Tayvan'daki deprem, yarı-iletken sektörünü nasıl etkileyecek?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Tayvan'ın doğu yakasını vuran 7,4 büyüklüğündeki deprem, en az 9 kişinin ölümüne, 1.000'in üzerinde kişinin ise yaralanmasına sebep oldu. Depremin etkileri hissedilmeye devam ederken yarıiletken sektörü ise dünyanın en önemli çip üreticisi TSMC'ye ne olacağını merak ediyor.
Detaylar: Apple ve Nvidia gibi büyük şirketlerin çip üretimini sağlayan şirket, depremin ardından etkilenen bölgelerdeki çalışanlarını taşıdığını ve üretime ara verdiğini açıklamıştı. Şirket, 24 saat içerisinde çalışanların tesislere geri dönmeye başladığını belirtti. TSMC, depremden sonraki 10 saatte yaptığı hasar tespiti çalışmasının ardından, depremin üretim araçlarının sadece küçük bir kısmını etkilediğini ve kurtarılan parçaların tesisin %70'ini oluşturduğunu açıkladı. Kurtarılan parçalar arasında kritik üretim araçları da yer alıyor.
Neden önemli? Deprem kaynaklı üretim durdurma kararı, haftalarca kesintisiz izolasyon gerektiren çip üretim sürecine büyük zarar verebilir. Tayvan'daki çip üretimi sektörü, dünyanın en üst seviye çiplerinin %80-90'ını kapsarken, bu üretimi sağlayabilecek başka bir alternatif de bulunmuyor.
Bir adım sonrası: Nvidia, yapay zeka alanındaki çip siparişlerinin tamamını TSMC'den tedarik ediyor. Bu nedenle, TSMC'deki üretim durdurma kararının, yarıiletken sektöründeki tedarik zincirinde olumsuz yansımalara neden olması öngörülüyor.
TSMC üretimini neden sınırlı bir alanda yoğunlaştırdı?
TSMC, karmaşık çip üretim sürecinde mühendislerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşabilecekleri bir ortam oluşturmak amacıyla tesislerini Tayvan'da yoğunlaştırmayı tercih ediyordu.
TSMC'nin Intel ve Samsung'u geride bırakarak yarıiletken sektöründe lider konuma yükselmesi, ABD, Avrupa ve Japonya'da Tayvan'ın millî güvenlik problemleri ve Covid-19'dan kaynaklı tedarik zinciri aksamalarıyla ilgili endişelere yol açtı. Bu nedenle şirket, Japonya ve ABD'de de çip üretimi tesisleri kurmaya başladı. Fakat şirketin gelişmiş çip üretim hacminin büyük bir kısmının bu tesislerden sağlanması beklenmiyor.
TSMC'nin üretiminin Tayvan'da yoğunlaşması yarıiletken sektöründe neden endişe yaratıyor?
Tayvan, iki tektonik plakanın birleşme noktasında yer alan bir ada olduğu için yüksek deprem riski altında. Buna ek olarak Çin hükümetinin askerî tehditleriyle de karşı karşıya.
Bloomberg, ABD tarafından desteklenen Tayvan'da patlak verebilecek bir savaşın tahminî maliyetinin, küresel ekonominin %10'una karşılık gelebileceğini, yani 10 trilyon ABD dolarına yakın olacağını öngörüyor. Bu da olası bir savaşın etkisinin, pandemiden ve küresel ekonomik krizden çok daha yıkıcı olacağı anlamına geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Tayvan'da meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki depremde, ülkenin güçlü teknolojisi sayesinde çok az can kaybı yaşandı. Fakat depremin, Tayvan'ın yarıiletken sektörünü nasıl etkileyeceği küresel şirketleri endişelendiriyor.
05 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



