

İTÜ Çekirdek Big Bang 2 Aralık’ta 10’uncu yaşını kutluyor
İyi fikirler sistemli hâle getirilmeden başarıya ulaşamaz; başarı finansal ve stratejik olarak desteklenmedikçe daha ileri taşınamaz; inovasyon kelimesi akademinin birikiminden ve bilimin gücünden ayrı düşünülemez. Bu gerçeklerden…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı, T3 Girişim Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi teknoloji sektörüne özel nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve Türkiye'nin dijital oyun ve uygulama geliştirme ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen "Oyun ve Uygulama Akademisi" projesini hayata geçirdiler. Ücretsiz ve 18-29 yaş aralığındaki herkesin başvurusuna açık olan program kapsamında, geçmişte teknoloji sektörüne ilişkin herhangi eğitim veya deneyim ön koşulu aranmaksızın oyun ve uygulama yazılımı alanında 7 aylık yoğun bir eğitim sunuluyor. Oyun ve Uygulama Akademisi'nin ilk yılında, en az %50'si kadın olmak üzere 2 bin mezun verilmesi amaçlanıyor. 7 Kasım 2021 tarihine kadar başvuruların sürdüğü akademinin detayları için Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül'ü Quando'ya konuk ettik.

Mehru Aygül
Türkiye, Avrupa ile karşılaştırıldığında uygulama geliştiricileri sayısında ciddi bir fark var. Türkiye’de halihazırda 170 bin civarında yazılım geliştiricisi varken Avrupa'da bu rakam ortalama olarak 700 bin. Sizce, Türkiye'de yerli ve millî teknoloji ekosisteminin genişleyebilmesi için temel ihtiyaçlar nedir?
- Öncelikle ülkedeki şirketlerin %89’u önümüzdeki bir yıl içerisinde bir kullanıcı deneyimi tasarımcısı veya yazılımcı istihdam etmeyi hedefliyor. Zaten%70’i bu pozisyonlar için genç yetenekleri tercih ediyor. Türkiye pazarında bütüne baktığımızda %75 oranında sektörde muazzam derece yetenek azlığı var. İş gücünde bulunan 7,7 milyon insanın son becerilerle donatılması gerekiyor. Yazılım sektörü hızlı büyüyen ve sürekli yenilenen bir alan. Dolayısıyla yazılım ve bilgisayar mühendisliğinden mezun olmak yeterli değil. Bir yazılımcı adayının kendini geliştirebilmesi için teknik yetkinler dışında sosyal becerilerini artırma, proje yönetimi ve networking gibi alanlarda eğitim alması gerekiyor. Teknoloji, ülkeyi büyütecek sanayiden sonra ülkeyi bir sonraki seviyeye taşıyacak yer.
Dijitalleşen dünyada Türkiye önemli bir role sahip olmak istiyor. Türkiye'nin dijitalleşme sürecinin hızlandırılmasında Oyun ve Uygulama Akademisi nasıl bir katkı sağlayabilir?
- Pandemi dönemi ne kadar dijital dünyada yaşabileceğimizi gösterdi ve öngöremediğimiz bir çok yeni iş alanı yarattı. Gençlerin %87'sinin teknolojiyi dijitalden öğrendiği bu dönemde Oyun ve Uygulama Akademisi'yle 400 saatlik oyun uygulama, girişimcilik, inovasyon, proje yönetimini, network ve kariyer fırsatları içeren bir modül sunuyoruz. Uluslararası geçerliliği olan bu programı bitiren 2 bin bursiyer istihdam edilebilir durumda olacak. Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında programa kabul edilenlerin yarısı kadın olacak.
- Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin performasına baktığımızda yazılım sektörünün ülke ihracatına katkısı %2 iken bu rakam ülkemizde sadece %0,5. Araştırmalara göre 2025 yılında, Türkiye'nin 1o milyon dolarlık ihracatın yapılabileceği, 100 bin istihdam yaratılabileceği ve 10 tane unicorn girişimin çıkabileceği öngörülüyor. Dolayısıyla bu potansiyeli gerçekleştirmek için programın istihdam alanında çözüm sunabileceği çok değer var.
