Suç ve Ceza Film Festivali’nden 4 film önerisi

14. Suç ve Ceza Film Festivali’nden, Altın Terazi ödülünü kazanan “My Stolen Planet” dahil 4 film önerisi.
Suç ve Ceza Film Festivali’nden 4 film önerisi

18 Kasım - Honda - Duende
Honda ile birlikte

Konfor ve donanım bu SUV’de buluşuyor: Honda HR-V e:HEV

Honda’nın hibrit modeli HR-V e:HEV ile Hayalleri ileri sürün. Modern iç-dış tasarımı ve keskin çizgileriyle dikkat çeken model, aynı zamanda verimli hibrit güç aktarma sistemiyle verimli bir sürüş sunuyor.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

14 yıldır düzenlenen Suç ve Ceza Film Festivali, ne yazık ki İstanbul’daki diğer film festivallerinin gölgesinde kalıyor. Oysa diğer festivallerden aşağı kalır yanı olmayan, hatta birçoğunun seçkisinden daha iyi, az ama öz, tematik bir seçki sunuyorlar. Açıkçası ben de festivali birkaç yıl önce, anca 1-2 filme vakit ayırarak takip etmeye başladım. Son üç yıldır seçkiyi daha detaylı inceleyebiliyor, haftamın büyük kısmını festivale ve gösterimlerine ayırıyorum. Kurak Günler’i İstanbul’da ilk kez Suç ve Ceza Film Festivali’nde izleme, Oscar adayı İrlanda filmi The Quiet Girl’ü ve Oscar ödüllü 20 Days in Mariupol belgeselini festivalde izleme fırsatı buldum; geçen yılın en iyi filmlerinden olduğunu düşündüğüm Le Paradis ile Suç ve Ceza Film Festivali’nde tanıştım. Bu yıl da festivalde 7 uzun, 5 kısa metrajlı film izledim.

Gürcistan’ın Oscar adayı The Antique / Antikvariati (yön. Russudan Glurjidze) Putin karşıtlığı ve karakter yaratımıyla, Birleşik Krallık’ın Oscar adayı seçtiği Hindistan filmi Santosh (yön. Sandhya Suri) ise çarpıcı konusu ve yardımcı oyuncularından Sunita Rajwar’ın performansıyla dikkatimi çekti. Senaristleri arasında Cafer Penahi’nin yer aldığı The Witness / Shahed (yön. Nader Saeivar) ise didaktikliği ve düşük temposuyla benim için büyük bir hayalkırıklığıydı. Kısa filmler arasında ise Cansu Baydar’ın kısa süre önce Antalya ve İzmir’deki festivallerde En İyi Film seçilen filmi Neredeyse Kesinlikle Yanlış öne çıkıyordu. 

My Stolen Planet | Kaynak: Suç ve Ceza Film Festivali

Festivalden öneriler

My Stolen Planet (yön. Ferahnaz Şerifi)

Festivalin Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film seçilen My Stolen Planet, İran İslam devrimiyle aynı yılda doğan yönetmeni Ferahnaz Şerifi’nin kişisel deneyimlerinden yola çıkarak İran’da kadınların örtünme zorunluluğunun kısa bir tarihini anlatıyor. 2022’de Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından alevlenen protestolar güncelliğini korurken, film kadınların zorunlu örtünmeye karşı mücadelesini ve bu zorunluluğun yaşamlarındaki etkilerini arşivin, hafızanın ve tanıklığın gücünü kullanarak aktarıyor. Doğumundan beri dışarıda ve evde farklı bir gezegendeymişçesine yaşadığını ifade eden yönetmen, kendi gezegeninin ve bu gezegendeki kişisel tarihi fotoğraf ve videolarla kayıt altına alarak bu filmi mümkün kılmış. Şerifi ödülünü “Bu ödülün sadece benim çalışmalarımı değil, aynı zamanda özgürlük ve adalet için mücadele eden herkesi, özellikle de tüm kadınları ve tabii ki İranlı kadınları onurlandırdığını belirtmeliyim.” sözleriyle kabul etti.

