Siber güvenliğe nasıl yatırım yapılır?

Dijital dünyada var olmadan iş dünyasında var olmanın imkânsız hâle geldiği günümüzde şirketler, siber güvenlik yatırımlarını yılda bir kez değil; her daim gözden geçirmek zorunda.
Siber güvenliğe nasıl yatırım yapılır?

Kolay İK - 12 Nisan
Kolay İK ile birlikte

Uzaktan çalışmaya geçişte İK süreçlerini dijitalleştirin: Kolay İK

İlk adımı teknoloji şirketleri attı; Twitter, Facebook, Microsoft, Salesforce, Spotify ve daha niceleri pandemiden sonrası için de uzaktan çalışmayı opsiyonlarından biri haline getirdi. Sonraki adım diğer endüstrideki kurumsal şirketlerden…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Yaşar Yüzer - MasterCard Avrupa Siber Güvenlik Danışmanlığı Direktörü

Yaşadığımız dönemde büyük ölçekli siber güvenlik ihlalleri neredeyse sıradan hale geldi. Yakından tanıdığımız ve hatta müşterisi olduğumuz şirketlerin yaşadıkları siber saldırılar bizleri de ilgilendirmeli, çünkü saldırganlar tarafından çalınan değer, çoğu zaman bu şirketlerin verisi - yani aslında bizim verimiz. Ne yazık ki son yıllarda bu siber saldırıların çektiği tüm ilgiye rağmen dünya çapındaki birçok kuruluş, ortaya çıkan siber riskleri yönetmeye çalışırken hâlen büyük zorluk çekiyor. Boyut ve sektörden bağımsız olarak siber güvenlik, ilgi ve yatırım gerektiren bir alan.

Fakat bilinenin aksine, siber güvenliğe yatırım yapmak, sadece teknolojiye yatırım yapmak anlamına gelmez. Siber güvenlik, çalışanları, müşterileri, iş süreçlerini ve üçüncü tarafları da içeren çok daha geniş kapsamlı bir alan. ABD merkezli araştırma şirketi Gartner'ın güvenlik harcamaları üzerine yaptığı ankete göre, siber güvenlik pazarı son birkaç yıldır sürekli büyüyerek 2020'de yaklaşık 123 milyar dolara ulaştı. Tahminler, pazar büyüklüğünün 2024 yılına kadar 300 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. Artan yatırımlara rağmen siber güvenlik saldırılarının sayısı, ihlaller ve yasal para cezaları da her yıl artıyor. Ortalama bir şirketin kullandığı 47 adet güvenlik teknolojisi bile siber güvenliği sağlamanın zorluğunun altını çiziyor.

Bu süreçte hayatımıza dâhil olan pandemi ve jeopolitik krizler, 2020 yılında bir önceki yıla göre siber saldırı sayısında dört kat artışa neden oldu. Bu dönem, genel olarak çeşitli siber saldırı yöntemlerinin kullanımını önemli ölçüde artırdı. Örneğin, sadece Mart 2020'de binlerce Covid-19 temalı sahte web sayfası oluşturuldu. Öte yandan, mevcut Covid-19 salgınının ortasında hayatımıza giren "evden ve uzaktan çalışma", çalışanların daha az güvenli ve denetimsiz ortamlarda şirket sistem ve verilerine erişimini sağladı. Maalesef bu durum siber saldırganlar için de yepyeni olasılıklar yarattı.

Veri artık yeni neslin petrolü diyebiliriz. Dijitalleşen dünyada verinin değeri her geçen gün artıyor. Kişisel veri ihlallerinin şirketlere maliyetinin veri tipine bağlı olarak, veri başına 200 ila 400 avro arasında olduğunu düşünürsek siber güvenliğin önemini kavramış oluruz. Yine yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki dünya üzerindeki tüketicilerin %60’ı alışveriş yaptığı kurumda bir siber ihlal olduğunda oradan bir daha alışveriş yapmayacağını belirtiyor. Yani tüketiciler, verilerinin nasıl toplandığına, kullanıldığına ve korunduğuna çok dikkat ediyor. Tüketici güveni, hiçbir işletmenin kaybetmeyi göze alamayacağı, değerli bir varlık. Küçük ya da büyük ölçekli fark etmeksizin her kurum siber risklerin farkında olmalı.

Bilinçli siber güvenlik yatırımları

Dijital dünyada var olmadan iş dünyasında var olmak nasıl imkânsız hâle geldiyse dijital dünyada var olmanın şartı ise siber güvenlik. Dolayısıyla kuruluşların öncelikli olarak siber güvenliğin gerçek maliyetini ve kendilerine etkisini çok iyi anlamaları gerekiyor. Geleneksel olarak siber güvenlik maliyetlerinin çoğu, ağ bağlantıları, veri koruma ve uç nokta koruma teknolojileri gibi BT altyapı bütçelerinde gizlidir. Ayrıca, bazı teknolojilerin ikili amacı olabilir. Örnek olarak, güvenlik duvarları BT ortamları içinde etkili iletişimi sağlarken aynı zamanda iletilen verileri de güvence altına alır. Hiç beklemediğimiz işlerde de siber güvenlik maliyetleri saklı olabilir. İnsan kaynakları veya eğitim birimlerinin güvenlik farkındalığı eğitimlerini planlaması ve bu eğitimleri almak için her çalışanın harcadığı zamanı bu maliyetlere örnek olarak gösterebiliriz.

