

Architecht’ten yeni nesil açık bankacılık ve API yönetim platformu: Airapi Yeni nesil açık bankacılık ve API yönetim platformu Türkiye ve yurt dışında birçok banka ve finans kurumunun teknolojik altyapı süreçlerini tasarlayan Architecht , Airapi ürünüyle yeni dönemde servis modeli bankacılık hizmeti vermek isteyen bankalar için öne çıkıyor. Nedir? Bankaların ve çeşitli finansal kuruluşların sahip oldukları API’leri tüm kullanıcılara tek bir platform üzerinden güvenli ve yönetilebilir şekilde paylaşmalarını sağlayan Airapi, PSD2 uyumlu API gateway çözümü ve entegre bir API yönetim platformu olarak konumlanıyor. Airapi ’de, özellikle API’lerini dışarı açarak servis bankası konumunda hizmet sunan bankalar için oldukça önemli bir ihtiyaç olan; “API kullanım oranlarını takip etme” ve “API’lerini ücretlendirme” gibi çeşitli özellikler barınrıyor. Açık bankacılık konusunda 3 temel standart olarak kabul edilen; UK Open Banking, Berlin Group ve TCMB Açık Bankacılık standartlarıyla uyumlu çalışan Airapi, finansal kuruluşların yerine getirmesi gereken yasal zorunlulukları ve teknik ayrıntıları takip ederek kullanıcıların regülasyonel uyum yükünü azaltmasıyla dikkat çekiyor. Airapi’nin başlıca faydaları: Açık bankacılık regülasyonlarıyla yüzde yüz uyumlu altyapı SaaS lisans modeliyle paradan ve zamandan tasarruf Servis modeli bankacılığa geçiş imkânı Tek platformla güçlü ve güvenli API yaşam döngüsü yönetimi Kullanıcı dostu arayüzlerle kolayca API geliştirme Teknik yeterlilik ve entegrasyon gereksinimlerini azaltma Kurulum esnekliği ve operasyonel verimliliği arttırma Detaylı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Para Politikası Kurulu, yılın dokuzuncu toplantısında politika faizini üst üste ikinci kez indirerek %12’ye çekti. TCMB tarafından yayımlanan karar metninde ise beklenti dışı bir ifade yer almıyor.
- Karar metninde neler yazıyor? Bir önceki toplantı metnine çok yakın ifadelerin yer aldığı karar notunda, küresel durgunluk beklentilerine atıfta bulunulurken, küresel barış ortamının yeniden tesisinin enflasyonist baskıyı azaltacağı beklentisi yineleniyor. Metinde korunan diğer ifadeler arasında, ilk beklentilerden uzun sürecek enflasyon, ülkeler arası politika ayrışmaları ve devam eden destekler yer alıyor.
Karar metnindeki en önemli ifadelerden biri ise “kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir” ifadesi. Bu ifade hem faiz indirimlerinin ve mevzuat güncellemelerinin devam etme olasılığını canlı tutuyor; hem de bir önceki toplantı metninde de yer alan “mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir” ifadesine, geleceğe dair bir anlam yüklenmesinin önünü alıyor.
- Kararın ardından neler oldu? Kararın ardından piyasalarda büyük bir dalgalanma yaşanmadı. Bunun temel sebebi, 2021 yılının son çeyreğinde yapılan 500 baz puanlık indirim ile aşırı negatif reel faiz bölgesine erken geçiş yapılması olarak değerlendirilebilir; zira %80,2 olarak açıklanan ağustos ayı TÜFE verisinden hareketle, ex-post reel faizin -%68,2 ya da -%67,2 olması arasında pratikte bir fark bulunmuyor.
- Yakın dönemde neler bekleniyor? Kararla birlikte TL varlıklar üzerindeki baskının artması sürecin doğal bir sonucu. Buna karşın halihazırda oldukça kötü fiyatlanan TL varlıklarda sadece bu veriye bağlı olarak bir kırılma yaşanması olası gözükmüyor. Risk fiyatlarında (ana yansıma CDS’te olacaktır) ise hafif bir artış göreceğiz.
Bunun yanında, bu sabah muhtemelen bankaların verdikleri krediler karşılığında tesis edecekleri menkul kıymet seviyelerini belirlemekte kullanılan referans faiz oranının da düştüğünü göreceğiz. Selektif kredi mekanizmasının desteklenmesi adına kurgulanan yapıdaki aralığın %20,0-%26,5 bandına yaklaşması bekleniyor.
Analiz dünyasında ise art arda güncellenen enflasyon, kur ve büyüme tahminlerine ilişkin haberler göreceğiz. Bu analizlerde kırılgan TL, artan kur ve enflasyon beklentileri ile buna paralel desteklenen büyüme beklentileri anahtar kelimeler olacak.
- Cep bilgileri: Bir sonraki PPK toplantısı 20 ekim tarihinde yapılacak. Bu toplantıda çıkacak karara ilişkin beklentiler henüz netleşmiş olmasa da, an itibarıyla konuşulan “tek hane yolculuğu” senaryosu belli oranda satın alınacaktır.
Ekim ayının sonunda ise dün alınan kararın kısmi etkilerinin de değerlendirileceği enflasyon raporu toplantısı yapılacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gün içerisinde 9 merkez bankası faiz kararlarını açıkladı, TCMB politika faizini 100 baz puan indirdi.
23 Eyl 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Küresel ticaret denklemi yeniden yazılırken, uzun yıllar Çin'in gölgesinde kalan Hindistan artık küresel üretim, yatırım ve ticaret zincirlerinde başlı başına bir güç merkezi olarak öne çıkıyor. Peki yükselen bu fil, küresel ticaretin ejderhası Çin'e gerçek bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yalnızca Asya'nın değil, Türkiye'nin de ekonomik ve jeopolitik geleceği açısından da giderek daha kritik hale geliyor.



