Ütopyaları yıkan yedili

58 dakikanın her bölümünde parçalara ayrılmış idealist bir geleceğin izleri var.
Ütopyaları yıkan yedili

11 Şubat - ENKA Sanat - Duende
ENKA Sanat ile birlikte

ENKA Sanat’ta bu sezon #ÇokŞeyVar İstanbul şubat, mart ve nisan aylarına yayılan; tiyatroyu, müziği ve dansı aynı anda buluşturacak dopdolu bir programa hazır, peki sen hazır mısın? ENKA Sanat’ın birbirinden değerli sanatçıları aynı sahnede bir araya getirecek yeni sezon programının ilk 5 etkinliğini seninle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Programın devamına dair detaylar için gelecek hafta e-posta kutuna düşecek Duende Bültenini beklemede kal. ENKA Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek programdan; Sesin Resmi , 15 Şubat : Kieran Hurley'nin yazdığı Mert Öner'in yönettiği, Esra Bezen Bilgin ve Yağız Can Konyalı'nın oynadığı Sesin Resmi ; yazmaya olan inancını kaybetmiş oyun yazarı bir kadın ve hayatın şiddetinden kendini resim çizerek korumaya çalışan genç bir erkeğin şehrin tepelerinde karşılaşmasını konu alıyor. Bir Dot Tiyatrosu yapımı olan oyun, “ başkasının sesi olmak, başkasının hikâyesini anlatmak, sizi hikâyenin sahibi yapar mı? ” sorusunu sahneye taşıyor. İki Kişilik Hırgür , 22 Şubat : Usta yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun çevirip yönettiği İki Kişilik Hırgür ; 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan toplumsal erozyonu, şiddetin ve umutsuzluğun bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini kendi küçük dünyalarına kapanan bir adamla bir kadın üzerinden aktarıyor. Absürt tiyatronun önde gelen temsilcilerinden Eugène Ionesco imzası taşıyan tek perdelik oyuna davetlisin. Yüz Yılın Evi , 1 Mart : Edinburgh Fringe Festivali’ndeki performansıyla The Times ve Guardian gibi önemli gazetelerin seçkilerinde yer alan Yüz Yılın Evi , seni yarı otobiyografik, gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bir dünyaya çağırıyor. Yeşim Özsoy’un kişisel tarihinden yola çıkarak oluşturduğu hikâyeler, sahnede video ve müzikle birleşerek sanatçının 1919 doğumlu anneannesinin - şu anda var olmayan - 1959 senesinde yıkılmış olan eski bir konak, geçmiş ve çocukluğuyla ilgili anlattığı hikâyeleri sahneye taşıyor. Istırap Korosu , 15 Mart : İstanbul’un seslerini, genç ve yaşlı kadınların içlerinden geçirdiklerini, oradan oraya savrulan gençlerin kırgın ve öfkeli hâllerini sahneye taşıyan Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun bir apartman hikâyesi; karakterlerin kâh kimselere sezdirmeden çektikleri kâh yeri göğü inleterek ilan ettikleri “ıstırapları”, oyunu açılıştan finale hareketli kılan ritmik bir akışla aktarılıyor. Bu ‘sessiz’ ve ‘huzurlu’ apartmana davetlisin. ENKA Sanat’ın yeni sezon programıyla ilgili detaylara ve biletlere buradan ulaşabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Taner Turna

Albüm: Black Country, New Road, Ants From Up There

Süre: 58 dakika

Plak Şirketi: Ninja Tune

Kartonet: Bundan 5-6 yıl önce Londra’yı merkez seçerek temsil ettikleri modern caz janrının havasını baştan sona değiştiren bir grup gencin son dönemde yeni bir odağı var: avangart rock. Yakın dönemde Birleşik Krallık’tan duymaya başladığımız Black Midi, Yard Act, Squid ve Dry Cleaning gibi gruplar artık gelmekte olanın ayak seslerinden ayrışmış durumda. Black Country, New Road da 2019’daki ilk çıkışlarından beri bu ayak seslerinin öncüleri arasında konumladı. Son albümlerine kadar yedi kişiden oluşan deneysel post-punk grubu, geçtiğimiz yaz mekânlar açılır açılmaz tura çıkan müzik toplulukları arasında yerini aldı. Sosyal mesafeyi önemsemeden ilk albümleri For The First Time’i olabildiğince farklı kalabalıklara çaldılar. Daha o zamanlarda bile ceplerindeki yeni şarkıları dinleyecileriyle paylaştılar. Grubun üretim zincirinin başlangıç noktasında ilk pandemi sürecini aynı evde geçiren Isaac Wood (vokal, gitar), Tyler Hyde (bas) ve Luke Mark (gitar) var. Bu üçlünün başlattığı yaratım süreci ilk albümlerinin üzerinden tam bir yıl geçmişken Ants From Up There’le tanışmamızı sağladı.

