Son 20 yılın en önemli antitröst davası: Google'ı ne bekliyor?


Girişimleri destekliyor, ekosistemi geliştiriyor: Workup Girişimciliği stratejik bir alan olarak gören İş Bankası , yeni nesil girişimcilik yolculuğunu yıllar içinde güçlü bir ekosisteme dönüştürdü. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminde önemli bir katma değer oluşturan İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı 7 yıldır kesintisiz devam ediyor. Nedir? Startup'ları görünür kılmak, onların farklılaşan ihtiyaçlarına cevap vermek ve iş birliği fırsatları sunmak amacıyla hayata geçirilen bir girişimcilik programı. Neler oluyor? Ölçeklenebilir iş modeline sahip, fikir aşamasını tamamlamış tüm girişimlere açık dikey bağımsız yürütülen Workup, bugüne kadar 20 bine yakın başvuru aldı. 108 girişimin mezun olduğu Workup’ın 12’nci dönemi 9 girişimle sürüyor . 2021 yılında Workup çatısı altında hayata geçirilen, tarım teknolojileri geliştiren , sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeline sahip startup'ların büyümesine destek veren Workup Agri’nin 3’üncü dönemi 6 teknoloji girişimiyle ilerliyor. Eğitici oyun geliştirme ve ölçeklenme süreçlerinde katkı sağlamak üzere geçtiğimiz yıl başlatılan Workup Gaming ’in ilk döneminde 10 girişim ve oyun stüdyosu , eğitim odaklı oyunlar üretti veya daha önce geliştirdikleri oyunları ölçeklendirdi. Afet teknolojileri ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda teknoloji üreten etki girişimlerine özel hızlandırma programı Workup4Future ’dan 6 girişim mezun oldu. Küresel hızlandırma programı Workup Rise LEAP ’a seçilen girişimler, Londra girişimcilik ekosisteminde yoğun bir programdan geçti. Program, Türkiye’de KOSGEB desteğiyle ilk kez hayata geçirilen yurt dışı program olma özelliği taşıyor. 65 Workup’lı girişim toplam 32 milyon ABD doları yatırım alırken bunların 13’ü İş Bankası ve yatırımcısı olduğu fonlar tarafından fonlandı. Workup Girişimcilik Programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir ve başvuru yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Google'a ABD'de açılan dava, son 20 yıl içinde federal hükümeti bir teknoloji şirketiyle karşı karşıya getiren ilk antitröst davası oldu. 6 ay önce, Kasım 2023'te ABD hükümetinin Google'ı suçladığı antitröst davasının savunmaları son bulmuştu. Google antitröst davasının kapanış konuşmaları ise Perşembe ve Cuma günü dinlendi.
Hakim Amit P. Mehta, iki gün süren kapanış konuşmaları sırasında 10 haftalık dava süresince hem Google'ın hem de ondan şikayetçi olan ABD Adalet Bakanlığı'nın savunmalarındaki eksikliklere dikkat çekerek iki tarafı da eleştirdi. Hakim Mehta'nın önümüzdeki haftalarda ya da aylarda vereceği karar; Apple'a, Amazon'a ve Meta'ya açılan diğer antitröst davalarının sonuçlarını etkileyecek.
- Açıklamalar: Cuma günkü kapanış konuşmasında ABD Adalet Bakanlığı'nin avukatı Kenneth Dintzer, antitröst yasalarının Google'ın internet aramaları üzerindeki baskınlığını "gevşetemezse" şirketin aynı uygulamalara devam edeceğini belirtti. Google'ın avukatı John E. Schmidtlein ise başarısını hak ederek kazanmış bir şirketi cezalandırmanın beklenmedik olacağına dikkat çekti.
Google antitröst davası
ABD hükümeti, Google'ın kendi arama motoruna ürünlerinde yer vermeleri için Apple ve diğer teknoloji şirketlerine milyarlarca dolar ödeme yaparak yasal olmayan bir şekilde internet aramalarındaki tekelini sağlamlaştırdığını iddia ediyor.
- Editörün önerisi: Çeyrek yüzyılın en büyük antitröst davasında kapanış
Cuma günkü kapanış konuşmalarıysa, ikinci suçlamaya odaklandı: Hükümetin şirketi arama sonuçlarında verilen reklamlar üzerinde de baskınlık kurmayla suçlaması. Adalet Bakanlığı'nin avukatı David Dahlquist, reklam verenlerin olabildiğince çok müşteriye erişmek için Google dışında başka seçenekleri olmadığını vurguladı.
- Detaylar: Google arama motorunun saniyeler içinde düzenlediği otomatik ihaleler, hangi şirkete ait reklamın önce gösterileceğini belirliyor. Adalet Bakanlığı, Google'ın fiyatlarını %15'e kadar yükseltebilmek için ihale kurallarını değiştirdiğini iddia etti. Böylelikle şirketin pazarlamacılara harcamalarının nereye gittiğine dair yeterli bilgi vermeyerek bazı ihalelerden çekilmelerini zorlaştırdığı da belirtildi.
Google ise Facebook, Instagram, TikTok ve Amazon gibi diğer şirketlerin de reklamcıların hedef müşterile ulaşması için kullanışlı verilere sahip olduğunu savunuyor.
Diğer büyük teknoloji şirketlerini ne bekliyor?
Eylül 2023'te Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve 17 eyalet, satıcılara kendi pazar yerini kullanmaktan başka seçenek bırakmadığı gerekçesiyle Amazon'dan şikayetçi oldu. FTC, Amazon'un tekelci uygulamalarla müşterilerini yapay olarak yükseltilmiş fiyatlara mahkum ettiğine dikkat çekti. Amazon'un antitröst davası ise Ekim 2026'da başlayacak.
Adalet Bakanlığı, Apple'ın akıllı telefon pazarındaki baskınlığını kullanarak rekabeti engellediği ve fiyatları yükselttiği gerekçesiyle şirkete Mart ayında dava açmıştı.
- Editörün önerisi: ABD Adalet Bakanlığı, Apple'ı tekelcilikle suçluyor
FTC, Meta'nın Instagram ve WhatsApp'ı satın alarak sosyal medyada tekelcilikle suçladığı davayı Aralık 2020'de açtı. FTC; Meta'nın kullanıcılara başka alternatif sunulmasını engellediğini belirtirken, Meta ise rekabete engel olmadığını ve platformları geliştirmek için yüksek miktarlar harcadığını savunmuştu. 2021'de Hakim James Boasberg, FTC'nin suçlamalarını haksız buldu ama komisyonun tekrar dava açmasına izin verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Netflix'te yayınlanan "What Jennifer Did" adlı suç belgeselinde AI kullanımının tespit edilmesi tepkilere neden oldu. Google antitröst davası iki gün süren kapanış konuşmalarının ardından son buldu.
07 May 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.



