Türkiye'nin oyun karnesi


Harekete geçme zamanı: Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi Hangi girişimcilik profiline daha yatkınsınız? Sizin için en uygun girişimcilik projesini ve iş fikrini nasıl tespit edebilirsiniz? Girişimcilik rutinleriniz nasıl olmalı? Hayat amacınızı nasıl keşfeder, bunu bir sosyal mesele ile kesiştirerek kazanan ve kazandıran bir girişimcilik projesine nasıl dönüştürürsünüz? Tüm bu sorulara kapsamlı yanıtlar almak ve haritanızı oluşturarak yeni nesil girişimcilikte yola koyulmak için Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi ’ne davetlisiniz. Nedir? Dünyanın ilk disiplinlerarası girişimcilik eğitimlerinden biri olarak kabul gören Girişim Savaşçısı , küresel çapta bir girişimciye dönüşebilmek için yapılması gerekenleri bir haftaya yayılan Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi ile aktarıyor. 18-55 yaş aralığındaki girişimci adayları için toplam 40 saat süren eğitim; 50 ders , dokuz özel uygulama ve özel networking etkinlinliğini kapsıyor. Neden önemli? Yeni dönemin girişimcilik dinamikleriyle tanışma fırsatı sunan eğitimde kendi geleceğinizi tasarlarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenecek, yeni nesil bir girişimciye ve lidere dönüşebilmek üzere yol haritanızı belirleyebileceksiniz. Eğitimin sonunda kendi girişimcilik rutinlerinizi oluşturabilecek, iş fikirleri ve problemleri disiplinlerarası şekilde değerlendirebileceksiniz. Bir projeyi hayata geçirmeye başlayabilecek ve networking buluşması sayesinde meraklı ve yenilikçi girişimcilerle tanışarak yepyeni bir çevreye adım atabileceksiniz. Nerede ve ne zaman? Online sınıfta canlı şekilde gerçekleşecek eğitim için en yakın tarihler 29 Nisan - 5 Mayıs veya 3 - 9 Haziran . Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi ’yle paralel bir okuma yapmak için Alfa Yayınları’ından rafa çıkan Girişim Savaşçılığı Perspektifi kitabını inceleyebilir, eğitime başvurmak ve detaylı bilgi almak için ise bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Her yıl Türkiye'de oyun sektörüne ilişkin derlediği verileri "Türkiye Oyun Sektörü Raporu" adı altında yayımlayan Gaming in Turkey, 2022 yılına dair verilerini kısa bir süre önce paylaştı. Sektörü oyuncuların yaş gruplarına göre karakteristik özelliklerinden gerçekleşen yatırımlardan elde edilen toplam hasılata kadar oldukça geniş bir pencereden inceleyen rapor; bizlerin Türkiye'nin oyun sektörüne derinlemesine bir bakış atmamız için bir kapı aralıyor.
Gelin raporun detaylarına ve Türkiye'de oyun gerçeği ile oyuncu gerçekliğine birlikte bakalım.
Türk oyun sektörü değer bakımından düşüşte
Raporda Türkiye'de oyun sektörüne gerçekleştirilen yatırımların güçlü bir şekilde artmaya devam ettiği; ancak artan kura bağlı olarak oyun fiyatlarında yaşanan artışın satın alım ve harcamaları kötü yönde etkilediği bilgisi öne çıkıyor. Buna göre, 2021 yılında 52 oyun firmasına toplamda 264,8 milyon dolar yatırım yapıldığı; buna kıyasla 2022 yılında bu rakamın yaklaşık %60'lık bir artışla 424,7 milyona tırmandığı aktarılıyor. Gaming in Turkey kurucusu Ozan Aydemir ise konuya ilişkin açıklamasında oyun sektörüne yön veren ana etmenin bir kez daha mobil oyunlar olduğuna dikkat çekiyor.
- Bilgi notu: Google’ın bir ay kadar önce ikincisini gerçekleştirdiği İstanbul Mobil Oyun Etkinliği’nde paylaşılan verilere baktığımızda ise Türkiye’nin oyun ekosistemine yapılan yatırımda 333 milyon dolar ile Avrupa’da ilk sırada yer aldığını görüyoruz.
- Hatırlayalım: Yerli oyun şirketi Peak Games, 2020’de Zynga tarafından 1,8 milyar dolara satın alınarak Türkiye’nin en büyük oyun exit’ini gerçekleştirmişti. Peak’i 250 milyon dolara yine Zynga tarafından satın alınan Gram Games’in exit’i takip ederken Gram Games’i de 200 milyon dolara Miniclip tarafından satın alınan Masamo, 180 milyon dolara Zynga tarafından satın alınan Rollic ve 100 milyon dolara SciPlay tarafından satın alınan Alictus izliyor.