Parlak ve bozulmamış sesler çıkaran altı yetenekli klasik eğitimli sanatçıya kusursuz kusurlu sesiyle eşlik eden bir vokalden oluşan Black Country, New Road koca yaşamı bir güne, bir konsere, bir albümü hatta bir şarkıya sığdırabilenlerden. İlk çıktıkları kadar kızgın ve küstah değiller, aksine hayatlarının ortasındaki kıyamet alametlerine rağmen sarsılmaz bir naifliğe sahipler. Cazdan, punk ve rock müzikten “canları ne isterse” alan grup, Isaac Wood’un şarkı söyleme ve konuşma arasındaki ekspresyonist vokal tekniğiyle esprili ve soyut hikâye anlatımını aynı anda sunan özgün bir kayda imza attı. Ne var ki albüm yayınlanmadan günler önce Isaac Wood, akıl sağlığı sorunlarını gerekçe göstererek gruptan ayrıldığını duyurdu. Kim bilir belki de grubun son albümüne kazınmış birçok acı söz bunun bir habercisiydi.

Black Country, New Road

Black Country, New Road, Ants From Up There 


Neden dinleyelim? Daha en başta Black Country, New Road’ın dijital çağda donmuş ve kaybolmuş bir genç kuşağın sözcülüğünü yapığını ve ütopyalar yıktığını kabul etmek gerekir. Bu yüzden onları tarihsel dönemler, edebiyat alıntıları ya da janr içine sıkıştırılmış müzikal kabullere sığdırmak mümkün değil. Zengin ve karmaşık aranjmanları, yarı doğaçlama ezgilere ve geniş lirik motifleriyle Black Country, New Road’ın sadece bugün ve bu an için müzik yaptığını anlamak mümkün. Bir yandan zarif ve birbirinden kopuk barok motifleri dakikalarca demlenmeye bırakan grup; diğer yandan piyano, flüt, keman, gitar, perküsyon ve caz nefesiyle üflenen saksafonu buluşturarak kendi formüllerini yarattı. Albümde bilinç akışından etkilenmemek olanaksız. 58 dakikanın her bölümünde parçalara ayrılmış idealist bir geleceğin izleri var. Yaratılan konsept göz kamaştırsa da Ants From Up There’in geriye yaslanarak dinlenebilecek bir albüm olmadığı aşikâr. Kendi zamanında, kendi duygusal doruklarının arasında bir hız treniyle yolculuk etmek isteyenler gişeden biletini satın alabilir.

Benzer İşler: black midi, Cavalcade & Squid, Bright Green Field.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎬 Berlinale, Whitney Houston, Kara Plak Yayınları

Berlin Film Festivali'nin başlamasını kutluyor, Evdeki Saat konserine adım atıyor ve merakla beklediğimiz Paralel Anneler'in gösterimine katılıyoruz.

11 Şub 2022

ENKA Sanat ile birlikte
Sebastian Reuter/Getty Images

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar

Her gün fark ettiğimiz küçük sevinçler, yalnızca o anı güzelleştirmekle kalmaz, beynimizin gelecekte de sevinci fark etme kapasitesini yavaş yavaş artırır. Mizahi edebiyat ise sadece dikkatimizi dağıtmaz bize hayata yeni bir bakış açısı kazandırır. İnsanların ne kadar da harika bir şekilde ne kadar da harika olmadıklarını gösterir.

Aslı Perker

·

31 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?

İlk sezonuyla En İyi Komedi Dizisi dahil 19 dalda Primetime Emmy adaylığı elde eden "Widow’s Bay", eksantrik karakterleri ve her bölüm değişen korku gelenekleriyle türün sınırlarında geziniyor.

Emre Eminoğlu

·

27 Tem 2026

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?