Savaşın yeni aktörü: İnsansı robotlar cepheye inerse ne olur?

Yapay zekanın hızla yayılması, yalnızca birkaç yıl önce distopik bilim kurgu filmlerinin konusu olan gelişmeleri bir gerçekliğe dönüştürdü. İsrail-ABD ve İran arasındaki çatışmaların ortasında Pentagon’un ardı ardına yapay zeka şirketleriyle yaptığı anlaşmalar, savaş ortamında teknoloji kullanımının sınırlarını ve insanın bu kullanıma dahlini yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle Anthropic’in ABD Savunma Bakanlığı’nın Claude'u kitlesel gözetim ve tam otonom silahların geliştirilmesi de dahil olmak üzere "tüm yasal amaçlar" için kullanma talebini reddetmesi, konuya ilişkin etik tartışmaların fitilini ateşledi. Hedef belirleme ve vurmayı da kapsayan öldürme döngüsünde insan kontrolünün bulunması gerekliliğine yönelik etik anlayış, yavaş yavaş bir ön kabul olmaktan çıkarak fikir ayrılıklarının bir konusu olmaya başladı.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Gıda markaları, restoranlar ve kafeler, son dönemlerde giderek artan oranda yapay zeka üretimi görsellere başvuruyor. Fakat bu görseller, iştah açıcı görünmek yerine, “mide bulandıran” etkileriyle viral oluyorlar. Bu durum, dikkat çekici bir soruyu da gündeme taşıyor: Fotogerçekçi görüntüler üretme konusunda bu denli yetenekli hâle gelen yapay zeka modelleri, neden iştah açıcı yemek görselleri üretemiyor?

Türkiye, 15 yaş altına sosyal medya yasağını uygulamaya hazırlanırken yaş doğrulama için e-Devlet üzerinden token modeli gündemde. Çocukları sosyal medyanın zararlarından korumayı amaçlayan bu sistem, bütün kullanıcıların önce devletin kimlik altyapısından geçmesini gerektirebilir. Çocukları korumak amacıyla kurulan bu sistem, kullanıcıların kimliğiyle hesapları arasındaki bağı devletin elinde görünür hâle getirir mi? Yetişkinlerin anonimlik hakkı bundan nasıl etkilenecek?




