Oyun ve Uygulama Akademisi

Oyun ve Uygulama Akademisi

İTÜ Arı Big Bang - Quando - 4 Kasım
İTÜ Arı Big Bang ile birlikte

İTÜ Çekirdek Big Bang 2 Aralık’ta 10’uncu yaşını kutluyor İyi fikirler sistemli hâle getirilmeden başarıya ulaşamaz; başarı finansal ve stratejik olarak desteklenmedikçe daha ileri taşınamaz; inovasyon kelimesi akademinin birikiminden ve bilimin gücünden ayrı düşünülemez. Bu gerçeklerden hareketle yürüttüğü çalışmalarla küresel başarı hikâyelerine zemin hazırlayan İTÜ Çekirdek, yarattığı güçlü ekosistemle Big Bang Start-up Challenge’ın onuncu yılında da öncü girişimleri kamuoyuyla buluşturmaya hazırlanıyor. Nedir? İTÜ ARI Teknokent’in kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek tarafından gerçekleştirilen, Türkiye’den ve dünyadan en iyi girişimcileri ağırlayan Big Bang Start-up Challenge bu yıl 10’uncu yaşını kutluyor. 2 Aralık Perşembe günü çevrimiçi gerçekleştirilecek Big Bang Start-up Challenge bu yıl, geçtiğimiz yıl 54 milyon liralık kaynağı girişimlere ulaştırarak kırdığı rekorunu aşmak istiyor. Neden önemli? Şimdiye dek 3 bin girişime ve 6 bin 500 girişimciye destek veren İTÜ Çekirdek’ten geride bıraktığı 10 yılda cirosunun %85’i yurt dışından gelen, ürününü MIT’ye satan, 40’tan fazla ülkeye distribütörlük ağı kuran, Silikon Vadisi’nden yatırım alan, unicorn adayı olan girişimler ortaya çıktı. İTÜ Çekirdek’in desteklediği girişimler 320 milyon TL’nin üzerinde yatırım aldı. Girişimlerin toplam değerlemeleri 2,8 milyar TL’yi, toplam ciroları ise 370 milyon TL’yi aştı. Güçlü bir ekosistem: İstanbul Sanayi Odası, Elginkan Vakfı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Planlama Ajansı ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin yanı sıra Teknoloji ile Üretelim, EnerjiSA, AgeSA, Agito, Anadolu Efes, AKSigorta, AXA Sigorta, Elder, Ford Otosan, HDI Sigorta, Teknasyon, Türkiye Sigorta ve Yapı Kredi Teknoloji gibi toplam 40 paydaşı da ekosisteme dâhil eden İTÜ Çekirdek; Big Bang aracılığıyla birbirine sıkı biçimde bağlı bir ağ yarattı. Teknoloji, inovasyon, girişimcilik başlıkları ilginizi çekiyorsa Big Bang 2021 heyecanına bu bağlantıdan ortak olabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı, T3 Girişim Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi teknoloji sektörüne özel nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve Türkiye'nin dijital oyun ve uygulama geliştirme ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen "Oyun ve Uygulama Akademisi" projesini hayata geçirdiler. Ücretsiz ve 18-29 yaş aralığındaki herkesin başvurusuna açık olan program kapsamında, geçmişte teknoloji sektörüne ilişkin herhangi eğitim veya deneyim ön koşulu aranmaksızın oyun ve uygulama yazılımı alanında 7 aylık yoğun bir eğitim sunuluyor. Oyun ve Uygulama Akademisi'nin ilk yılında, en az %50'si kadın olmak üzere 2 bin mezun verilmesi amaçlanıyor. 7 Kasım 2021 tarihine kadar başvuruların sürdüğü akademinin detayları için Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül'ü Quando'ya konuk ettik.

Mehru Aygül

Türkiye, Avrupa ile karşılaştırıldığında uygulama geliştiricileri sayısında ciddi bir fark var. Türkiye’de halihazırda 170 bin civarında yazılım geliştiricisi varken Avrupa'da bu rakam ortalama olarak 700 bin. Sizce, Türkiye'de yerli ve millî teknoloji ekosisteminin genişleyebilmesi için temel ihtiyaçlar nedir? 

  • Öncelikle ülkedeki şirketlerin %89’u önümüzdeki bir yıl içerisinde bir kullanıcı deneyimi tasarımcısı veya yazılımcı istihdam etmeyi hedefliyor. Zaten%70’i bu pozisyonlar için genç yetenekleri tercih ediyor. Türkiye pazarında bütüne baktığımızda %75 oranında sektörde muazzam derece yetenek azlığı var. İş gücünde bulunan 7,7 milyon insanın son becerilerle donatılması gerekiyor. Yazılım sektörü hızlı büyüyen ve sürekli yenilenen bir alan. Dolayısıyla  yazılım ve bilgisayar mühendisliğinden mezun olmak yeterli değil. Bir yazılımcı adayının kendini geliştirebilmesi için teknik yetkinler dışında sosyal becerilerini artırma, proje yönetimi ve networking gibi alanlarda eğitim alması gerekiyor. Teknoloji, ülkeyi büyütecek sanayiden sonra ülkeyi bir sonraki seviyeye taşıyacak yer. 

Dijitalleşen dünyada Türkiye önemli bir role sahip olmak istiyor. Türkiye'nin dijitalleşme sürecinin hızlandırılmasında Oyun ve Uygulama Akademisi nasıl bir katkı sağlayabilir?

