Merdiven altlarında gizli Ayvalık defineleri

Mahalle: Fevzi Çakmak, Ayvalık. Mahalleli: Beril Oymak. Yazı: Elif Bayram & Hazal Yılmaz. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
Merdiven altlarında gizli Ayvalık defineleri

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Sabahın erken saatleri. Ayvalık'ta daha hiçbir dükkân kepenkleri açmamış. Şöyle "Bir sabah kahvesi içmek istiyorum!" desen en yakın istikâmet Cunda Taş Kahve. Bir kediler bir biz caddelerde. Onlar aheste, biz kahve arayışında beyhude. E artık tuttuk yolu, Beril'le buluşmak üzere. Dar sokaklar, eski Rum evleri — kimi üzerimize yıkıldı yıkılacak. Yeterince güçlü bir aşk rüzgârı bile indirebilir camlarını. Kimi takmış takıştırmış; bir bakanı olacak. O ev, bu ev, şu pencere, beri pencere derken tahin kokuları sarılmış bir sokakta yürüyoruz. Mint yeşili panjurlu bir evin önünde kapılar açık, içerisi mutfak. Kafamızı daha da içeri uzatıyoruz. İşte Beril! Arkasından Berlin ve Raw. Düz ayak evde sokağa taşan bir karşılama töreni.

Beril, Balıkesirli. Küçükken Altınoluk'tan tekneyle geldiği Ayvalık'ın bir gün evi olması şaşırtıcı değil. Ayvalık, zamanında ailesinin de ev sahibi olmak istediği, küçüklüğünden beri gelmeyi sevdiği yer. Onu en çok etkileyen de Rum evleri ve ruhu — hatta Taylan da buralı. Cunda'da evlenmişler. 30'lu yaşlarının başında bu hayran olduğu topraklara geri gelen Beril'le, bir Rum evinin eşiğinde oturuyoruz şimdi. Tüm sokağı tahin kokutan sıcak, taze ve vegan kurabiyelere Ayvalık'ta sabah erken saatlerde "evde yoksa yok kahve" eşlikçi. Demeyin keyfimize. "Şu köşedeki benim evim olsa" hayalleri kurmamak işten bile değil.

Burası Fevzi Çakmak Mahallesi. Değil mi, Beril? "Evet, şu an Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeyiz. Aslında burada her mahalle birbiriyle iç içe. Pek derin ayrılıkları yok." Macaron'dur, Fevzi Paşa'dır, Fethiye'dir — birbiriyle benzer hikâyelerin anlatıcısı, öyküyü canlandıran ve ayrıştıran karakterler. 

Senin buraya taşınma hikâyen nedir? Nasıl yaşanır bu mahallede? Hayalle gerçek, romantikle realist yürür mü kol kola? "Bizim mahalleye taşınmak için rahat olmak ve hayatı ciddiye almamak gerek sanırım yoksa her şeyi kendine dert edinebilirsin. Kapının önüne kakasını yapan kediler, taş bina olduğu için mutfakta her yerde beliren örümcekler ve böcekler; gece kapının önüne oturan mahallenin gençleri; arabayla evin önüne gelemediğin için eşya taşımanın zorluğu gibi benim için sorun olmayan aksine keyif veren detaylar kimisine problem olabilir."

Berlin, Raw ve Beril


İki eşik, iki mahalle arası

Beril'in anlattıklarının bir kısmı bizi çocukluğumuza veya gençliğimize götürecek cinsten nüanslar taşıyor. Sokakta insanların hâlâ bir eşiğe ya da köşeye oturup sohbet edebildiklerini düşünmek nostaljik bir imge. Değil mi? Ya da büyükşehirli olmanın yarattığı ulaşılmazlık ve kamusal alanın kaotik imajının etkisi olacak bunu düşünenlerin üzerinde — ondan bize nostaljik ve samimi gelişi; Beril'in saydığı bu detaylardan rahatsız değil, hoşnut olmamız.

Beril, iki mahalle arası sürdürüyor yaşamını. Nişantaşı ve Ayvalık'ta. Şehrin temposundan kaçanlardan değil ama. Onun enerjisi, yapma cesareti ve üretme dürtüsü nereye gitse içinde. Dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya genişliyor Beril. "Karşılaştırma yapamayacak kadar zıt İstanbul'da ve Ayvalık'taki yaşam. İstanbul’da sabahları işe yetişmek için hızlı hızlı yürüyen insanlar, günün her saati sokaktan geçen motorlar ve köpeklerimi sürekli kaldırımda yürütmek gibi hep bir tedbirli olma hâli, telaş söz konusu. Ayvalık’taki sokağımız eski bir Rum Mahallesi'nde, araç giremeyecek kadar dar. Herkesin evinin önüne minderini oturup karşı komşusuyla karşılıklı çay içtiği o sevimli sokaklardan. Sokakta bizden ve kedilerden başka hareket eden bir canlı, nesne yok."

Bir mahalleden her şeyi beklemek akıl kârı mı? Belki içimizde sohbeti başlatmak üzere iki ayrı eşik gereklidir. Belki, bundan sonra çoğumuz, iki mahalle arası bir yaşam süreceğiz. Biri karnımızı biri de ruhumuzu doyuracak. Distopik ya da ütopik. Karşılıklı. Ayrı. 