Black Box Diaries | Kaynak: Suç ve Ceza Film Festivali

Black Box Diaries (yön. Shiori Itō)

Festivalin 4. Kuvvet Direniyor bölümünde gösterilen belgesel, Shiori Itō’nun hem haberci hem bir tecavüz kurbanı olarak beş yıllık mücadelesinin güncesini tutuyor. #MeToo hareketinin Japonya’daki öncüsü Itō, dönemin başbakanı Abe’ye yakınlığıyla dikkat çeken ve politikacının biyografisini kaleme alan gazeteci Yamaguchi tarafından tecavüze uğradıktan sonra yaklaşık 6 yıl süren mücadelesinin her adımını, akıllı telefonu ve kayıt cihazında biriktirdikleri aracılığıyla aktarıyor. Belgesel, ifşanın ve travmayı dillendirmenin ne kadar zor olduğunu, dahası insanları söylediklerine inandırmanın zorluğunu her dakikasında hissettiriyor. Itō, kendi travmasına ve davasına bir gazeteci olarak yaklaşmış olmanın onu güçlendirdiğini söylüyor. Çoğu zaman yaşadıklarına ve hak mücadelesine bir gazeteci gözüyle yaklaşmaya çalışan Itō’nun bunda zorlandığı anlara tanık olmaksa filmin etkisini de, düzene olan öfkeyi de katbekat artırıyor.

Wild Diamond | Kaynak: Suç ve Ceza Film Festivali

Wild Diamond / Diamant brut (yön. Agathe Riedinger)

Festivalin Adalet Terazisi bölümünde, bu ilk uzun metrajlı filmiyle Cannes’da yarışma bölümüne seçilen Agathe Riedinger’in Wild Diamond filmi de vardı. Yönetmen, yoksul ile zengin arasındaki uçurumun arttığı, insan bedeninin ve sosyal medya ününün bir yatırıma dönüştüğü günümüzde yoksul bir genç kadının hissedebileceklerini çok iyi kavramış ve beyazperdeye taşımış. Film, sosyal medyada daha çok takipçi elde edebilmek ve nihayetinde bir reality yarışma programına seçilebilmek için kendini bilinçli olarak bir arzu nesnesine dönüştürmeye çalışan Liane’ın çırpınışlarını konu alıyor. Yeni keşif, genç oyuncularının performanslarının etkisi bir yana, sosyal medya çağını en iyi şekilde tanımlayan filmlerden olduğunu düşündüm.

Souleymane’s Story | Kaynak: Suç ve Ceza Film Festivali

Souleymane’s Story / L’histoire de Souleymane (yön. Boris Lojkine)

Festivalin Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Souleymane’s Story, iltica talebi kabul edilene kadar kaçak yollardan kuryelik yapan Afrikalı göçmenlerin hikayesini Gineli Souleymane üzerinden işliyor. Göçmen olduğu için emeği kolayca sömürülen Souleymane, kendi hikayesinin yetersiz bulunacağına emin olduğu için mülakatında yalan söylemek zorunda kalıyor. Onun Paris sokaklarında soluk soluğa pedal çevirerek, metrodan metroya koşturarak geçirdiği iki günü, birçoklarının kabusunu yansıtıyor. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görülen Abou Sangare, olağanüstü bir performansla filmi tek başına sırtlıyor. Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Ses ödülüne layık görülmesi de boşa değil; müzik kullanmayı tercih etmeyen film, metropolün seslerini çaresizliğe büyütmek için kullanan ses tasarımı oldukça etkileyici. Festivalin filmin açıklamasına düştüğü not ise yürek burkuyor: “Kendisi de bir göçmen olan ve Amiens’de tamircilik yapan [başrol oyuncusu] Sangare’nin oturum izni talebi festivalden hemen önce reddedildi.”

Ghost Trail | Kaynak: Suç ve Ceza Film Festivali

Festivalin ödülleri

14. Suç ve Ceza Film Festivali dün geceki ödül töreniyle sona erdi:

Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması
En İyi Film: My Stolen Planet (yön. Ferahnaz Şerifi)
Jüri Özel Ödülü: The Story of Souleymane (yön. Boris Lojkin)
Mansiyon: Ceviz Yaprakları Sarardığında (yön. Mehmet Ali Konar)
SİYAD Ödülü: Ghost Trail (yön. Jonathan Millet)
Öğrenci Jürisi Ödülü: Ghost Trail
Seyirci Ödülü: Ceviz Yaprakları Sarardığında

Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması
En İyi Film: Amarela (yön. André Hayato Saito)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧹 Witches, Suç ve Ceza’dan öneriler

Elizabeth Sankey’nin kişisel deneyimlerinden yola çıktığı belgeseli Witches'ın incelemesi. 14. Suç ve Ceza Film Festivali günlükleri.

29 Kas 2024

Honda ile birlikte
Witches | Kaynak: MUBI

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi