Trump'ın gümrük vergilerini anlama kılavuzu

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İçeride nasıl 19 Mart 2025 tarihi hem Türkiye siyaseti hem de Türkiye ekonomisi açısından bir milat ise dışarıda da 2 Nisan 2025 tarihi, ABD Başkanı Donald Trump tarafından "Kurtuluş Günü" adı altında küresel ölçekte dünyanın hemen hemen bütün ülkelerine uygulanacağı duyurulan tarifeler açısından bir milat.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2 Nisan 2025 tarihindeki açıklamaları, küresel ticaret sisteminde ABD’nin onlarca yıldır haksız muameleyle karşı karşıya kaldığı sürecin geri alınması için gerekli olduğu yönündeydi.
Amerika’nın haksız muameleye mi uğradığı yoksa küresel ticaretin avantajlarını sonuna kadar kullanıp bir de buradan sağladığı avantajla dünyanın jandarması olup olmadığı hususu elbette çokça tartışılacak. Yıllarca ucuza üretmek için kullandığı pek çok ülke oldu ABD'nin. Ama Çin, bu ucuz ve yüksek miktarda üretim kabiliyetini kendi lehine çevirmeyi başardı.
Sadece Çin örneği ele alsak bile Çin, ABD için sadece ucuz üretim merkezi değil. Artık bunun çok ötesinde bir ülke. Sahip olduğu üretim yetenekleriyle her türlü ürünü ürettirebildiği bir ülke. Üretim yeteneği ucuzluğun önüne geçmiş durumda. ABD’nin kendi ülkesinde bu kadar yüksek bir üretim yeteneğine sahip olmadığı çok açık. O nedenle bu tarife engellerine sadece düşük maliyetle ABD içine mal satmayı engellemek olarak bakmak bence yanıltıcı olabilir. Trump’ın esas sağlamaya çalıştığı, rekabet edebilirliğin temel unsurlarından biri olan "üretim kabiliyeti"ni yeniden ABD içine taşıyabilmek.
- Bunu başarabilir mi, ya da bu "üretim kabiliyeti"ni yeniden kazanmak Trump’ın başkanlık süresine kadar sağlanabilir mi beraberce göreceğiz ancak hiç şüphesiz "Yeni Bir Dünya Düzeni"ne hep beraber şahitlik ediyoruz.
Tarifelerin 2 Nisan 2025 tarihinde açıklanacağını hepimiz biliyorduk. Burada dünyayı tabiri caizse şoka uğratan husus, aynı anda 150’den fazla ülkeye tarife uygulanması oldu. 5 Nisan 2025 tarihinden itibaren Çin ve AB hariç listelerde yer alan tüm ülkelere en az %10 (buna temel oran diyorlar) olmak üzere değişen oranlarda tarife uygulanmaya başlandı. Çin ve AB’nin yer aldığı, “diğer” adı verilen gruba ise 9 Nisan 2025 tarihi itibarıyla uygulamaya geçilecek.
Tarifelerin uygulanmasında esas alınan veriler, U.S. Census Bureau verileri esas alınarak hesaplanmış. Burada aslında karmaşık gibi görünen fakat kolayca anlaşılan bir formül esas alınarak ülke bazlı tarife hesaplaması yapılmış. Formül şu şekilde:

Burada (ε × φ) değerini 1 sabit alıyoruz. Beyaz Saray ε değerini 4 esas almış, φ ise ülke farkı gözetmeksizin 0,25 olarak dikkate alınmış. Böylece değer 1 olarak sabitlenmiş. Yukarıdaki denklemde ortaya çıkan sonuç 2’ye bölünerek hedef ülkeye uygulanacak tarife bulunuyor. ABD yönetimi, yarıya bölünmüş tarife değeri için “diğer ülkelerden talep ettikleri verginin sadece yarısını uygulayarak çok nazik davrandıklarını” ifade etti. Şaka mı bu, yoksa gerçekten mi öyle düşünüyorlar ben anlayamadım.
- Hedef ülkeye uygulanan vergi eğer yukarıdaki formülün ikiye bölünmüş hâliyle %10’un altında ise ABD yönetimi bu ülkeye temel tarife oranı olan %10’u uygulayacağını açıkladı. Böylece teknik olarak %10 altında ülke de kalmamış oldu.
Ben bu hesaplamaları kolayca yapabilmek adına ABD Ticaret Bakanlığı internet adresinden yararlandım. Siz de basitçe Excel’de hesaplama yapabilirsiniz. Örnek olarak Malezya’yı esas alalım. Trump yönetimi, Malezya için %24 oranında bir gümrük vergisi açıkladı.
Bunu nasıl buldu dersek, Bakanlık verilerine girip Southeast Asia & Pacific kısmını seçiyorum. Malezya’yı tıkladığımda karşıma gelen veri şu şekilde:
ABD'nin Malezya ile olan mal ticareti 2024'te tahminî 80,2 milyar dolara ulaştı. ABD'nin Malezya'ya yaptığı mal ihracatı 2024'te 27,7 milyar dolara ulaştı ve 2023'e göre %43,5 (8,4 milyar dolar) arttı. ABD'nin Malezya'dan yaptığı mal ithalatı 2024'te 52,5 milyar dolara ulaştı ve 2023'e göre %13,7 (6,3 milyar dolar) arttı. ABD'nin Malezya ile olan mal ticareti açığı 2024'te 24,8 milyar dolara ulaştı ve 2023'e göre %7,6 (2,1 milyar dolar) azaldı.
Buna göre ABD için;
X = 27,7
m = 52,5
Basitçe (X - m) / m = -0,4723 değeri elde ediyorum. Bunu 2’ye bölünce elde edilen değer -0,2361. 2’ye bölünmüş değeri tama tamamlayınca %24 ile uygulanan tarifeye ulaşmış oluyoruz.
Bu kez Türkiye için baktığımızda, Avrupa ve Ortadoğu sekmesinden Avrupa’yı seçiyoruz (çok şükür hâlâ Avrupa seçeneği altında yer aldığımızı da ayrıca belirteyim). Gelen veri şu şekilde:
ABD'nin Türkiye ile toplam mal ticareti 2024'te tahminî 32,0 milyar dolardı. ABD'nin 2024'te Türkiye'ye yaptığı mal ihracatı 2023'e göre %4,9 (713,2 milyon dolar) artışla 15,3 milyar dolardı. ABD'nin Türkiye'den yaptığı mal ithalatı 2024'te 16,7 milyar dolardı ve 2023'e göre %8,2 (1,3 milyar dolar) artış gösterdi. ABD'nin Türkiye ile olan mal ticaret açığı 2024'te 1,5 milyar dolardı ve 2023'e göre %62,7 (559,6 milyon dolar) artış gösterdi.
Buna göre ABD için:
X = 15,3
m = 16,7
Basitçe (X - m) / m = -0,0838 değeri elde ediyorum. Bunu 2’ye bölünce elde edilen değer -0,0419. 2’ye bölünmüş değeri tama tamamlayınca %4 ile karşılaşıyoruz. Aslında uygulanması gereken %4 gümrük vergisi iken temel oran %10 alındığı için Türkiye’ye uygulanacak oran %10 olmuş oluyor. Elbette bu bizim için durduk yere %6 ekstra gümrük vergisi ile karşılaşmak anlamına geliyor.
Şimdi pek çok kuruluş bu yeni gümrük vergilerinin olası etkilerini hesap etmeye çalışıyor.
Örneğin, hedeflenen mal grubu olan otomobiller esas alındığında, dünya ölçeğinde bu tarifeler ile etkilenen ticaret hacminin 414,9 milyar dolar olduğunu, ortalama tarife etki oranının %3,2 olacağını, küresel GSYH’ya olan etkinin -%0,5 olabileceğini ve küresel enflasyona olan katkının ise %0,3 olabileceğini hesaplamış Bloomberg.
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in açıklamalarından pazarlığın masada olduğunu, ilk pazarlığın Japonya ile başlayacağını anlıyoruz. Başkan Trump da bu pazarlık aşamasında bizzat katılımcı olmak istemiş.
Şurası açık ki bu tarifeler, Çin gibi ülkelere artabilecekken bazı ülkelere ise azalabilir. Nihai değil bir anlamda. Ancak dünya da 2 Nisan 2025 öncesi gibi olmayacak. Enflasyonist etki artık çok daha yakın ve “Bize bir şey olmayacak” demek de en büyük iyimserlik.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çin'e uygulanan gümrük vergisi oranı 50 puan daha artırılarak %104 ile rekor düzeye çıkarıldı. Şimdi esas soru şu: Çin bu tarifelere nasıl karşılık verecek?
09 Nis 2025

YAZARLAR

Prof. Dr. Burak Arzova
Akademisyen. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında yüksek lisans, 2000 yılında doktorasını tamamlayan Arzova, 2004 yılında doçent, 2009 yılında da profesör oldu. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, Muhasebe-Finansman Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.
20 Tem 2026

Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026