  • Pandemi dönemi ne kadar dijital dünyada yaşabileceğimizi gösterdi ve öngöremediğimiz bir çok yeni iş alanı yarattı. Gençlerin %87'sinin teknolojiyi dijitalden öğrendiği bu dönemde Oyun ve Uygulama Akademisi'yle 400 saatlik oyun uygulama, girişimcilik, inovasyon, proje yönetimini, network ve kariyer fırsatları içeren bir modül sunuyoruz. Uluslararası geçerliliği olan bu programı bitiren 2 bin bursiyer istihdam edilebilir durumda olacak. Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında programa kabul edilenlerin yarısı kadın olacak.
  • Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin performasına baktığımızda yazılım sektörünün ülke ihracatına katkısı %2 iken bu rakam ülkemizde sadece %0,5. Araştırmalara göre 2025 yılında, Türkiye'nin 1o milyon dolarlık ihracatın yapılabileceği, 100 bin istihdam yaratılabileceği ve 10 tane unicorn girişimin çıkabileceği öngörülüyor. Dolayısıyla bu potansiyeli gerçekleştirmek için programın istihdam alanında çözüm sunabileceği çok değer var.


Oyun uygulaması geliştirilmesinde dünyada indirilen toplam oyun sayısına bakıldığında Türkiye’den çıkan oyun üreticilerinin hacmi dünyada altıncı. Özellikle yazılım geliştirici sayısı ele alındığında Türkiye büyük bir potansiyele sahip. Teknoloji odaklı girişimcilerin çoğalmasında hukuk, finans ve insan kaynakları alanlarında verilen sektörel eğitimlerin ne kadar değerli olduğunu düşünüyorsunuz?

  • Aslında biz bu programı tasarlarken gençlerin sadece yazılım eğitim almalarını yeterli görmedik. Yazılımcılar şirketin ve projenin vizyonuna odaklı büyük resmi görebilmeli. Bu yüzden de bir çok farklı alandan beslenebilmeli. Yazılımcılardan beklentimiz, sadece işlerinin en iyi olmaları için teknik eğitimleri tamamlamaları değil. Aynı zamanda girişimci bakış açısını da öğrenerek bir adım öne geçmelerini sağlamak. Bu nedenle teknoloji girişimciliği eğitimlerimiz olacak, bu eğitimin içinde temel girişimcilik, insan kaynakları, hukuk ve finans konularında eğitim alacaklar. Ayrıca kariyer hızlandırma etkinlikleri, sosyal beceri eğitimleri, İK simülasyonları ile çeşitli networking atölyeleriyle sektörle bir araya gelmelerini sağlayacağız. Bu ülkede teknolojik büyümenin gerçekleşebilmesi için yazılımcıların girişimci zihniyetine sahip olması gerekiyor. Akademide biz temel girişim dersleri de veriyoruz. Girişimci bakış açısına sahip birinin bulunduğu ortamı dönüştürebildiğini düşünüyoruz. Oyun ve Uygulama Akademisi de sadece bir yazılım eğitimi değil bu 4 ana alanla ilgili de eğitimler sunuyor. 

Oyun ve Uygulama akademisi aynı zamanda bireyler arası işbirliğine ve güçlü bir iş ağı oluşturmalarına odaklanan yenilikçi bir topluluk program. Akademi, gençlerin kariyerlerini hızlandırmak için nasıl istihdam kanalları açacak?

  • Program boyunca bursiyerlere teknoloji sektöründe ihtiyaç duyacakları ve kendi kariyerlerini oluşturacak becerileri kazandırmaya yönelik teknik (Flutter Uygulama Geliştirme, Unity Oyun Geliştirme) ve Teknoloji girişimciliği (Temel girişimcilik, hukuk, finans, insan kaynakları) alanındaki kariyer odaklı eğitimlerin yanı sıra yetkinliği uluslararası olarak kabul gören ve ilk kez Türkçe olarak sunulacak Coursera'da yer alan Google Proje Yönetimi Programı'ndan sertifika sahibi olma fırsatı sunuluyor. 
  • Ayrıca kariyer hızlandırma etkinliklerine katılan bursiyerler, ardından girişimcilik üzerine ilham seansları ve farklı sektörlerden İK'lar ile tanışabilecekleri sektör buluşmalarına katılabilecekler. Sosyal beceri eğitimlerinde de bireysel olarak ve ekip içinde iletişim becerilerine odaklanacağız. Akran öğrenimini besleyen interaktif bir komünite ortamı sunduğumuz bursiyerlerimiz, süreç sonunda GİRVAK ve  T3 Girişim Merkezi'nin networküne dâhil olacaklar. Akademi sonunda gerçekleştireceğimiz Hackathonu kazanan takımları daha geniş bir network ile tanıştırmak ve ilham almaları amacıyla San Francisco gezisine götüreceğiz. Kısacası bursiyerlere kendi kariyerlerine inşa etmek için bir kapı açıyoruz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

#TemizTwitch protestosu

Twitch yayınlarından kara para aklandığı iddiaları üzerine adli makamlar soruşturma başlattı.

04 Kas 2021

Elena Lacey / WIRED

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

‘İletişimsiz kitle’ gerçeği: Herkese ulaşmak ama kimseyle buluşamamak

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Ümit Alan

·

03 Eki 2026

‘İletişimsiz kitle’ gerçeği: Herkese ulaşmak ama kimseyle buluşamamak
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Ümit Alan

·

26 Eyl 2026

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Doğa Yurduneri

·

23 Eyl 2026

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Doğa Yurduneri

·

21 Eyl 2026

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI yarışının Soğuk Savaş açmazı: Yapay zekanın gelişimini yavaşlatmak gerçekten mümkün mü?

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Doğa Yurduneri

·

15 Eyl 2026

AI yarışının Soğuk Savaş açmazı: Yapay zekanın gelişimini yavaşlatmak gerçekten mümkün mü?