdürülebilir modaya önem veren bu dükkânlardan biri: Paper Dress Vintage. Hepsini söylemeyeceğim.
- Mutlaka tanımanız gereken bir Londralı: Hackney Bread Kitchen’ın yaratıcısı Lawrence. Aslen profesör olan Lawrence, evinin arkasında tutkusu olduğu için ekmek yoğuruyor, mayalıyor, pişiriyor. Bir İtalyan olarak garanti verebilirim ki foccacia’ları Londra’da hatta Birleşik Krallık’ta yediklerimin en iyisi. Sinemayla ilgilenen, bana David Lynch’i anımsatan, arkadaş canlısı ve yaptığı için çok takdir edilesi bir insan.
- Sadece gerçek bir Londralı yağmur yağarken sığınacağı kahveyi bilir. Benim böyle günlerde etrafı izlemeyi sevdiğim mekânlardan biri: Dark Arts Coffee Shop.
- Bu keşmekeş şehirde en çok pasif agresif olanlardan şikayet ederim. Bunun haricinde pek sıkıntım, söylenme nedenim yok. Sanılanın aksine hava da güzel.
- Şehirden kaçmak istediğimde, Londra’ya trenle bir buçuk saat batıdaki Margate’e giderim. Biraz Doğu Londra’nın kopyası sayılabilecek ama çok daha huzurlu ve ferah bir sahil kasabası. Vintage dükkânları, antikacılar, lezzetli yemekler ve kahveciler uçurum ve deniz manzarasına karşı yanyana burada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mahalle: Hackney. Mekân: Broadway Market. Mahalleli: Nivi Jasa.
23 Mar 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Tarihin ve toplumsal olayların binaları nasıl değiştirdiğini ve geçmişin detaylı mimarisinden bugünün daha sade yapılarına nasıl geldiğimizi Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık kurucu ortağı Kerem Erginoğlu ve SO? Mimarlık ve Fikriyat kurucu ortağı Sevince Bayrak’la birlikte inceledik.

Carlsberg’in dev üretim merkezinden Mikkeller’in craft biralarına, üç yüz yıllık barlardan aquavit ve gløgg’a: Öresund’un iki yakasındaki Kopenhag ve Malmö’yü barları, biraları ve yerel içkileri üzerinden keşfetmek isteyenlere dört günlük bir rota.



