Teknoloji dünyayı kurtaracak mı?


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMW'nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İklim kriziyle ilgili haberleri okurken bazen kendimizi iki farklı duygu arasında gidip gelirken bulabiliyoruz. Bir yanda artan sıcaklıklar, kuraklıklar, seller… Diğer yanda ise her geçen gün gelişen teknolojiler, yenilenebilir enerji yatırımları, karbon yakalama sistemleri ve yapay zekânın sunduğu yeni imkânlar. Bir taraf endişelendirirken diğeri umut veriyor. Sonuçta insanlık bugüne kadar pek çok soruna bir çözüm bulmadı mı?
Peki ya bu umut, farkında olmadan bizi biraz fazla rahatlatıyorsa?
London School of Economics’te geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma tam da bu soruyu inceliyor. 115 ülkeden 9.000’in üzerinde bilim insanının katıldığı çalışmada, teknolojinin iklim krizini çözebileceğine duyulan güven ile insanların kendi hayatlarında attıkları adımlar arasındaki ilişki incelenmiş.
Sonuçlar düşündürücü. Teknolojik çözümlere daha fazla güvenen bilim insanlarının daha az uçmak, araba kullanımını azaltmak, bitki ağırlıklı beslenmek veya iklim hareketlerine katılmak gibi davranışları daha az sergiledikleri görülmüş.
İşin ilginç yanı, bunlar iklim krizinden habersiz insanlar değil. Tam tersine, bilimin içinde olan, sorunun ciddiyetini bilen insanlar. Ama belki de tam olarak bu yüzden, çözümün de bilimden ve teknolojiden geleceğine daha çok inanıyorlar.
Burada davranış biliminin bize hatırlattığı önemli bir şey var: Bir sorunun farkında olmak, o sorunu çözmek için mutlaka harekete geçeceğimiz anlamına gelmiyor. Hatta bazen çözümün mümkün olduğuna inanmak bile harekete geçme isteğimizi azaltabiliyor.
Bunu gündelik hayatımızda da yapmıyor muyuz? Bir sorunun çözümünü başkasına bıraktığımızda üzerimizden bir yük kalkıyor. Nasıl olsa ilgilenen biri var diye düşünüyoruz. İklim krizinde de benzer bir durum yaşanıyor olabilir. Nasıl olsa elektrikli arabalar yaygınlaşacak, temiz enerji ucuzlayacak, karbonu atmosferden çekmenin bir yolu bulunacak…
O zaman bugün alışkanlıklarımızı değiştirmek için neden bu kadar uğraşalım?
Psikolojide buna yakın bir kavram var: psychological distancing (psikolojik mesafe). Bir sorunu geleceğe ait gördüğümüzde, bugünkü kararlarımızla arasına görünmez bir mesafe koyabiliyoruz. İklim krizi bugünün sorunu olmaktan çıkıp geleceğin teknolojileriyle çözülecek bir meseleye dönüşüyor.
Elbette araştırma, teknolojiye güvenmenin insanları daha az harekete geçirdiğini kanıtlamıyor. Ama aradaki ilişki, iklim krizini nasıl anlattığımız üzerine düşünmek için önemli bir neden sunuyor.
Belki de insanlara yalnızca gelecekte nelerin mümkün olacağını anlatmak yeterli değil. O geleceğin gerçekleşmesi için bugün neler yapabileceğimizi de göstermek gerekiyor.
Teknolojinin dünyayı kurtarabileceğine inanmak güzel. Ben de inanmak istiyorum.
Ama belki de kendimize sormamız gereken soru şu: Dünyayı kurtaracak teknolojileri beklerken, biz ne yapıyoruz?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim krizinde yeni bir normal arayışı, teknolojinin çözüm vaadi, böceklerin şaşan takvimi, kültürel mirasın iklim karşısındaki kırılganlığı ve doğayla değişen ilişkimiz; bu sayıda ve çok daha fazlası.
15 Eki 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
“Dünyanın güzelliği bir farkındalık çanıdır.” — Thich Nhat Hanh
15 Eki 2026

Küçük bedenlerine koca bir dünyanın düzenini sığdıran canlılar; böcekler
15 Eki 2026






