Tüketici güveni 5 yılın en yükseğinde

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici güven endeksinin mayıs ayında 3,6 puan artışla 91,1 puan seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Böylece endeks, Temmuz 2018’den bu yana en yüksek değerini almış oldu.
Mayıs ayında hanenin maddi durumu endeksinin 70,6 seviyesinde gerçekleştiği, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksinin ise 5,3 puan artışla 100,5 seviyesine yükseldiği gözlemlendi. Bu veri, tüketicilerin mevcut maddi durumlarına ilişkin kötümser olduğu fakat gelecek 12 ayda genel ekonomik durumda toparlanma beklediği şeklinde yorumlanabilir.
💾 Cep bilgisi: Tüketici güven endeksi, tüketicilerin maddi durumlarını, genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmelerini, gelecek dönem beklentileri ile harcama ve tasarruf eğilimlerini ölçen 200 puanlı bir endekstir. Endekste 100 puanın üstündeki değerler tüketici güveninde iyimserliği, 100 puanın altındaki değerler ise kötümserliği göstermektedir.
Tüketici güven endeksi verisine ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Tüketici güveninin artmasıyla ekonomimizin çarklarının daha da hızlanarak dönmeye ve beraberinde yatırımlar da artmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
Açılan ve kapanan şirketler
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), nisan ayında açılan şirket sayısının aylık bazda %19, yıllık bazda ise %14,7 azalarak 9 bin 174 seviyesinde gerçekleştiğini, kapanan şirket sayısının ise aynı ayda aylık bazda %1,9; yıllık bazda %34,7 azalarak bin 423 olduğunu duyurdu.
Konuya ilişkin TOBB tarafından yayımlanan bültende Nisan 2023’te kurulan şirketlerin 3 bin 99’unun ticaret, bin 395’inin inşaat, bin 286’sının ise imalat sektöründe kurulduğu, kurulan şirketlerin 888’inin ise yabancı ortaklığa sahip olduğu ifade edildi.
Faiz beklentisi
Bloomberg HT tarafından 15 kurumun katılımıyla düzenlenen anketin sonuçlarına göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın perşembe günü düzenlenecek PPK toplantısında politika faizini %8,5 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor.
Mayıs ayı toplantısı için yapılan tahminin yanı sıra 6 kurum yıl sonu politika faizine ilişkin beklentilerini de aktardı. Kurum tahminleri arasında en yüksek yıl sonu politika faizi tahmini %30 olurken, en düşük tahmin ise %5 oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Politik arenada taşlar yerine otururken piyasalarda dalgalı seyir devam ediyor.
23 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



