Bir Oscar Sohbeti

“Oscar Boy” Umur Çağın Taş’la 94. Akademi Ödülleri üzerine…
Bir Oscar Sohbeti

25 Mart - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Yerin Altında bir sahne, çok yükseklerde bir deneyim İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbullulara yeniden armağan edilen; şehrin en yeni, cazibeli ve heyecan verici kültür sanat noktası Müze Gazhane ; kendini durağanlıktan uzak, yaratıcı bir mekân olarak konumlandırırken sözünün arkasında duruyor ve şehre kazandırdığı yeni sahnesinde, herkesi Yerin Altında bir deneyime davet ediyor. Nedir? İBB iştiraklerinden Kültür AŞ ’nin İstanbullunun uzun süredir ihtiyaç duyduğu yeni bir alternatif mekân arayışına cevap verdiği, çok yönlü bir kültür sahnesi olarak misafirlerini ağırladığı Müze Gazhane otoparkının -2. katında yer alan Yerin Altında serisi , yeraltı kültürüne selam veriyor. Yerin Altında konser serisi yle her perşembe Türkiye müzik sahnesinin kendine has isimlerini ağırlayan -2. kattaki bu yeni etkin alanı, aynı zamanda Hoodbase'in Dream Gigs Illustrated sergisine duvarlarında yer verirken Kutsal Motor ile Sinema Kulübü'ne de ev sahipliği yapıyor. Kimler geldi kimler geçti? Şubat ayında Lalalar konseriyle açılışını yapan tamamı ücretsiz Yerin Altında konser serisinde şimdiye kadar Hedonutopia, Palmiyeler, Al’ York x Eskiz, Kamufle x Janset’i dinleme şansı yakaladık. Dün akşam sahne alan Jakuzi enerjisini henüz üzerimizden atamamışken 31 Mart akşamı buluşacağımız Korhan Futacı konseri içinse şimdiden heyecanlanmaya başladık! Aman dikkat: kapasitenin sınırlı olduğu konserler için web ve sosyal medya hesaplarında verilen link üzerinden kayıt yaptırmak gerekiyor. Dahası: Bizi farklı sahnelerde farklı etkinliklerle buluşturmaya doyamayan Müze Gazhane, çarşamba akşamları Hava Kararınca konserleriyle mum ışığında aydınlanıyor. Müze Gazhane Meydan’da gerçekleştirilen ücretsiz konserlerin gelecek ismi Dilek Türkan , 30 Mart akşamı Hava Kararınca sahnesinde. Detaylar ise hemen şurada . İBB Kültür AŞ’nin gerçekleştirdiği şehre heyecan katan etkinlikleri kaçırmamak için burayı takip edebilir, Müze Gazhane’de ne var ne yok göz atmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Emre Eminoğlu

Ödül sezonu ve Oscar tahminleri söz konusu olduğunda sohbet etmeyi, yazdıklarını okumayı ve podcastlerinde söylediklerini dinlemeyi en çok sevdiğim isim, 2009’dan bu yana Oscar Boy adıyla, kalabalık kadrolu bir sinema platformuymuşçasına içerik üreten Umur Çağın Taş. Yıllar önce bir Filmekimi sırasında, iki film arasında tanışıp kahve içmeye oturduğumuzda, iki saate yalın tutkuyla Oscar ödüllerini, törenlerini ve filmlerini konuştuğumuzu hatırlıyorum. Değişiklik yok, hâlâ yapıyoruz ve bu kez siz de tanık olun istedik.


Emre: 27 Nisan 2021, 19 Eylül 2021 ve 9 Şubat 2022. Bu tarihlerde nerede duruyordun ve bu süreçte en radikal şekilde değişen öngörün ne oldu?

Umur: Açıkçası ben bir sene önce kadroyu görünce Don't Look Up'la açtım sezonu. Eylül ayında, Toronto ve Telluride festivallerinin ertesinde Belfast'a ikna oldum. Adayların açıklanmasıyla da The Power of the Dog'da karar kıldım. Ama şu an ibreler garip bir şekilde CODA'yı gösteriyor. Radikal şekilde değişen tek öngörüm de CODA sanırım. Birilerinin koltuğunu dolduracak sandığımız film, şu an 3'te 3 yapmaya hazırlanıyor. Bir de geçtiğimiz yıl 14 aylık uzun bir sezon izlemiştik, bu yıl da aslında mart sonuna kadar uzamış oldu ödül sezonu. Bu tür uzatmalar da momentuma çok etki ediyor. Sence bu yıl kimler bundan yararlandı?

Emre: CODA diyeceğim. Apple TV+’a eklendiğinde ödül sezonu için çok erken bir tarihti, buraya kadar geleceğini asla düşünmezdim. Ama sezon uzadıkça ve adı duyulmaya başlandıkça, insanlar da The Power of the Dog ve Belfast gibi adaylardan sıkılmaya başladıkça izleyecek yeni alternatifler aramaya başladılar. Belki adaylık oylamasını da şu noktada tekrar yapsak, yardımcı kadın oyuncu, özgün şarkı ve hatta yönetmen kategorilerde dahi CODA’yı konuşuyor olabilirdik. Peki sence bir “Little Miss Sunshine senesi” mi, yoksa “Birdman senesi” mi bu?

