OMM'un yeni sergisi 'Ferahfeza': İyisiyle kötüsüyle bir sofra etrafında buluşmak

Odunpazarı Modern Müze’nin (OMM) yeni sergisi Ferahfeza, bir sofra etrafında şekillenen çoğul ve canlı duyguları odağına alan bir anlatı sunuyor. Yağmur Elif Ertekin küratörlüğündeki sergi; gündelik hayatın neşesinden kutlamanın hafifliğine, dostluk ve komşuluk ilişkilerinden birlikte olmanın kırılgan ama birleştirici hâline uzanan duygudaşlıkları aynı masada buluşturuyor. Geçmişle bugünün ritüellerini yan yana getiren Ferahfeza, izleyiciyi metaforik bir sofra etrafında hem kendi hafızasına hem de ortak bir duygu topluluğuna doğru yolculuğa davet ediyor.
Antik ritüellerden Akdeniz’in gündelik sofra kültürüne uzanan bir çizgide, farklı kuşak ve disiplinlerden 40’ın üzerinde sanatçıyı biraraya getiren sergi; organik, içten ve çoğul bir buluşma alanı kuruyor. OMM’un kendine özgü mimarisi içinde bir “misafirlik” deneyimine dönüşen, 13 Eylül'e kadar sürecek bu karşılaşma, dostluğu, biraradalığı ve gündelik hayatın hafifleten duygularını buluşturarak izleyiciyi kalbin ferahlayacağı ve hislerin paylaşılacağı bir sofraya davet ediyor. Serginin hikayesini küratör Yağmur Elif Ertekin ve OMM direktörü Defne Casaretto'dan dinledik.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Melike Bayık
Bağımsız küratör, sanat yazarı ve akademisyen. Kamusal alan, kentsel adalet, imece, sosyal eşitlik, sürdürülebilirlik ve katılımcı, dayanışma temelli sanat ekosistemleri üzerine çalışmaktadır. AICA Türkiye, CIMAM ve ICOM üyesi olup, sosyo-kültürel ve toplumsal dinamikleri irdeleyen araştırma temelli projelere odaklanmaktadır. Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi Programı’nda akademisyen olarak görev yapmaktadır. 2018’den bu yana Eldem Sanat Alanı’nın kurucu danışmanı, 2020’den bu yana Hitay Vakfı ve Koleksiyonu’nun sanat danışmanı ve koleksiyon yöneticisidir. Küratöryel projelerinde akademik araştırmaların önemini gözeterek söyleşi ve seminer programları düzenlemiş, farklı yaş gruplarına yönelik çocuk atölyeleri tasarlayarak eğitsel faaliyetler geliştirmiştir. Akademik, küratöryel ve yazınsal çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.




