Yapay zekanın ilaç sektöründeki "tamamlayıcı" potansiyeli

Yapay zekanın ilaç sektörüne "tamamlayıcı" bir teknoloji olarak entegre edilmesi, yeni ilaçlara giden yolu açabileceği gibi ilaç geliştirme süresini de kısaltmayı vadediyor.
Yapay zekanın ilaç sektöründeki "tamamlayıcı" potansiyeli

15 Ağustos - Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) - Quando
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile birlikte

EBRD x Aposto Radyo sunar: Rota Dijital

Rota Dijital : Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Aposto Radyo iş birliğiyle, J.P. Morgan’ın desteğiyle hazırlanan Rota Dijital podcast serisi; dijital dönüşüme dair en çok merak edilenlere, dijital dönüşümün temel bileşenlerine ve…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Bugünlerde yüzümüzü nereye dönsek bizi yapay zeka ile ilgili yeni bir gelişme karşılıyor. Ancak, makale yazmaktan özgeçmiş hazırlamaya yardımcı olan, hatta geçen hafta da bahsetmiş olduğumuz üzere flört hayatımızı yeniden şekillendiren yapay zeka, gerçek anlamda insan hayatına dokunma vaadiyle tıp dünyasını da değiştirmeye hazırlanıyor.

Yeni bir ilacın geliştirilmesi ortalama 10 yıl alıyor ve işe yarar bir sonuca ulaşmak için gereken deneyler milyonlarca dolara mal olabiliyor. Buna göre, geçtiğimiz yıl Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA) klinik deneylerde binlerce ilaçtan yalnızca 37'sine onay verdiği ve bu sayının, 2016'dan bu yana mevzuat incelemesinden geçen en az sayı olduğu belirtiliyor. Gelgelelim, yapay zeka sayesinde hem bu sayının artması, hem maliyetlerin azalması, hem de yeni ilaçların geliştirilmesi daha önce hiç olmadığı kadar kolaylaşabilir gibi duruyor.

Utah merkezli bir biyoteknoloji şirketi olan Recursion, kısa bir süre önce yapay zeka ve süper bilgisayarları kullanarak sayısız etkili ilacın geliştirilmesini sağlayabilecek, benzeri görülmemiş sayıda yeni olası kimyasal etkileşimi tahmin edebildiğini duyurdu. İlaç sektörü için "dönüm noktası" olarak değerlendirilen bu gelişme için ilk olarak Google bünyesindeki yapay zeka şirketi DeepMind'ın ürünü AlphaFold2'den 15 bin insan proteinini içeren bir veri tabanını 36 milyar molekül içeren bir başka veri tabanıyla birleştiren Recursion, bunu takiben elde ettiği veri hazinesinin deşifresi içinse Nvidia'nın bir süper bilgisayarından ve bulut bilişim gücünden yararlandı.

  • Bilgi notu: Nvidia, geçtiğimiz ay Recursion'a 50 milyon dolar yatırım yaptığını duyurmuş; bu yatırımla Recursion, Nvidia'nın teknolojilerine erişim sağlamıştı.

Dönüşüm, 'mutfakta' başlıyor

İlaç keşfini yemek pişirmek gibi düşünün: Çoğu zaman bir yemeği hayal etmeye ve tarifini oluşturmaya gerekli malzemeleri belirleyerek başlarsınız. Daha sonra da elinizdeki tüm malzemelere göz atar, ardından da bu malzemeler ile çıkarabileceğiniz tüm yemek olasılıklarını çıkarırsınız. Recursion'ın yaptığı şeyi de bu sürece benzetmek mümkün: Recursion, belirli bir hastalığı veya proteini hedeflemek yerine, test edilmesi ve üretilmesi daha pratik olan potansiyel ilaçları bulmaya çalışmak için geniş protein ve molekül evrenine göz atarak olasılıkların peşinden gitmeyi tercih ediyor.

Semafor'a konuşan Recursion baş teknoloji sorumlusu Ben Mabey, "Yapay zekanın çarkı bugünlerde, özellikle de yaşam bilimleri alanında giderek daha hızlı dönüyor," ifadelerini kullanırken Recursion dijital kimya başkan yardımcısı Stephen MacKinnon da bu sayede iki ya da üç basit adımla oluşturulabilecek moleküllerin neler olduğunu bilebildiklerini; böylece neyin gerçekten işe yaradığını ve hangi moleküllerden ne kadar sipariş etmeleri gerektiğini görebildiklerini kaydediyor. Bu da hâliyle daha doğru yönde daha fazla test gerçekleştirilmesinin önünü açıyor.

  • Recursion, yapay zeka modellerinin yardımıyla haftada yaklaşık 2,2 milyon deney gerçekleştirdiğini ve 25 petabayt veri topladığını söylüyor.

Recursion, ilaç keşfinin çalışma şeklini ve potansiyel olarak tıbbı değiştirmeyi amaçlayan ve sayıları giderek artan şirketlerden sadece biri olarak öne çıkıyor: Schrödinger, Enveda ve Absci gibi şirketlerin de yapay zeka ile yeni ilaç keşiflerinin peşinde olduğu biliniyor.

