Wilma Rudolph’tan Gizem Örge’ye: Olimpiyat Oyunları tarihinden azim hikayeleri

Olimpiyat Oyunları tarihinde, zor hayatlardan gelip madalya podyumuna çıkan, sakatlık geçirmesine rağmen pes etmeyen, ilk seferinde hayal kırıklığı yaşamasına rağmen daha güçlü bir şekilde geri dönen çelik iradeler, sarsılmaz karakterler, kadere boyun eğmeyenler.
Wilma Rudolph’tan Gizem Örge’ye: Olimpiyat Oyunları tarihinden azim hikayeleri

9 Ağustos - Toyota - Punto
Toyota ile birlikte

Azimle yola çıkanların yanında: Toyota Paris 2024 Olimpik ve Paralimpik Oyunları’nın mobilite partneri Toyota, imkansızı tanımayan sporcuların azminden güç alıyor; kapsayıcı ve sürdürülebilir mobilite çözümleriyle yeşil bir geleceğin önündeki engelleri kaldırıyor. “Mobilsen Özgürsün” kampanyasıyla Toyota, 7’den 70’e herkesin özgürce hareket ettiği bir dünya inşa ediyor, dünyanın dört bir yanındaki toplulukların imkansızı aşmaları için kıvılcımı ateşliyor. Neler oluyor? Toyota, tekerlekli sandalye kullanıcıları için sıfır emisyonlu e-çekiciler tedarik edecek. Bu araçlardan 50 tanes i Paris 2024 boyunca Paramlimpik Köyü’ne sunulacak, 150 adet ise Paralimpik Oyunları’nın açılış seremonisinde engelli atletlerin ulaşımını sağlayacak. Karbon nötr olma yolunda Toyota karbon nötr hedefine paralel olarak Paris 2024’e farklı güç ünitelerine sahip çevreci araçlarını getirecek. 2 bin 650 adedin üzerinde tam hibrit, plug-in hibrit, tam elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli aracı kullanacak olan Toyota, Paris 2024’ün önceki oyunlara göre yüzde 50 oranında karbon emisyonlarını azaltılmasına büyük katkı sağlayacak. Hidrojenin düşük karbon emisyonu ve yeşil bir gelecek için kilit olduğuna inanan Toyota, sürdürülebilir araç filosuyla mobilitenin sınırlarını aşıyor. Hidrojen uygulamaları arasında Paris 2024 için dönüştürülmüş iki FCEV şehir içi otobüs de bulunuyor. Erişilebilirlik ve takım ruhu göz önünde bulundurularak tasarlanan otobüslerin her biri tüm tekerlekli sandalye ekibini taşıyabiliyor. Paris 2024 süresince hidrojenle çalışan mobilite çözümleriyle sürdürülebilir bir hidrojen ekosistemi oluşturma vizyonunu sergiliyor. Toyota, yenilikçi mobilite çözümleriyle sürdürülebilir bir gelecek için azimle çalışıyor. Paris 2024 Olimpik ve Paralimpik Oyunları’nın mobilite partneri Toyota ’yı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Hayat zor! Çok çalışmak, pes etmemek, sınırları zorlamak hangi işle meşgul olursanız olun olmazsa olmaz. Spor ise tüm bunları yaparken aynı zamanda milyonlara ilham verebildiğiniz bir alan olması bakımından özel bir yere sahip. Spor tarihi ve onun en popüler platformu olan Olimpiyat Oyunları, zor hayatlardan gelip madalya podyumuna çıkan, sakatlık geçirmesine rağmen pes etmeyen, ilk seferinde hayal kırıklığı yaşamasına rağmen daha güçlü bir şekilde geri dönen çelik iradelerle, sarsılmaz karakterlerle, kadere boyun eğmeyenlerle dolu.

Wilma Rudolph: Yürüyemez denirken…

20. yüzyılın öncü siyah kadın sporcularından Wilma Rudolph için hayat hiç kolay başlamadı. 1940’larda ABD’nin ırkçılığıyla meşhur güney eyaletlerinde doğup büyümek yeterince zor değilmiş gibi bebekliği ve çocukluğu boyunca hastalıklar, sakatlıklar peşini hiç bırakmadı. Tennessee’nin St. Bethlehem kentinde 22 kardeşin 20’incisi olarak, erken doğumla, yalnızca 2 kilo dünyaya gelen Wilma, çocuk felcinin ülkeyi kırıp geçirdiği yıllarda, 5 yaşında bu beladan nasibini aldı.

On binlerce kişi çocuk felcinden ölür ya da sakat kalırken Rudolph yetersiz sağlık hizmetlerine rağmen hayata tutunmayı başardı ama hastalığın etkileri yıllarca sürdü. 12 yaşına kadar yürüyebilmek için dahi atel takması gereken Wilma, zayıf bacağını kuvvetlendirebilmek için her hafta 80 kilometre uzaklıktaki bir hastaneye gitti, haftada 4 gün evinde egzersiz yaptı. Evlere temizliğe giden annesi Blanche, en büyük destekçisiydi ama bu onun için kaldırması çok ağır bir yüktü.

Nihayet spor yapabilecek fiziksel güce kavuştuğunda ortaya saf bir yetenek çıkmıştı. Basketbolda ve atletizmde kendini göstermesi uzun sürmedi. Melbourne Olimpiyat Oyunları’nda 4x100 metre bayrak yarışında bronz madalya kazandığında 16 yaşındaydı. İlk çocuğu Yolantha’ya hamile kaldığında ise 18.