İkinci olarak, kurumlar kendi kapasite ve mevcut siber güvenlik kontrollerinin olgunlukları hakkında detaylı bilgiye ve şeffaflığa sahip olmalıdır. Elbette yukarıda belirtildiği gibi, siber güvenlik kontrolleri yalnızca teknoloji odaklı değildir; her teknolojinin onu yönetmek için insanlara ve süreçlere ihtiyacı olur. Ayrıca, her siber güvenlik riskinin çözümü için bir teknolojiye ihtiyaç yoktur. ISO27001, NIST ve CIS kontrolleri gibi endüstri tarafından tanınan standartlar, genel siber güvenlik olgunluğunun değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Bazı kuruluşlar için bu değerlendirmeyi harici destek alarak yapmak faydalı olabilir. Dışarıdan görüş almak, bazı durumlarda daha tarafsız ve aydınlatıcıdır.

Sun Tzu’nun dediği gibi: “Düşmanı bildiğiniz kadar kendinizi de biliyorsanız zafer konusunda şüpheniz olmasın.” Bu nedenle her bir kuruluş, içinde bulunduğu tehdit ortamını ve ona zarar verebilecek unsurları derinlemesine anlamalıdır. Organizasyondaki en değerli varlıkların ne olduğunu bilmek, düşmanın neyin peşinde olduğunu da belirlemeye yardımcı olacaktır. Nasıl ki gerçek hayatta altın ve mücevherleri kasaya koymak mantıklı ise siber ortamda da öncelikli hedef en önemli varlıkları korumak olmalıdır. Kritik varlıkları tanımlarken iş birimlerini dâhil etmek, riskleri daha iyi anlamalarına ve aynı zamanda daha net bir tanıma ulaşmaya yardımcı olacaktır. Bu ortak çalışmalar çoğu durumda çok sağlıklı olmayan siber güvenlik ve iş fonksiyonları arasındaki iletişimi de destekler.

Hedeflenen siber güvenlik yapısına adım adım

İlk değerlendirmeler tamamlanınca, kuruluşun gerçekçi yeteneklerine, iş önceliklerine ve risklerin ciddiyetine dayalı olarak, istenen durumu tasarlamak için sağlam bir planlama yapmak gerekir. Genellikle bu plan birkaç yıla yayılarak yapılır. Her bir projenin ayrıntılı bir tanımını ve beklenen sonucunu, gelecekteki organizasyonu, öngörülen mimariyi ve üst yönetim dâhil tüm paydaşlara yönelik bir iletişim stratejisini içermelidir. Tanımlanan her kilometre taşı için ölçülebilir temel başarı faktörleri, hem teknik hem de iş birimlerinin anlayacağı bir dilde ifade edilmelidir.

Son olarak, hedeflenen yapıya ulaşmak için gerçekçi bir bütçe tanımlanmalıdır. Her proje ve değişim beraberinde yeni süreç, teknoloji ve bunları yönetecek iş gücü ihtiyacı getirir. Dolayısıyla, tanımlanan bütçe proje sonrası operasyon maliyetlerini de içermelidir. Bazı durumlarda, özellikle otomasyonun kullanılmasıyla operasyon bütçeleri azalabiliyorken çoğu zaman artış gösterdiği görülmektedir.

Her yatırım gibi, siber güvenlik yatırımlarının da ölçülebilir kârlı bir getirisi olmalıdır. Risk azaltma etkisi, potansiyel ihlallerin beklenen maliyetinden daha büyükse, yatırım karlı olarak kabul edilir. İhlallerin potansiyel maliyetini sadece riskli varlığın değeri ile hesaplamak yeterli olmayabilir. İtibar kaybı, mevcut ve yeni iş kaybı, gelir kaybı, yasal para cezaları, hisse dalgalanmalarının etkisi ve felaket kurtarma gereksinimleri ihlallerin genel maliyetini de etkileyebilir.

Kuruluşlar dijitalleştikçe ve operasyonları otomatikleştikçe, siber güvenlik riskleri de eş zamanlı olarak değişmeye ve artmaya devam eder. Siber güvenliğe yatırım yapmak tek seferlik bir karar değildir ve en az yılda bir kez gözden geçirilmesini gerektirir. Şimdi, başlamak için en iyi zaman!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🏴‍☠️ Endişe çağı: Siber saldırılar

12 Nisan Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Yemeksepeti, Facebook, LinkedIn ve Clubhouse'da yaşanan veri sızıntıları, şirketlerin siber güvenlik yatırımları ve Archegos Capital'in çöküşü var.

12 Nis 2021

Kolay İK ile birlikte
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"