Üzümler büyüdü, toplandı, ezildi mezildi. Her şey orada bitmiyor. Bekle bekle bitmiyor. Şarapçılık dünyasında şaraptaki burukluğu yani taneni azaltmak için iki yöntem kullanılıyor. Biri daha uzun süren bir yöntem; şarabın aynı kombucha gibi; şişede bekletilerek yumuşatılması ya da fıçıda bekletilerek tanenlerinin yumuşatılması. Fıçıda bekletmek doğal bir yöntem; bunu da assolistimiz meşe ağacına borçluyuz. Meşenin bir türünden fıçı yapılırken bir diğer türünden de şişelendikten sonra daha fazla yıllanmasına katkı sağlayan mantarlar yapılıyor.
Meşe fıçı nereden çıktı? Her limondan limonata yapılamadığı gibi her meşeden de fıçı yapılamıyor. Sadece belli ormanlarda yetişen meşe ağaçları kullanılabiliyor. En çok kullanılan fıçılar Fransa, ABD ve Balkan ülkelerinde yetişen meşe ağaçlarından yapılıyor. Meşeler, kendi aralarında küçük ve büyük gözenekli olarak ikiye ayrılıyor. Gözenekler, şarabın havayla temasını belirliyor. Fransa, Slovenya ve Macaristan meşeleri daha küçük gözeneklere sahip, bu da tabir-i caizse daha kibar şarapların oluşmasını sağlıyor. Güçlü burukluğa sahip şarapların yapımında kullanılan büyük gözenekli meşeler ise daha çok ABD'de yetişiyor. Diğer yandan meşeler sık dikildiği için en iyi meşeler diğer meşe ağaçlarının engeline takılmadan güneşi görebilmek için uzun yıllar mücadele eden yaşlı meşeler. Şarap için en uygun fıçılar da bu yaşlı meşelerden yapılıyor. Herkes bu çılgın dünyada hayatta kalmak için bir şey yapmalı, değil mi?
Meşe fıçısı kullanma kılavuzu: Olur da “Eve bir fıçı alalım.” dediyseniz size ulaşmadan önce nerelerden geçtiğini bilin. Öncelikle en kaliteli meşenin değeri 45 bin avroya kadar çıkabiliyor. Fıçı için kesilen meşeler ahşap dokusu bozulabileceği için elektrikli testereyle kesilmiyor (Aman dikkat! Fransa’ya gidip meşe ağacı kesip gelmeyin). Kesilen meşeler, işlenmeden önce iki üç yıl açık alanda bekletiliyor. Bu süreçte çok kurumamaları için yağmurlama sistemiyle sulanıyor ve ideal nem oranının %17-18 olarak korunması gerekiyor. Sonrasında kesilen ve bekletilen meşelerin odunsu tadınının ayrılması için kurutuluyor. Fıçı yapımı için meşeler şeritler hâlinde kesiliyor ve kocaman bir yap-boz gibi fıçı şeklini oluşturacak şekilde oturtuluyor. Fıçıların sahip olduğu bombeli şekli vermek için meşeler yakılıyor, 20 dakika suyla ıslatılıp ateşle cayır cayır yakılıp şekillendiriliyor. Ardından aroma oluşturmak amacıyla 20-40 dakika daha ateşte yakılıyor. Yakma işlemi genelde fıçıya vanilya, karamel, tütsü, kızarmış ekmek gibi aromalar veriyor. Oluşan aromanın kaybedilmemesi için de fıçıların ağzı tencere kapağı gibi kapatılıyor. Daha sonra oksidatif olgunlaştırma veya elevaj diye de geçen işlem başlıyor. Bu işlemde en başta fıçıya konulan şarabın bir kısmının zaman içinde buharlaşmasının ardından fıçıya şarap ekleniyor. Tıpkı ekşi maya kurarken her gün mayaya su ve un eklemek gibi. Hepimiz canlıyız sonuçta.
En kötü ihtimalle hiçbir şey yoksa şarap ve ekşi maya ekmek yeriz!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026





