Starship'in patlamayla sonuçlanan test uçuşu, çevrede ciddi hasara yol açtı

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Elon Musk'ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX tarafından tasarlanan dünyanın en güçlü roketi Starship'in test uçuşu geçtiğimi hafta gerçekleşmiş; fırlatmadan dakikalar sonra roketin kontrolü kaybederek patlamasıyla sonuçlanan bu deneme, SpaceX ve NASA yetkilileri tarafından bir başarı olarak kabul edilmişti. Ancak, Starship'in test uçuşu, Teksas'ta bulunan fırlatma sahasının yakınlarında yaşayanlar için "dehşet verici" bir deneyim olmuş gibi gözüküyor.
Geniş açı: New York Times'ın haberine göre, Starship'in fırlatılmasının ardından fırlatma alanının bulunduğu yere komşu olan Port Isabel kasabasında "neredeyse her yer"in kalın bir toz tabakası ve kum taneleriyle kaplandığı bildiriliyor. Kasaba sakinleri, Starship'in 33 Raptor motorundan çıkan gücün "mini bir deprem" etkisinde olduğunu ve kasabada en az bir dükkanın camlarının kırılmasına neden olduğunu aktarıyor.
- Ayrıca, Starship'in uçuşunun dördüncü dakikasında gerçekleşen patlamanın doppler radar sistemleri tarafından dahi tespit edildiği belirtiliyor.
- Bununla birlikte, kalkış alanında 25 metre derinliğinde bir krater açan Starship'in neden olduğu yıkımın parçaları etrafa saçılarak çevrede park hâlindeki araçlarda da ağır hasara yol açtı. Gelgelelim, bu, SpaceX'in yol açtığı ilk hasar değil. 2021 yılında SpaceX'in parçalanan Falcon 9 roketinin bir parçası Washington eyaletindeki bir çiftliğe düşmüş ve yerde bir çukur oluşmasına neden olmuştu.
Öte yandan: Yerel halk, Starship'in gelecekte gerçekleşmesi planlanan fırlatmalarının yerel flora ve fauna üzerindeki potansiyel etkileri konusunda endişeli olduklarını ifade ediyor. SpaceX'in Starbase tesisleri yaban hayatı koruma alanlarının yakınında yer alıyor. Her ne kadar bu tür roket kompleksleri çevreye zararı en aza indirgeyecek şekilde inşa edilse de Starship'in arkasında bıraktığı yıkım durumun pek de öyle olmadığına işaret ediyor.
- Fırlatmanın neden olabileceği tahribatı önlemek amacıyla 27 çevre, toplum ve yerli kuruluş, test uçuşunun gerçekleşmesinden bir gün önce, 19 Nisan'da, roketin hem yerel halk hem de çevre üzerindeki etkilerine ilişkin endişelerini dile getiren açık bir mektup imzalamıştı.
- Bölgenin yerli halkı Carrizo Comecrudo Kabilesi'nin Başkanı Juan B. Mancias tarafından imzalanan mektupta, tehlike altında olan bölgede kutsal toprakların olduğu belirtilerek "Biz, Teksas'ın Carrizo Comecrudo Kabilesi olarak, kutsal topraklarımızı tahrip eden SpaceX operasyonlarına karşı çıkıyoruz" ifadelerine yer verildi. Buna göre, kabile, roket konusunda taraflarına hiç danışılmadığını; toplantı taleplerine de hiç yanıt verilmediğini öne sürdü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.





