Topraktaki Şifa

Kapımızdaki baharla birlikte umut dolu bir merhaba!
Topraktaki Şifa

11 Mart - Allianz - Dünyahali
Allianz Türkiye ile birlikte

Öncülük etmekten dönüştürmeye: Allianz Türkiye Allianz Türkiye sürdürülebilirlik yolculuğunda bütünsel değer yaratmak üzere, sektörüne liderlik etmenin ötesine geçerek ekosistemini dönüştürüyor. Sigorta sektörü, iklim değişikliğiyle mücadelede ve net sıfır emisyonlu ekonomiye geçişi hızlandırmada önemli bir potansiyele sahip. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi ne göre dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinden biri olan Allianz Grubu da iklim değişikliği kaynaklı risklerin önlenmesine ve düşük karbon ekonomisine geçişe katkı sağlayacak pek çok aksiyon alıyor. Allianz Grubu’nun vizyonu doğrultusunda Allianz Türkiye de sürdürülebilirliğe her boyutta öncelik veriyor. Kurum olarak kendisini sürekli dönüştürürken, finansal bir kuruluş olarak da tüm paydaşlarıyla daha iyi bir çevre için paylaşılabilir değer yaratma, içinde bulunduğu ekosistemin dönüşümüne katkı sağlama hedefiyle çalışıyor. Sürdürülebilir değer yaratma modeliyle varoluş amacı olan ‘Allianz Seninle’ yi sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve yönetişimsel katmanlarına taşıyarak, “iyi çevre, iyi toplum, iyi kurum” yaratma yolunda önemli adımlar atıyor. Organizasyon olarak kendini dönüştürme Allianz Türkiye, 2016 yılında “Allianz Seninle, İyiliğin Yanında” mottosuyla çıktığı iyilik yolculuğunun, sektöre liderlik etmeyi amaçladığı birinci döneminde ilk olarak bu konuya özel bir departman kurdu. Ardından tüm iş kollarının aktif şekilde temsil edildiği sürdürülebilirlik komitesi oluşturuldu. Komite ve birçok paydaşla birlikte Allianz Türkiye’nin ve sigorta sektörünün ilk sürdürülebilirlik stratejisini çizdi. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik anlayışıyla GRI standartlarına uygun sürdürülebilirlik raporunu yıllık olarak yayımlamaya başladı. Taahhütler ve iş birlikleriyle küresel dayanışmanın aktif bir parçası hâline geldi. Finansal bir kuruluş olarak ekosistemin dönüşümüne katkı sağlama Sigorta sektörüne liderlik ettiği dört yılın ardından finansal bir kuruluş olarak içinde bulunduğu ekosistemin dönüşümüne katkı sağlamaya odaklanmaya başladı. Bu yeni ‘entegre’ dönemde daha da cesur adımlar atmak üzere sürdürülebilirlik komitesi icra kurulu seviyesine taşındı. Sürdürülebilir değer yaratmanın, artık kabul edilebilir tek iş modeli olduğunu tüm ekosistemine yaymak amacıyla tüm paydaşların ihtiyaçları, öncelikleri ve iş stratejisiyle tamamen entegre bir sürdürülebilir değer yaratma modeli hayata geçirdi ve yatırıma açık olmayan şirketler arasında bir ilki gerçekleştirerek ilk GRI tabanlı entegre raporu nu yayımladı. Allianz Türkiye, sürdürülebilir değer yaratma modeli kapsamında iyi bir çevre için iklim değişikliğini önlemek için adımlar atıyor ve düşük karbon ekonomisini destekliyor. 2018 yılından bu yana kömür işlerini sigortalamayan Allianz Türkiye kurumlar ve bireyler için yenilenebilir enerjiyi destekleyen, çevre kirliliğini önlemeyi amaçlayan sürdürülebilir ürün ve hizmetler sağlıyor. İklim kriziyle mücadelede iş ve yaşam alanlarında yapılacak temel değişikliklerin farkında olan Allianz Türkiye, organizasyon olarak kendi çevresel ayak izini küçültmek için önemli çalışmalara imza atıyor. Sera gazı emisyonlarını 2025 yılına kadar yüzde 33 azaltma hedefi var. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları yapan Allianz’ın LEED sertifikalı ve WWF yeşil ofis diplomasına sahip binaları Allianz Tower ve Allianz Kampüs’te rüzgâr gülü ve güneş paneli kullanılıyor. Allianz 2023 yılına kadar operasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmayı taahhüt ediyor. İş birliği ve dayanışma Çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler’in “İklim Eylemi”, “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme”, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, “Nitelikli Eğitim” ile “Sağlık ve Kaliteli Yaşam” başlıklı sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlamayı amaçlayan Allianz Türkiye, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi, Kadının Güçlenmesi Prensipleri, Yenilenen Küresel İşbirliği için CEO Bildirisi, İş Dünyası Plastik Girişimi, TÜSİAD, YASED, Etik ve İtibar Derneği, Entegre Raporlama Derneği Türkiye, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Yuvam Dünya Derneği gibi pek çok ulusal ve uluslararası inisiyatifle iş birliği ve dayanışma sergilerken, küresel dönüşümün ancak birlikte mümkün olabileceğine inanıyor.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

Yağmur yağdığında, gözlerinizi kapatıp da içinize derin mi derin bir nefes çekme isteği duyar mısınız? Her nefes alışınızda aldığınız kokunun bir sonraki nefeste olmayacağından endişelenir misiniz? 

