

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı. TCMB’nin toplam döviz rezervi 116,1 milyar USD’ye gerilerken yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’daki alım serisi ikinci haftasına taşındı.
🏦 Döviz rezervi: TCMB’nin toplam döviz rezervi 21 Nisan ile biten haftada 5,4 milyar USD azalarak 116,1 milyar USD’ye geriledi. Bu düşüş, geçtiğimiz 1 yıllık süre zarfında gözlemlenen en sert gerileme hareketi olarak kayda geçti. Veriyle birlikte, toplam rezervde yıl başından bu yana yaşanan azalış 12,6 milyar USD’ye yükseldi. Net rezerv ise uzun süre sonra yeniden tek haneye geriledi ve 8,3 milyar USD oldu.
💉 Hatırlatma dozu: Reuters, 25 Nisan tarihinde yaptığı haberde, TCMB’nin döviz rezervinin haftalık bazda 5 milyar USD civarında azalmasını beklediklerini duyurmuştu. Veriyle birlikte haber teyit edilmiş oldu.
💶 Döviz tevdiat hesapları: Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduat hacmi, 907 milyon USD artışla 188,8 milyar USD’ye ulaştı. Veriyle birlikte, emtialar dahil yabancı para mevduat hacminin toplam içinden aldığı pay 40 baz puan artışla %38,4’e yükseldi. Hesaplarda yaşanan artışın 860 milyon USD’lik kısmı tüzel kişiler, 47 milyon USD’lik kısmı ise gerçek kişiler kanalı ile gelmiş durumda. Toplam yabancı para mevduatın %59,4’lük kısmı gerçek kişilere ait. Toplam hacimde yıl başından bu yana görülen düşüş ise 3,1 milyar USD seviyesinde. Bu düşüş gerçek kişilere ait hesaplarda yaşanmış durumda.
🛡️ Kur korumalı mevduat: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık verilere göre toplam mevduat hacmi 10,3 trilyon TL seviyesinde tutunurken, kur korumalı mevduat hesaplarının toplam değeri 1,98 trilyon TL ile rekor serisine devam etti. Haftalık bazda yaşanan 89,2 milyar TL tutarındaki giriş, geçtiğimiz hafta yaşanan 113,8 milyar TL’lik girişin altında kalsa da ürüne olan güçlü talebin arttığını gösteriyor. Veriyle birlikte kur korumalı mevduat hacminin toplam mevduat pastası içinden aldığı pay %19,3’e yükseldi.
🔭 Perspektif: Sistemde, faiz üst sınırının serbest bırakılması, bu alana olan talebi artırmıştı. Bunun yanında, kur üzerinde hissedilen baskı, kendini enflasyona karşı korumak isteyen yatırımcıların ürüne olan talebini daha da güçlendiriyor. Sistem, kısa vadede dövize olan talebi sınırlamakla birlikte, olası bir kur şoku yaşanması durumunda kamu maliyesinin üstleneceği ilave maliyet yüklü olacaktır.
👛 Portföy yatırımları: Yurt dışında yerleşik yatırımcılar, 21 Nisan ile biten haftada 37,1 milyon USD tutarında hisse senedi alışı gerçekleşti. Veriyle birlikte, yıl başından bu yana yaşanan çıkış 780 milyon USD’ye geriledi. Böylelikle Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı girişi ikinci haftaya taşındı. Son iki haftada yaşanan giriş 216 milyon USD’ye ulaştı. Veriyle birlikte, yabancı yatırımcıların hisse senedi portföyü içindeki payı %28,8 seviyesinde bulunuyor. Yatırımcıların toplam stoku ise 25,3 milyar USD.
Devlet iç borçlanma senedi piyasasında ise 24 milyon USD çıkış yaşandı. Veriyle birlikte iki haftalık çıkış 20 milyon USD’ye ulaştı. Yıl başından bu yana yaşanan girişi ise 56 milyon USD seviyesinde. Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senedi stoku 1,6 milyar USD.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Seçim öncesinde gerçekleştirilen son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi piyasa beklentilerine paralel olarak sabit tutuldu.
28 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