Oyun uygulaması geliştirilmesinde dünyada indirilen toplam oyun sayısına bakıldığında Türkiye’den çıkan oyun üreticilerinin hacmi dünyada altıncı. Özellikle yazılım geliştirici sayısı ele alındığında Türkiye büyük bir potansiyele sahip. Teknoloji odaklı girişimcilerin çoğalmasında hukuk, finans ve insan kaynakları alanlarında verilen sektörel eğitimlerin ne kadar değerli olduğunu düşünüyorsunuz?
- Aslında biz bu programı tasarlarken gençlerin sadece yazılım eğitim almalarını yeterli görmedik. Yazılımcılar şirketin ve projenin vizyonuna odaklı büyük resmi görebilmeli. Bu yüzden de bir çok farklı alandan beslenebilmeli. Yazılımcılardan beklentimiz, sadece işlerinin en iyi olmaları için teknik eğitimleri tamamlamaları değil. Aynı zamanda girişimci bakış açısını da öğrenerek bir adım öne geçmelerini sağlamak. Bu nedenle teknoloji girişimciliği eğitimlerimiz olacak, bu eğitimin içinde temel girişimcilik, insan kaynakları, hukuk ve finans konularında eğitim alacaklar. Ayrıca kariyer hızlandırma etkinlikleri, sosyal beceri eğitimleri, İK simülasyonları ile çeşitli networking atölyeleriyle sektörle bir araya gelmelerini sağlayacağız. Bu ülkede teknolojik büyümenin gerçekleşebilmesi için yazılımcıların girişimci zihniyetine sahip olması gerekiyor. Akademide biz temel girişim dersleri de veriyoruz. Girişimci bakış açısına sahip birinin bulunduğu ortamı dönüştürebildiğini düşünüyoruz. Oyun ve Uygulama Akademisi de sadece bir yazılım eğitimi değil bu 4 ana alanla ilgili de eğitimler sunuyor.
Oyun ve Uygulama akademisi aynı zamanda bireyler arası işbirliğine ve güçlü bir iş ağı oluşturmalarına odaklanan yenilikçi bir topluluk program. Akademi, gençlerin kariyerlerini hızlandırmak için nasıl istihdam kanalları açacak?
- Program boyunca bursiyerlere teknoloji sektöründe ihtiyaç duyacakları ve kendi kariyerlerini oluşturacak becerileri kazandırmaya yönelik teknik (Flutter Uygulama Geliştirme, Unity Oyun Geliştirme) ve Teknoloji girişimciliği (Temel girişimcilik, hukuk, finans, insan kaynakları) alanındaki kariyer odaklı eğitimlerin yanı sıra yetkinliği uluslararası olarak kabul gören ve ilk kez Türkçe olarak sunulacak Coursera'da yer alan Google Proje Yönetimi Programı'ndan sertifika sahibi olma fırsatı sunuluyor.
- Ayrıca kariyer hızlandırma etkinliklerine katılan bursiyerler, ardından girişimcilik üzerine ilham seansları ve farklı sektörlerden İK'lar ile tanışabilecekleri sektör buluşmalarına katılabilecekler. Sosyal beceri eğitimlerinde de bireysel olarak ve ekip içinde iletişim becerilerine odaklanacağız. Akran öğrenimini besleyen interaktif bir komünite ortamı sunduğumuz bursiyerlerimiz, süreç sonunda GİRVAK ve T3 Girişim Merkezi'nin networküne dâhil olacaklar. Akademi sonunda gerçekleştireceğimiz Hackathonu kazanan takımları daha geniş bir network ile tanıştırmak ve ilham almaları amacıyla San Francisco gezisine götüreceğiz. Kısacası bursiyerlere kendi kariyerlerine inşa etmek için bir kapı açıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitch yayınlarından kara para aklandığı iddiaları üzerine adli makamlar soruşturma başlattı.
04 Kas 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?