Benim için yağmurun ilk düştüğü anlardaki toprak kokusunu hissetmek paha biçilmez bir mutluluktur. Tabi ki şehirde betonların arasında yaşayanlar için ulaşılması zor bir mutluluk olabilir! 

Havadaki toprağın o mis kokusunun nereden geldiğini biliyor musunuz? Benim gibi toprak tutkunlarının aklını çelen bu kokuyu oluşturanlar, topraktaki Streptomyces cinsi çok çalışkan bakterilerdir. Yani, bu kokuyu alıyorsanız, kokladığınız toprak canlı, yaşayan bir toprak demektir. Bu kokunun oluşumunun temelinde aslında simbiyotik yani her iki tarafa da fayda sağlayan ilişkilerle örülmüş kimyasal süreçler vardır:

  • Toprağın feromonu olarak nitelendirebileceğimiz bu kokuya ‘petrikor’ ismi verilmektedir.
  • İlk başta topraktaki kil maddesinden kaynaklandığı düşünülen bu kokunun artık bir Streptomyces türü tarafından oluşturulan ‘geosmin maddesi ile ilişkili olduğunu biliyoruz. 
  • Kuyruklasıçrayanlar (Collembola) olarak adlandırılan milimetrik canlılar ise özellikle geosmine doğru yönelirler. 
  • Streptomyces sporlarının geosmine koşarak gelen kuyruklasıçrayanlar tarafından taşındığı ve bu şekilde bu faydalı bakterilerin toprakta yayılabildikleri gösterilmiştir. 

Streptomyces bakterileri, Tobias Kieser/John Innes Center

İşte size toprağın içindeki dünyadan, her iki tarafa da fayda sağlayan harika bir ilişki örneği! Toprağın faydalı mikroorganizmalarla donanması için etkili bir yol! Streptomyces bakterileri tarafından oluşturulan bir çok aktif madde, bu bakterilerle beraber aynı toprağı paylaşan bitkileri parazit ve avcı canlılardan korur. Bu bakteriler, böceklerin üzerini kaplayan sert tabakayı ve mantarların hücre duvarlarını oluşturan kitin maddesini parçalayabildikleri için, aynı zamanda karbon döngüsünde çok önemli yeri olan süper geri dönüştürücülerdir! 

Bunun da ötesinde Streptomyces bakterilerinin insan sağlığı açısından yeri tutulmaz bir önemi vardır. Bu muhteşem canlılar, bugün kullanmakta olduğumuz bakteri, mantar ve parazitlere karşı etkili antimikrobiyal ilaçların bir çoğunun ve hatta bazı kanser ilaçlarının temelini oluşturan biyoaktif maddeler sentezlerler. Günümüzdeki ileri biyoteknolojik yöntemler, bu bakterilerin sentezlediği binlerce molekül içinden yeni bir çok molekül keşfetme fırsatı sağlamaktadır. Bu nedenle bu bakteriler, ‘doğanın eczacıları olarak nitelendirilmeyi fazlasıyla hak etmektedirler. 

Streptomyces bakterileri tarafından oluşturulan bir uçucu organik madde olan geosmin günümüzde parfüm yapımında kullanılan bir esans maddesidir aynı zamanda. 

Acaba koku reseptörlerimizin bu maddeye karşı bu kadar hassas olması, evrimsel biyoloji penceresinden bakıldığında toprağa olan özlemimizin ya da insanın şifasının toprakta olduğunun bir göstergesi olabilir mi? 

Toprak, biyolojik olarak aktif bir çok doğal maddenin ve bu maddelerden üretilmiş, modern tıpta kullandığımız yüzlerce ilacın kaynağı olmuştur. Antibiyotiğe dirençli veya henüz tedavisi mümkün olmayan enfeksiyon hastalıklarının ve kanserin günümüzde oluşturduğu hastalık yükünü göz önüne aldığımızda, toprağın derinliklerinde keşfedilmeyi bekleyen ilaçlar olduğu fikri ne kadar heyecan verici, öyle değil mi!

Günümüzde, iklim değişikliğinin ve iklim değişikliğine yol açan uygulamalarımızın yıkıcı etkilerini ortaya koymak açısından topraktaki kuyruklasıçrayanların yoğunluğu ekolojik bir biyogösterge olarak kullanılmaktadır. İnsan eliyle oluşturulan yıkım toprağın canlılığını kaybetmesine yol açmakta, kuyruklasıçrayanlar ve Streptomyces bakterileri ile birlikte belki adını bile bilmediğimiz milyonlarca faydalı canlı da ölmektedir. 

Acaba toprağı öldürerek gelecekte insanlığa şifa olacak potansiyel birçok maddeye ulaşma şansımızı da kaybediyor olabilir miyiz?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

56: İklim Krizinin Farkındayız, Ama?

Eko İklim Zirvesi, Topraktaki Şifa, MellowVans

11 Mar 2022

Allianz Türkiye ile birlikte
Markos Mant

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı