
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Tanışalım
Şu anda yazarlık ve editörlük yapıyorum, eğer bunu yapmasaydım radyoculuk yapmak isterdim. Radyoculuğun o seslerle birleşen gizemli dünyasının tadı çok başka geliyor bana.
İstanbul’da Kemerburgaz’da yaşıyorum, kalbimde de hep İstanbullu oldum ama bir süredir bu ilişki bende de gitgelli. Âdeta toksik bir ilişki.
Mahalle kavramı bana göre günlük rutinler anlamına geliyor. Bir mahallede kendi rutinimi dahil edebileceğim rahat ve güvenli bir ortam bulabilirsem kendimi oraya ait hissediyorum.
Mahallede kafa dinlenecek ağaçlık yerler benden sorulur. Şehrin kalanındaysa şöyle arkadaşlarla rahat rahat oturup yiyip içilecek mekanlar. Şöyle bir rahatlamayalım da ne yapalım?
Kendimi Sultanahmet’te turist; hızla değişen dinamiklerine hiçbir şekilde yetişemediğim Eminönü’nde yabancı; Beyoğlu’nda yerli hissediyorum. Hayatımın hiçbir döneminde Beyoğlu’nu bırakmadım. Diğer yandan “geri aldık” diye ahkam kesenlere ve popülist nostaljilere biraz kızgınım, elitist bir yerden gelen hezeyanlar sanki bunlar.
Ne var ne yok?
Son zamanlarda aklımda hep dünyada ve hayatlarımızda tüm bu olup bitenlere rağmen nasıl hâlâ akıl sağlığımızı koruyabildiğimiz sorusu dönüyor. Ya da gerçekten koruyabiliyor muyuz?
Bugünlerde yapay zekanın yaratıcı endüstriler söz konusu olduğunda neler yapabileceğine dadandım. Moda alanında çalışan tasarımcılar için görseller yaratan bir yapay zeka platformunun içerik üreticiliğini üstleniyoruz ve gördüklerim beni gerçekten şaşırtıyor. Hayır, yapay zekadan endişe duyan biri değilim. Henüz.
Bu ara Fransız müzisyen Voyou’nun “Les royaumes minuscules” albümüne dadandım. Geçtiğimiz Şubat ayında Salon İKSV’deki konserinden beri sürekli Voyou dinliyorum zaten ama bu albüm müziği ve hisleriyle bahara o kadar yakışıyor ki!
Son seyahatimde Londra’daydım. Buradaki keşiflerim parklar oldu. Londra’daki parkların çözemeyeceği sinir, stres, depresyon yok diye düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hasdal-Okmedyanı bağlantısı üzerinden ilerliyoruz. Kağıthane’den kıvrıla kıvrıla, gittikçe yeşillenen; dolayısıyla da “şehirden uzaklaştığımız” hissine kapıldığımız bir yoldayız. Yolculuk Kemerburgaz’a, Seden'le buluşmaya.
24 May 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



