Yapay zeka ile yenilenebilir enerjiyi dijitalleştiren Werover, 350 bin dolar yatırım aldı


Değişmeyen dayanıklı şıklık: Girard-Perregaux Laureato 42 Girard-Perregaux Laureato 42 Çok az tasarım uzun yıllar boyu gücünü ve cazibesini sürdürebilir. 1975’ten bu yana ikonik duruşunu koruyan Girard-Perregaux ’nun Laureato modeli, zamansız tasarım harikalığıyla ilk günden beri odada ilk göze çarpan detay olmayı başarıyor. Laureato 42: Yarım asırlık geçmişinde tarzından ödün vermeden hep daha iyi özelliklerle bezenen ikonik model ; paslanmaz çelik kasası, klasik lacivert kadranı, dayanıklı harmonik yapısı, ayırt edici ve spor şıklık sunan sekizgen çerçevesiyle çağın ötesinden sesleniyor. 10,68 mm gibi mütevazı bir yüksekliğe sahip olan saat gömlek kollarının altından kolaylıkla kendini gösterirken çelik kordonu rahatlıkla takılacak bir kullanım sunuyor. Ne diyebiliriz ki; moda değişiyor ama Laureato'nun tarzı dayanıklı ve şık olmaya devam ediyor. Calibre GP01800: Laureato 'nun kalbi Girard-Perregaux ’nun Ar-Ge laboratuvarında tasarlanıp geliştirilen Calibre GP01800 'ün ritmiyle atıyor. Otomatik mekanizmanın ana plakasında dairesel süslemeler ve çeşitli gravürlerin bulunması, 54 saatlik güç kapasitesi ve köprülerin klasik Côtes de Genève ile tasarlanması gibi pek çok rafine ayrıntıyla zenginleştirilmiş olduğunu belirtmemiz şaşırtıcı olmamalı. Kalbinin onun için atacağı ikonik bir model arıyorsan Laureato 42 ’yi bu bağlantıdan inceleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Yapay zekanın gücünden yararlanarak yenilenebilir enerjiyi dijitalleştirmek için çözümler geliştiren yerli girişim Werover, 212 ve Neo Portföy'ün girişim sermayesi yatırım fonu Simya VC'den 5 milyon dolar değerleme üzerinden 350 bin dolar yatırım aldı. Girişim, yeni yatırım ile küresel pazarda büyüme planlarına ek olarak yeni çözümler üretmek ve ürün ve hizmetlerini daha geniş kitlelere ulaştırma hedeflerini destekleyecek.
Nedir: Workup Girişimcilik Programı’nın 11. dönemine seçilen 10 girişimden biri olan Windrover, rüzgâr enerjisi odağında maliyetleri düşürmenin yanında verimliliği artırmayı ve yenilebilir enerjinin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlayan bir girişim olarak karışımıza çıkıyor. Buna göre, Werover, rüzgar enerjisi için bakım önerileriyle birlikte erken aşama hasar tespiti için sağlık izleme sistemi imkanı sunuyor.
Bununla birlikte: Simya VC yönetici ortağı Selma Bahçıvanoğlu; yenilenebilir enerji, verimlilik ve sürdürülebilirlik için sunduğu çözümlerle Werover'ın işletmelerin ve toplumun geleceği açısından büyük bir potansiyele sahip olduğuna inandıklarını ifade ediyor.
- Simya VC, ilk yatırımını Nisan ayında yapay zekâ tabanlı içerik üretim platformu Evercopy'e gerçekleştirmiş; yatırımın finansal detaylarına ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmamıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İTÜ Çekirdek ve Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi'nden küresel başarı. Twitter'ın çatı şirketi X Corp'un ilk satın alımı. Türkiye, Avrupa ve ABD'den öne çıkan yatırımlar.
19 May 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



