Tech Open Air 2023: Paneller, sunumlar ve konuşmalardan daha fazlası


Türkiye’yi dijitalleştiren platform: BANDWITT Günümüzde firmaların devamlılığı ve rekabet güçlerinin korunması için en önemli konuların başında gelen dijital dönüşüm , hiç de göründüğü kadar kolay değil. Bu önemli başlık altında uzun yıllardır çalışmalar yürüten BANDWITT , 2017 yılından bu yana Türkiye’deki firmaların dönüşümüne katkı sağlıyor. Bugüne kadar gerçekleştirdiği yerel ve küresel iş birlikleri çerçevesinde, 500’den fazla firmaya dokunan BANDWITT , firmaların dijital dönüşüme nereden başlamaları ve hangi teknoloji tedarikçileriyle çalışmaları konusunda firmalara hızlı ve etkin çözümler sunuyor. BANDWITT platformu içerisinde neler var? Hızlı analiz: BANDWITT’in bugüne kadar kazandığı sektörel tecrübeler çerçevesinde geliştirdiği metodoloji sayesinde firmaların mevcut teknoloji kullanımının hızlıca fotoğrafı çekilerek firmanın ihtiyaçları anlık olarak belirlenebiliyor . Proje önerileri: BANDWITT platformuna katılan firmalar, kendi ihtiyaçlarına özel hazırlanmış projeleri detaylarıyla görüntüleyebiliyor, projelerini platform üzerinde önceliklendirerek bu projeleri kolayca hayata geçirebiliyor . Teknoloji tedarikçileri: BANDWITT platformu içerisine katılan firmalar, teknoloji ihtiyaçları çerçevesinde seçtikleri projelere istinaden bu projeleri hayata geçirebilecekleri alanında uzman teknoloji tedarikçilerini platform içerisinden görüntüleyerek firmaları için en uygun teknoloji tedarikçileriyle eşleşiyor . BANDWITT hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için burayı ziyaret edebilir, firmanıza en uygun teknolojilerle hemen eşleşmek için [email protected] adresiyle iletişime geçebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Festival alanına girdiğiniz an doğru yer ve zamanda olduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Sahip olabileceğiniz tek FOMO, yan odada neler olup bittiği hâline geliyor. İnsanlara yaklaştığınızda, fikirler hakkında konuşmak ve onların kavramlar hakkındaki düşüncelerini duymak sadece bakış açınızı genişletiyor.
Geçtiğimiz hafta, aslına sadık kalınarak etkinlik alanına dönüştürülen eski bir demir dökümhanesi olan Berlin’deki Wilhelm Hallen'de gerçekleşen Tech Open Air'a (TOA) katılma fırsatı buldum. Bu sayıda, teknoloji sahnesinde geleceğin neler getireceğini, karşılaşmaları, yeni bakış açılarını ve sorduğum bazı soruları sizlerle paylaşmak istedim.
Tech Open Air'ı benzersiz kılan şey ne?

Tech Open Air; amacını, dünyanın farklı yerlerindeki insanların ve kuruluşların geleceğe dair hazır olmalarına yardımcı olmak ve benzer düşüncelerdeki kişileri bir araya getirmek olarak tanımlıyor. İlk festivalini kitlesel fonlamayla hayata geçiren Tech Open Air, üç yıllık bir aradan sonra 11’inci kez teknolojideki gelişmeleri ve beklentileri konuşmak için topluluğunu bir araya getiriyor.
Tech Open Air Berlin’ı diğer festivallerden ayıran sebepleri sıralamam gerekirse:
- TOA; teknoloji, sanat, bilim, müzik ve tasarım gibi çeşitli alanlardan profesyonelleri ve meraklıları bir araya getiriyor. Bu disiplinlerarası yaklaşım, farklı sektörler arasında işbirliğini, yeniliği ve fikir alışverişini teşvik ediyor.
- Festival; konuşmalar, atölye çalışmaları, sergiler, performanslar, uydu etkinlikleri ve interaktif deneyimler dahil olmak üzere geniş bir içerik yelpazesi sunuyor. Katılımcılara yeni trendleri, yıkıcı teknolojileri ve yapay zeka, blok zinciri, sanal gerçeklik, sürdürülebilirlik ve daha fazlası gibi konularda düşündürücü tartışmaları keşfetme imkânı sağlıyor.
- TOA; benzer fikirleri paylaşan kişileri, girişimcileri, yatırımcıları ve sektör liderlerini bir araya getirerek güçlü bir topluluk oluşturmaya odaklanıyor. Katılımcıların birbirleriyle tanışması, bilgi paylaşımında bulunması ve potansiyel işbirlikleri kurgulaması için networking alanı da sunuyor.
- Festival; teknolojinin farklı alanlarında çalışan kadınlar ve dezavantajlı gruplar gibi kısıtlı temsil alanına sahip toplumsal grupların görünürlüğünü artırmak için bir platform sağlamaya çalışıyor. Kapsayıcılığı temel ilkelerinden biri olarak benimseyen festival, kapsayıcılığa katılımı ve temsiliyet alanı yüksek bir diyaloga teşvik ediyor.
- TOA; dünyanın dört bir yanından katılımcıları, teknoloji meraklılarını, girişimcileri ve yatırımcıları bir araya getirerek uluslararası bir buluşma hâline geliyor. Bu uluslararası bakış açısı fikir alışverişini geliştirirken katılımcıların ufuklarını genişletiyor ve kültürler arası işbirliklerine alan açıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tech Open Air, üç yıllık bir aradan sonra 11’inci kez teknolojideki gelişmeleri ve beklentileri konuşmak için bir araya geldi.
25 Tem 2023

YAZARLAR

Sinem Uğurdağ
Aposto COO'su.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.