Aynı yıl spor ve eğitim hayatına Tennessee State’te devam etme şansını buldu. Hem bölgesel turnuvalarda hem Pan American Oyunları’ndaki performanslarıyla ülkenin en önemli atletlerinden biri olduğunu kanıtladı. Bu yüzden Roma 1960 Olimpiyat Oyunları’nda 100, 200 ve 4x100 metre bayrak yarışında ABD’ye altın madalya kazandırması kimseyi şaşırtmadı.

Rudolph’un Roma’da “rüzgarı arkasına alarak” estirmesi, Avrupa genelinde heyecan yarattı. İtalyanların “Kara Ceylan”, Fransızların “Siyah İnci” lakaplarıyla andığı Rudolph, ABD medyasının da “kraliçesi” oldu.

Roma’yı Cassius Clay (henüz Muhammed Ali olmamıştı), Oscar Robertson (NBA efsanesi olacak) gibi isimlerle birlikte Olimpiyat Oyunları’nın yıldızı olarak tamamlayan Rudolph, uzun bir Avrupa turunun ardından 4 Ekim’de memleketi Clarksville’e döndüğünde artık o gün “Hoş geldin Wilma Günü”ydü.

Rudolph’un başarısı, ABD’de 1960’larla birlikte seslerini çok daha fazla duyuracak siyah kadınların da habercisiydi.

Sakatlığa rağmen pes etmeyenler

“O an omzumu bıraktım sandım ama diğer omzum var dedim, devam ettim.”

Filenin Sultanları’ndan Gizem Örge’nin Çin galibiyeti sonrası yaptığı bu açıklama belki de zorluklar karşısında yılmayan bir azimle devam etmenin özeti. Sakatlık, bir sporcunun başına gelebilecek en can sıkıcı şeylerden biri. Müsabaka öncesi sakatlık, tedavi imkanı, iyileşme olasılığı, psikolojik açıdan hazırlanma şansı gibi nedenlerle daha tolere edilebilir bir musibet ama yarış esnasında sakatlandıysanız fena… Hele ki yarıştığınız platform, Olimpiyat Oyunları gibi tüm dünyanın gözünün çevrili olduğu, 4 yılda bir parlayan bir yıldızsa bunun zihinsel yüküyle, hayal kırıklığıyla baş etmek daha zor.

Olimpiyat Oyunları tarihinde sakatlandığı hâlde mücadeleyi bırakmayan, sakat bir şekilde madalya kazanan ya da en azından yarışı tamamlayan, bunu yaparken de izleyenleri duygulandıran pek çok sporcu var.

Meksiko 1968’de “Ülkem beni 8.000 kilometre uzağa yarışa başlayayım diye değil bitireyim diye gönderdi” diyerek topallaya topallaya bitiş çizgisini geçen Tanzanyalı maraton koşucusu John Stephen Akhwari; Los Angeles 1984’te çeyrek finalde geçirdiği baldır sakatlığına rağmen altın madalyayı kazanan Japon güreşçi Yasuhiro Yamaşita; Seul 1988’de 3 metre tramplen atlama eleme turunda başını tramplene çarpan, kanaması dikişlerle durdurulan, buna rağmen havuzdan altın madalyayla çıkan Greg Louganis; Barcelona 1992’de favorilerden biri olarak başladığı 400 metre serisinin yarı finalinde diz sakatlığı yaşayan ve babasının yardımıyla gözyaşları içinde yarışı bitiren Derek Redmond; Atlanta 1996’da jimnastik atlama masası takım finalinde bileğini burkmasına rağmen ABD’nin Rusya’ya karşı altın madalyayı kazanmasında önemli rol oynayan Kerri Strug; Londra 2012’de yarı finalde ön çapraz bağındaki ciddi yaralanmaya rağmen maçı kazanan ve gümüş madalyayla Moğolistan tarihinin birden fazla madalya kazanan ilk sporcusu olan judocu Naidangiin Tüvşinbayar bu isimlerden sadece en bilinenleri…

'Mobilsen Özgürsün'

Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın sponsorlarından Toyota, bu isimlerin yanına yeni azim abidelerinin eklenmesi, 7’den 70’e herkesin özgürce hareket ettiği bir dünyaya ulaşılması için başlattığı “Start Your Impossible” kampanyası aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki sporcuların kendi imkansızını başlatmaları için kıvılcımı ateşlemeyi amaçlıyor.

Toyota, Paris 2024’te tekerlekli sandalye kullanıcıları için sıfır emisyonlu e-çekiciler tedarik ediyor. Ayrıca bu araçlardan 50 tanesi Paris 2024 boyunca Paralimpik Köyü’nde hizmete sunulacak, 150 adet ise Paralimpik Oyunları’nın açılış seremonisinde engelli atletlerin ulaşımını sağlayacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

💪 Azim hikayeleri, Şevval İlayda Tarhan

Paris 2024'ün ikinci haftasını özetliyoruz ve kapanış seremonisine hazırlanıyoruz. Olimpiyat Oyunları tarihinin azim hikayelerinden ilham alıyoruz.

09 Ağu 2024

Toyota ile birlikte
Wilma Rudolph

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?