📢 Salon İKSV'nin yeni sezonundan ilk isimler

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İstanbul’un ev sıcaklığındaki konser mekânı Salon İKSV, 2023 programından ilk isimleri açıkladı. Açıldığı günden bu yana iyi müziğin buluşma noktalarından biri olan Salon İKSV, 29-30 Eylül tarihlerinde üst üste iki akşam ağırlayacağı Fransa çıkışlı La Femme ile kapılarını açacak.
Bu yaz ikincisini düzenlediği Gezgin Salon Festivali ve çok yakında Tamino’yla düzenleyecekleri 3 şehirlik mini Türkiye turnesiyle salondan çıkan müzikleri farklı mekânlara ve ortamlara taşımaya devam eden Salon İKSV, her zaman olduğu gibi sonbaharın ilk ayında evine dönüyor.

Salon İKSV'nin 2023 sezon programı
Salon İKSV’nin yıl sonuna kadar duyurduğu isimler arasında Londra çıkışlı indie pop ikilisi Jadu Heart, ilhamını 70’lerin Anadolu rock’ından alan Almanya aktarmalı ENGIN, soul-pop’a eşlik eden boğazlı vokalleriyle tanıdığımız Yellow Days, oryantal beat’leriyle tüm dünyayı dans ettiren Red Axes, indie rock’ın nevi şahsına münhasır frontman’lerinden biri olan Stephin Merritt önderliğindeki The Magnetic Fields, klasik müziğin modern bestecilerinden Joep Beving ve Fabrizio Paterlini, Paris’in yeni duygu yüklü vokal temsilcisi Aime Simone ve Ninja Tune bayrağı altındaki marifetli prodüktör/besteci Forest Swords var.
Salon İKSV’nin sonbahar sezonu programıyla ilgili ayrıntılı bilgiye buradan, 25 Ağustos Cuma günü saat 14.30’da satışa çıkacak biletlere de şuradan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.