İlaç keşfinde yapay zeka kullanımı giderek artıyor

Geçtiğimiz üç ila dört yıl içinde, bu alanda faaliyet gösteren ve sayıları giderek artan girişimlerin, artan sayıda ilaç keşif ortaklığının ve rekor düzeyde yatırımın da tanıklık ettiği gibi, ilaç keşfinde yapay zekanın kullanımına olan ilginin arttığı görülüyor. Bu noktada, özellikle de 2023'te ilaç keşfinde yapay zeka kullanımı konusunda bazı önemli adımların atıldığı söylenebilir:

Ocak ayında AbSci, sıfır atışlı jeneratif zeka kullanarak silico'da de novo antikorlar oluşturan ve doğrulayan ilk şirket olmuştu. Bu, Silico'da de novo terapötik antikorlar oluşturmanın yeni ilaç potansiyellerinin klinik deneylere girmesi için gereken süreyi yarıdan fazla azaltabileceği potansiyeli nedeniyle oldukça önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor: Sıfır atışlı üretken yapay zeka modeli, mevcut veri tabanlarında bulunmayan yeni antikor tasarımları üretebiliyor.

Tamamen yapay zekâ tarafından üretilen ilk ilacın insan deneyleri ise Haziran ayında başlamıştı. Hong Kong merkezli bir biyoteknoloji girişimi Insilico Medicine tarafından geliştirilen INS018_055 isimli ilacın hedefinde, akciğerlerde skarlaşmaya neden olan kronik bir hastalık olan idiyopatik pulmoner fibrozis yer alıyor. 

  • Ulusal Sağlık Enstitüleri'ne göre, son yıllarda yaygınlığı artan bu hastalık şu anda yalnızca ABD'de yaklaşık 100 bin kişiyi etkiliyor ve tedavi edilmezse iki ila beş yıl içinde ölüme yol açabiliyor. 

Yeni bir yöntem mi, yoksa tamamlayıcı bir teknoloji mi?

Tüm bu gelişmeler ışığında her ne kadar yapay zekanın ilaç keşif sürecini dönüştürme ve iyileştirme potansiyeli kanıtlanmış olsa da yapay zeka ile geliştirilen ilaçların çoğunun henüz klinik öncesi veya keşif aşamasında olduğunu ve yapay zeka tabanlı bir tedavinin onaylanmasının uzun yıllar alabileceğini unutmamak gerekiyor. Bununla birlikte, yapay zeka ile ilaç üretiminin önünde verilerin kalitesi ve uygunluğu, ilaç güvenliği ve etkinliğinin sürekli güvence altına alınması, katılımı artırmak için bilimsel topluluğun eğitilmesi ve fikri mülkiyet hakları gibi aşılması gereken birçok zorluk da bulunuyor.

Yine de, tüm bu zorluklara rağmen, geleneksel sürece dahil edildiği takdirde pahalı deneylerin yürütülmesini ciddi ölçüde hızlandırabileceği ve maliyetleri azaltabileceği gibi gerçekler, yapay zekanın hastalar, tıbbi sağlayıcılar ve ilaç sektörü için dönüştürücü olma potansiyelinden bir şey eksiltmiyor.

Bu duruma dikkat çeken Aria Pharmaceuticals başkan yardımcısı Aaron Daugherty, yapay zekanın hastalıkları iyileştirmenin tamamen yeni bir yöntemi olmaktan ziyade ilaç keşfi için bir "tamamlayıcı" olduğunu ifade ediyor. 

Konuya ilişkin olarak "Tescilli veriler, yazılım ve teknolojinin hepsi harika konuşma noktalarıdır, ancak farmasötik bilim insanlarının uzmanlığı tarafından bilgilendirilmez ve yönlendirilmezlerse işe yaramazlar," şeklinde aktaran Daugherty, yapay zeka yeni ilaçlar keşfetmek için kullanılabilse dahi bunların bir etki yaratabilecek doğru ilaçlar olması ve sadece piyasada bulunan tedavileri taklit etmemesi gerektiğini savunuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

💊 İlaç keşfinde dönüşüm, 5'inci temel kuvvet

Sam Bankman-Fried'e kefalet iptali. OpenAI için iflas iddiası. Google'ın yapay zeka köyü. 5'inci temel kuvvetin keşfi. Yapay zekanın ilaç sektöründeki yeri.

15 Ağu 2023

Tayfun Coskun / Anadolu Ajansı / Getty Images /Popular Science

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Her Şey Ortada: Doğruluk mu, cesaret mi?

Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Çiğdem Öztabak

·

03 Kas 2026

Her Şey Ortada: Doğruluk mu, cesaret mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI sonrası dünya: Beceri atrofisi çağın yeni normali mi?

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Doğa Yurduneri

·

03 Kas 2026

AI sonrası dünya: Beceri atrofisi çağın yeni normali mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI pazaryerlerinin yükselişi: Tek öncü model dönemi sona mı eriyor?

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Kas 2026

AI pazaryerlerinin yükselişi: Tek öncü model dönemi sona mı eriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

‘Hayal kırıklığı çukuru’na yaklaşırken: Yapay zeka balonu patlarsa kimler ayakta kalır? 

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Ümit Alan

·

30 Eki 2026

‘Hayal kırıklığı çukuru’na yaklaşırken: Yapay zeka balonu patlarsa kimler ayakta kalır? 
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Dokunmatik ekranlı MacBook Pro, yeni iPad mini ve çok daha fazlası: Apple’ın ‘Pro and Tell’ lansmanından öne çıkanlar

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.

Doğa Yurduneri

·

28 Eki 2026

Dokunmatik ekranlı MacBook Pro, yeni iPad mini ve çok daha fazlası: Apple’ın ‘Pro and Tell’ lansmanından öne çıkanlar