Öte yandan, raporda, oyuncu davranışlarının ekonomik faktörler tarafından olumsuz bir şekilde etkilendiği ifade ediliyor. 2021 yılında 8,9 lira olan ortalama dolar kurunun 2022 yılına gelindiğinde 16.58 liraya yükselmesiyle PC ve konsol platformlarında yayınlanan büyük oyunların 800 ila 1500 lira arasında satış fiyatına sahip olmasının çoğu oyuncuyu PlayStation Plus ve Xbox Game Pass gibi abonelik hizmetlerine ittiği belirtiliyor.
Türkiye’nin oyun sektörüne ilişkin bir diğer kötü haber ise sektörün sıralama olarak dünya genelinde değer kaybetmesi olarak öne çıkıyor. Buna göre, 2021 yılında değer açısından 18. sırada gelen Türk oyun sektörü, 2022 yılında büyük bir düşüşle 30. sıraya gerilemiş bulunuyor. Bununla birlikte, raporda toplam hasılatın 2021 yılındaki 1 milyar 200 milyona kıyasla yarı yarıya inerek 625 milyon dolar olarak gerçekleştiği aktarılıyor.
Türkiye'nin oyuncu profili
Türkiye’deki oyuncu profiline gelecek olursak; 2022 yılında Türkiye’nin toplam oyuncu sayısının 2021’deki 42 milyondan 44 milyona çıktığı ve bunun %52’sinin erkek, %48’inin ise kadın oyunculardan oluştuğu ifade ediliyor. Bu sayılara yaş açısından bakacak olduğumuzda ise 18 ila 24 yaş aralığındaki bireylerin %27’sinin, 25 ila 34 yaş aralığındaki bireylerin %38’inin, 35 ila 44 yaş aralığındaki bireylerin %30’unun, 45 ila 54 yaş aralığındaki bireylerin %4’ünün ve 55 ila 64 yaş aralığındaki bireylerin de %1’inin oyun oynadığı görülüyor.
- 2021 yılıyla bir kıyas çizecek olduğumuzda; 2021’de Türk oyuncuların 40 milyonu mobil oyuncu, 24 milyonu PC oyuncusu, 20 milyonu ise konsol oyuncusu iken 2022’de bu sayılar mobil için 42 milyon, PC için 24 ila 25 milyon ve konsol için 15 milyon olarak öne çıkıyor.
Türk oyuncuları gelir dağılımına göre incelediğimizde ise oyuncuların %5’inin düşük gelir, %20’sinin orta gelir, %75’inin ise yüksek gelir sınıfına dahil olduğunu görüyoruz. Buna karşın, 2021’de yüksek gelir grubunun %41 gibi bir oranla çoğunluğa sahip olduğunu da belirtmek gerekiyor.
Raporda öne çıkan bir diğer nokta ise hyper-casual oyunların düşüşe geçmesi. Buna göre, casual ve midcore-casual oyunlar yükselişe geçerken Battle Royale, FPS, Yarış, Spor Strateji ve MOBA, en popüler oyun türleri arasında kalmaya devam ediyor.
- Raporda Türkiye’de en çok tercih edilen mobil oyun türü %54 ile puzzle / trivia / kelime oyunları olarak öne çıkarken bunu %52 ile kart oyunları, %46 ile aksiyon / macera oyunları, %38 ile strateji oyunları, %31 ile spor / yarış oyunları, %24 ile nişancı oyunları, %19 ile sosyal oyunlar, %13 ile rol yapma oyunları ve %10 ile parti oyunları takip ediyor.
2022 yılında Türk oyuncular mobil kategorisinde 2022 yılında sırasıyla en çok PUBG Mobile, 101 Yüzbir Okey Plus, Garena Free Fire, Mobile Legends: Bang Bang ve Candy Crush’ı tercih ederken PC kategorisinde de Among Us, ARK: Survival Evolved, Apex Legends, Black Desert Online ve Bloons TD 6 öne çıkıyor. Bununla birlikte, konsol oyuncularının en çok tercih ettiği oyunların başında A Plague Tale: Requiem, Animal Crossing: New Horizons, Apex Legends, Babylon’s Fall ve Battlefield 2042 geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de oyun sektörü, 2022'de nasıl bir performans sergiledi? Google çalışanları, şirketin sohbet robotunun yayınlanmasına neden karşı çıktı?
20 Nis 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.