94. Akademi Ödülleri

En İyi Film, 94. Akademi Ödülleri 


Umur: Konu ne yaparsak yapalım CODA'ya gelecek, değil mi? (Gülüyor.) Yapımcılar Birliği ve Oyuncular Birliği'nden büyük ödülü kapmış ama sonrasında Oscar'ın En İyi Film dalında zafere ulaşamamış tek yapım Little Miss Sunshine (2006) tarihte. O da Martin Scorsese'nin güzel hatırına, o güne kadar hiç ödüllendirilmediği için kaybetti aslında. Ben üzücü bir şekilde CODA'nın bir Little Miss Sunshine değil, kurgu adaylığı alamamış olmasına rağmen PGA (yapımcılar birliği) ve SAG’den (oyuncular birliği) Oscar'a uzanan Birdman (2014) olacağını düşünüyorum. 

94. Akademi Ödülleri

En İyi Yönetmen, 94. Akademi Ödülleri


Emre: Ben The Power of the Dog’dan umudu kesmedim henüz. Ama eğer dediğin gibi olacaksa ve The Power of the Dog film ve uyarlama senaryo ödüllerini de cebe indiriyorsa, geriye alabileceği sadece En İyi Yönetmen Oscar’ı kalmış oluyor. Belki de sadece bir “Birdman senesinde” değil, bir “The Graduate (1967) senesindeyizdir” aslında. 

Umur: Yönetmen dedin de, Jane Campion'ın Critics' Choice Ödülleri’ndeki konuşmasında Williams Kardeşler hakkında yaptığı yorumlar sonuca etki eder mi sence? Hadi diyelim etki etti, alternatifimiz kim gerçekten?

Emre ve Umur

Emre ve Umur Kadıköy sokaklarında, Jane Campion’dan Alana Haim’e uzanan bir Oscar sohbetinin ortasında


Emre: Campion’ın dünyanın en başarılı sporcuları arasındaki iki siyah kadına “en azından benim gibi erkeklere karşı yarışmıyorsunuz” dediği o ödül konuşması bana ‘başkası adına utanma’ hissini sonuna dek yaşattı. Bir yandan sonrasında dilediği özürde samimi olduğunu düşünüyorum ama bir yandan da konumuz bu değil. Campion’ın bu kategorideki oyu o kadar fazlaydı ki bence, bu konuşma ona oy kaybettirmiş olsa bile aldığı oylar ona yetecektir gibi geliyor. Belki adaylar arasında Denis Villeneuve (Dune) olsaydı farklı düşünürdüm. Hazır bu konu açılmışken sorayım, tek bir kategoride bir adaylığı değiştirip, ödülü de ona verme şansın olsaydı ne yapardın?

94. Akademi Ödülleri

En İyi Kadın Oyuncu, 94. Akademi Ödülleri


Umur: Alana Haim (Licorice Pizza), En İyi Kadın Oyuncu. Adayların isimlerini kağıtlara yazıp havaya atabilir ve herhangi birini çıkartabiliriz, umurumda değil. Bu sene Haim'in eline su dökebilecek bir performans, böylesine bir star ışığı perdeye uğramadı.

Emre: Ben de Alana Haim ve Renate Reinsve’nin (The Worst Person in the World) yokluğundan dolayı çok mutsuzum ama en azından Lady Gaga (House of Gucci) o akıllara zarar performansla aday edilmedi diye teselli ediyorum kendimi. Sanırım bu yıl hepimizi en çok zorlayan kadın oyuncu yarışı oldu zaten. Ne olacak bu kategoride sence?

Umur: Alana Haim ve Renate Reinsve'nin aday edilmemesi insanlık suçu olduğundan aslında bu kategoriden çıkan sonuç hiç umurumda değil, fakat bir taraftan da heyecanlı bir yarış var. Şu an Gary Oldman - Darkest Hour ve Meryl Streep - The Iron Lady gibi oyunculuk + makyaj ödülü klasiğine Jessica Chastain'in çok uyduğunu düşünüyorum. Hem Nicole Kidman'ın kalesi olacak sandığımız SAG'de Chastain’in galip gelmesi, hem de Chastain’in aday edilmediği BAFTA'da filmin makyaj kategorisinde galip gelmesi bir şeylerin işaretçisi sanki. "Zamanı geldi" anlatısına da cuk oturuyor tabii.

94. Akademi Ödülleri

En İyi Erkek Oyuncu, 94. Akademi Ödülleri


Emre: Oscar Boy Ödülleri’nin de sıkı bir takipçisiyim ve bu seneki adaylarına baktığımda, geçtiğimiz yıllara göre Akademi’nin adaylarıyla daha fazla ortaklık görüyorum sanki. Sende pek bir değişiklik olduğunu sanmıyorum, Akademi gerçekten değişiyor mu ne?

Umur: Belki de. Ama ben bu yıl Akademi'ye daha yakın gibiyim sanki. Konsensusun belli filmlerde odaklandığı bir sezon olsa da oturup Steven Spielberg filmi övdüm :) Yine de evet tabii. Hamaguchi'nin, Trier'in, Almodovar'ın rahatlıkla uluslararası film dalı haricinde de varlık gösterebildiği bir dönemdeyiz artık. 


94. Akademi Ödülleri töreni, 27 Mart Pazar’ı 28 Mart Pazartesi’ye bağlayan gece, TSİ 03:00’te TRT2’de canlı yayımlanacak. Geçtiğimiz yıl da töreni yayınlayan kanal, orijinal dilde yayın seçeneği sunmadığı ve simültane tercüme sırasında bazı ifadeler çevrilmediği için Oscar takipçileri tarafından eleştirilmişti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍿 Oscar tahminleri, Borusan Müzik Evi

Borusan Müzik Evi'ni keşfe çıkıyor, Oscar öncesi tahminlerimizi karşılaştırıyor, "CODA mı The Power of the Dog mu?" diye soruyoruz.

25 Mar 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Billboard

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?