Ayvalık sokaklarında başkasının eskisi, birilerinin yenisi


Bir define haritası: Ayvalık

Türkiye'deki en büyük Rum Mahallesi Ayvalık'ta. Terk edilmişliğin ifadesi var evlerin yüzlerinde. Kimi tüm ihtişamıyla diğer hepsi için dimdik ayakta. Dar sokakların tabelasız antika dükkânları, hiç yazılmamış günlüklerin sayfaları gibi. Topladıkça hikâye birleşiyor, paragraflar yazılıyor. Biz bugün, bu hikâyenin peşinden buraya gelenlerden biriyle bir eşikteyiz. Antikaların tozunu alıyoruz.

"Mübadele döneminde kaçabilmek için evlerde gizli kapılar, altlarında sığınaklar varmış. Rumlar, Mübadele Göçü sırasında hiçbir şeylerini almadan gitmişler. Bu sebeple de evlerin altlarında, tuğla duvarların arkasında zamanında Rumların evlerini terk ederken gömdükleri altınları ve değerli eşyaları varmış," diye anlatıyor Beril. 

Aklımız Kemal Sunal'ın define avcılı filmlerine gidiyor. Zamanında birileri kazıp değerli ne vardıysa almış bu evlerden. Bahçelerden çıkan testileri, küpleri, hokkaları — mahallenin altın değerinde olduğu aşikârdı tabii. Ama define avcılarına mabet olacak kadar olduğunu bilir miydiniz? Hatta define avcılarının gerçek olduğunu? Ayvalık işte öyle bir mabetmiş ki taşınırken bir teknenin duvara çarpmasıyla duvardan altın döküldüğüne dair bile hikâyeler var.

Beril devam ediyor: "1928 doğumlu Orhan Amca var, komşumuz. Kendi zeytinliklerinde zeytinyağı üretiyor. Bir gün satarken görünce gittik sohbet ettik. O da meraklı olduğumuzu görünce evine davet etti bizi. İnanılmaz ihtişamlı bir evi var — eskinin varlıklı ailelerinden birinin eviymiş. Dolayısıyla Orhan Amca'nın evine hâlâ define avcıları geliyormuş. Burada bu bir sektör. Define avcıları gerçekten var."

Ayvalık mahallelisi bisikletinin üzerinde


Hangi restorasyon hangi define?

Dar sokaklar boyunca restore edilmiş, eski, az eski, dökülmüş, yanlış restore edilmiş, terk edilmiş, eski ve az eski diye sırayla devam ediyor Ayvalık'taki Rum evleri. Gözlerimiz karşıdaki ihtişamlı eve dikince Beril giriyor araya: "Karşı komşumun evi Ayvalık’taki en eski binalardan ama klasik Rum mimarisi değil. Burada nadir bulunan İtalyan tarzı evlerden olduğu söyleniyor. Mübadele döneminden de öncedir yıkılmamış, deve hanı olarak kullanılıyormuş." 

Her yıl Ayvalık'a gelince yeni restore edilmiş evlerle karşılaşmak veya tam tersi dökülmek üzere evlerin daha da döküldüğünü görmek mümkün. "Küçüklüğümde geldiğimizde burası harabeydi. Şimdilerde evlerin çoğu satıldı ve yeni sahipleri tarafından restore edildi. 20 yıl önce 30-40 bin liraya alınıyordu — bugün 1,5 milyon isteniyor içi dökülen evlere. Terası, bahçesi varsa üst kattan deniz görüyorsa zaten iki katı nerdeyse." Görülen o ki evlerin içi boşalınca farklı bir define avcılığı gelişmiş mahallede. Ulu orta define: Rum evleri.

Bu hikâyeleri dinledikten sonra içinde maddi ederi olan ne varsa alınmış, kendisi yok olmaya terk edilmiş evleri, kültür ve mirası koruma yasalarını düşünmemek elde değil. 1950'den beri burada oturanlar var. Evlerin korunması için herhangi bir önlem yok — insanların bu evleri doğru restore ettirecek imkânları da. Durum böyle olunca en ucuz malzemeyle işe girişiyor ya da satıyorlar. Usta bulmak bile zor. Dar sokaklardan araba geçmiyor, malzeme taşımak da bir mesele. Evlerin para etmesi mahallelinin evi satmak için motivasyonunu artırıyor. Başka bir seçenek de bir tarihî eseri yok etmek pahasına kapalı kapılar ardından yanlış restorasyon uygulamalarına devam etmek.

Tüm bunlar masaya konunca bu denli değerli evlerin bunca yıl sadece içindeki defineler kadar kimseyi ilgilendirmemesi ve ederi olmaması bugün gelinen durum kimin sorumluluğunda? Ayvalık'ın yeni mahallelilerinin mi? Burada, bu mirasla yaşamayı tercih edenlerde mi? Onu mecburen ya da tercihen terk edenlerde mi? Belediyede mi, yasa yapıcılarda mı, turistte mi?

Cevapları biliyoruz ve bilmiyoruz. Bildiğimiz bir konu, büyük şehirlerin artık insan ölçeğinden çok uzak olduğu. Farklı alternatifler, iki şehir-iki mahalle-iki eşik arası yaşamlar mümkün. Ayvalık’a gelirsek, buradaki altın, define avcılarının aradıklarından başka.

Ayvalık'a dair başka sorular, başka mahalleliler: Sarp Dakni'yle Fethiye Mahallesi ve Ayvalık'ı konuştuğumuz sayı burada.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🫒 Ayvalık, Beril Oymak

Beril'le Ayvalık, Fevzi Çakmak Mahallesi'nde mübadele zamanı tuğla duvarların arkasında Rumların evlerini terk ederken gömdükleri değerli eşyaların saklandığı kapı eşiğindeyiz.

24 Eki 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada
SoliSoli
∙

HİKAYE

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Deniz Aytekin

·

04 Eki 2026

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler
SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’