Türkiye'nin ilk uzay yolcuları, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 deney gerçekleştirecek


Gençlere Alan Açık: Resim Yarışması için başvurular devam ediyor Gençlere Alan Açık: Resim Yarışması için son başvuru tarihi 2 Haziran Nedir? İBB Kültür AŞ ilk defa düzenlediği Gençlere Alan Açık yarışmasında “Bellek ve An” temasıyla resim alanında üretim yapan gençlere sesleniyor. Genç yeteneklerin özgün çalışmalarıyla katılması arzulanan yarışmada, hayalini kurdukları ve kendilerini özgür hissettikleri bir ortamda hünerlerini göstermeleri ve hikâyelerini sanat pratikleriyle anlatmaları teşvik ediliyor. Kimler başvurabilir? Başvuruların 2 Haziran’a kadar devam edeceği yarışmaya Türkiye’deki üniversitelerin 35 yaş altı lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve/veya mezunları birer eserle katılabiliyor. Peki ya ödül? Çelenk Bafra, Eda Kehale Argün, İnci Eviner, Osman Erden ve Oya Delahaye’den oluşan seçici kurul ilk üç kazananı belirleyecek. Kurul tarafından seçilen 20 eser 11 - 30 Temmuz tarihlerinde Taksim Sanat ’ta sergilenerek aynı tarihlerde Radar İstanbul mobil uygulaması üzerinden oylamaya sunulacak. Oylamanın kazananı 10 bin liralık Halk Ödülü ’ne layık görülürken yarışmanın birincisi 50 bin lira , ikincisi 25 bin lira ve üçüncüsü 10 bin liranın sahibi olacak. Sevgili gençler, Gençlere Alan Açık: Resim Yarışması hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, 2 Haziran’a kadar başvuruları şuradan yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
TÜBİTAK, Türkiye'nin ilk uzay yolcuları Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'in, 2023'ün son çeyreğinde gidecekleri Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) gerçekleştireceği, üniversite ve araştırma kurumlarınca hazırlanan 13 farklı deneyi açıkladı:
UYNA: "Uzay İçin Yeni Nesil Alaşımlar" deneyi ile yüksek sıcaklıklara dayanıklı, yüksek mukavemetli alaşımların üretilmesi çalışması, KIBO modülünde bulunan ELF kullanılarak gerçekleştirilecek.
gMETAL: "Katı Fazdaki Parçacıkların Bir Akışkan İçindeki Dinamiğine Yerçekimsiz Ortam Etkisi" deneyi çerçevesinde, yerçekiminin, kimyasal tepkimesiz koşullarda, katı parçacıklar ile akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulması üzerindeki etkisi incelenecek.
UzMAN: "Uzay Görevleri için Mikroalgal Yaşam Destek Üniteleri" deneyi ile zorlu koşullara adapte olan mikroalg türlerinin yerçekimsiz ortamda büyüme ve dayanıklılık testleri gerçekleştirilecek. Mikroalg türlerinin bu koşullarda metabolik değişikliklerinin inceleneceği; CO2 yakalama performanslarının ve O2 üretim kabiliyetlerinin tespit edileceği görev ile yaşam destek sistemi geliştirilmesi hedefleniyor.
EXTRAMOPHYTE: "Ekstrem Halofit olan Schrenkiella Parvula’nın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması" deneyi, uzayda ve yeryüzünde yetiştirilen ve de tuz stresine maruz bırakılan A. thaliana ve S. parvula bitkilerinde yeni nesil dizileme ile (RNA-seq) transkriptomun ortaya konulmasını ve mikro yerçekiminde glikofitik ve halofitik bitkilerin tuz stresine verdikleri bazı fizyolojik ve moleküler yanıtların karşılaştırmasını amaçlayacak.
METABOLOM: "Uzay Görevlerinde Bulunan Astronotların Metabolom/Transkriptomlarındaki Değişimlerin Analizi ve Ulusal Omik Veri Setlerinin Oluşturulması" projesiyle, uzay koşullarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya çıkarılması hedeflenecek.
MİYELOİD: "Uzay Misyonuna Katılan Bireylerde Radyasyona Maruz Kalmanın Kanser İçin Öncül Lezyonlar Olan Periferik Kandaki Miyeloid-Kökenli Baskılayıcı Hücrelere Etkisinin İncelenmesi" deneyi ile uzay misyonu katılımcılarının maruz kalacağı yolculuk ve uzay koşullarının, kozmik radyasyon hasarının immünolojik olarak miyeloid kökenli baskılayıcı hücreler (MKBH) hücreleri düzeyinde ölçülmesi ve değerlendirilmesi hedefleniyor.
MESSAGE: "Mi̇kroyerçeki̇mi İli̇şki̇li̇ Genetik Bi̇lim Misyonu" ile yerçekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genlerin tespit edilmesi ve uzay görevlerinde, bağışıklık hücrelerinden hangilerinin yer çekimi tarafından direkt olarak etkileneceğinin belirlenmesi amaçlanacak.
CRISPR – GEM: "Mikro Yerçekimi Altında Bitkilerde CRISPR Gen Düzenleme Verimliliğinin Araştırılması" deneyi ile uzun vadeli uzay görevlerinde sürdürülebilir bir sistemin sağlanamaması sorununa bir çözüm olarak tasarlanan biyorejeneratif yaşam destek sistemlerinin iskeleti olan bitkiler araştırılacak.
PRANET: "Propolisin Anti bakteriyel Etkisi" göreviyle, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan propolis maddesinin mikro yerçekimi ortamındaki bakteriler üzerindeki etkisi incelenecek.
VOKALKORD: "Uzay’da Yaşamaya Karşı Oluşan Hayati Tepkimelerin Vokal Kord Kaynaklı Değişimler İle Tespiti Ve Düşük Yerçekimsizliğin Sebep Olduğu Rahatsızlıkların Ses Frekansları İle Tanımlanması" deneyiyle, yapay zeka aracılığıyla seste meydana gelen frekans değişiminden rahatsızlıkların tespit edilmesi ve yerçekimsiz ortamın etkilerinin insan sesi üzerine etkilerinin araştırılması hedefleniyor.
OKSİJEN SATURASYONU: "Solunum Sistemi Fizyolojisi İçerisinde Yapay Zeka Desteği İle Verilen Havanın Oksijen Seviyesini Hesaplayarak Düşük Yer Çekiminin Sebep Olduğu Rahatsızlıkların Tanımlanması" göreviyle, yapay zeka aracılığıyla verilen havanın oksijen seviyesini hesaplayarak düşük yer çekiminin sebep olduğu farklılık ve rahatsızlıkların tanımlanması amaçlanacak.
MİYOKA: "Mikro Yerçekimi Ortamında Kurşunsuz Lehimleme Araştırması" deneyi kapsamında, Türkiye'nin ilk uzay yolcusu, ISS'de elektronik kart üzerine kurşunsuz bileşen montajı gerçekleştirecek. Görevin ardından Dünya'ya getirilecek elektronik kartlar ile mikro yerçekiminin kurşunsuz lehimleme sürecine etkileri raporlanacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'ın yeni CEO'su. Wikipedia kurucusundan Musk'a 'kısıtlama' tepkisi. Google I/O 2023'te duyurulanlar. Steve Wozniak'tan yapay zeka uyarısı. Kripto'da yeni iflas başvurusu.
16 May 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



