Yazan ve yöneten Sora: Sonsuzluğun kodları

Biz insanlar, halen DALL-E ve ChatGPT'nin iç işleyişini tam olarak idrak edemiyoruz. Ancak en azından bu ürünlerin kabiliyetlerini kendimiz test edebiliyoruz. Sora ise henüz OpenAI tarafından onaylanan bir avuç seçkin kişi dışında kimsenin denemesi için açık değil.
Yazan ve yöneten Sora: Sonsuzluğun kodları

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Zihinlerimizin sınırlarını zorlayan yapay zeka teknolojisi, her geçen gün düşüncelerimizi doğrudan harekete dökmeye bir adım daha yaklaşıyor. Ağzınızdan çıkan her kelimenin bir anda canlandığını ve sizin yarattığınız dünyalarda nefes almaya başladığını hayal edin. Yakın gelecekte kodların ekranlardan çıkıp, gözümüzün gördüğü gerçekliğe ulaşma ihtimali gerçekten çılgınca.

En değerli ve aynı zamanda da en tartışmalı yapay zeka şirketi OpenAI, geçen hafta duyurduğu Sora ile bu ihtimale bizi biraz daha yaklaştırdı. Bu video üretme makinesi, hakkındaki onca bilinmeze rağmen, ilk örnekleriyle bile “devrimci” sıfatını sonuna kadar hak etti. Metinleri, gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi videolara dönüştüren bu teknoloji, Japonca “gökyüzü” anlamına geliyor ve daha soyut yan anlamıyla da “sonsuzluk” kelimesine karşılık gelecek şekilde kullanılıyor. Ayrıca "No Game No Life" adlı ünlü Japon animesindeki en zeki karakterin adı da Sora. Bu yeni ufuk, animenin adı gibi ironik bir bağlantıya da işaret ediyor. Soru işaretleriyle, bilinmezlerle dolu bir evrenin kapısından, oyuna dahil olmadan geçemeyeceğimiz gerçeğine... 

Sora'nın ne gerçek potansiyeli ne de çalışma mekanizması henüz tam olarak keşfedildi. Şimdilik hepimiz sosyal medya üzerinden gördüğümüz az sayıda videodan çokça etkilenirken her şey yolunda. Ancak bu videoların sayısı milyonlara ulaştığında ne yapacağımızın cevabı meçhul.

Sora’nın çalışma mekanizması hakkında çok az şey biliniyor

Sora hakkındaki sosyal medya yorumları “göz kamaştırıcı” ve “nefes kesici”den “ürkütücü” ve “endişe verici”ye doğru geniş bir skalada uzanıyor. Bu teknolojilerin birçoğu, dünya anlayışımızı altüst edecek ya da onu tamamen yok edecek kadar güçlü olma özellikleriyle öne çıkarılıyor. Oysa bizim tüm hayalimiz yapay zekayı yaptığımız işlerde kullanarak daha başarılı olmak; daha akıllı görünmek. Nasıl çalıştığına dair pek az şey bilinse de tahminler, aracın aslında yeni bir şey üretmediği, mevcut videoları kopyaladığına dair imaları da içeriyor. 

Aslında Sora bu konuda yalnız değil. Biz insanlar, halen DALL-E ve ChatGPT'nin iç işleyişini tam olarak idrak edemiyoruz. Ancak en azından bu ürünlerin kabiliyetlerini kendimiz test edebiliyoruz. Sora ise henüz OpenAI tarafından onaylanan bir avuç seçkin kişi, güvenlik testlerini yapan mühendisler ve birkaç sanatçı haricinde kimseye açık değil. Şirketin CEO'su Sam Altman, insanların Sora'ya yönelttikleri video taleplerini sosyal medya üzerinden topluyor ve sonuçları paylaşıyor. Şimdilik bir hayalgücü motoru olan model, sinematik bir devrim de yaratabilir dezenformasyona da kapı açabilir; provokasyona da sürükleyebilir reklamcılıkta dönüşüm de yaratabilir. Potansiyellerde sınır “gökyüzü”.

Aslında OpenAI, şirketin adındaki “Open” kısmıyla bile açık olmayı vadediyor, ancak iç işleyişleri konusunda pek şeffaf olma eğilimi göstermiyorlar. Hatta yakın zamanda MIT Review’de yayımlanan bir araştırmada, 10 büyük teknoloji şirketiyle birlikte OpenAI’a da yapay zeka şeffaflık endeksinde başarısız bir not verildi. OpenAI'ın kendi itiraf ve cevapları da şimdilik bu başarısız notu destekler nitelikte. 

Sora’nın modeli; fizikte, neden-sonuç ilişkilerinde ve bazı basit mantık düzenlerinde tasvir etmekte hâlâ zorlanıyor. Örneğin, verdiğiniz komutta kurabiye yiyen bir kişinin videosunu istediyseniz, geride ısırık izi kalmadığını fark edebilirsiniz. Ancak muhtemelen bu tür ufak detaylar çözülecektir. Çözüldükçe de deepfake, telif hakkı ihlalleri, sanatçıların geçim kaynaklarının kuruması ve gizli önyargılarla bağlantılı ciddi endişeleri gündeme getirebilir. Ayrıca, 2022’deki NFT çılgınlığı gibi, Sora videoları da anlamsız ve amaçsızca sosyal medya akışımızı işgal edebilir.

Yapay zeka her şeyi ele geçirdi mi?

OpenAI'ın Sora hakkında yayımladığı rapor; teknik ayrıntılardan yoksun, kısa ve genelgeçer açıklamalardan oluşuyor. Şirket dışındaki kişilerin Sora'yı inceleme veya test etme imkanı olmadan örneğin Meta’nın ürünlerine kıyasla nasıl bir yerde durduğunu anlamak imkansız. Bu rapordan anlaşıldığı kadarıyla OpenAI, Sora'ya ne kadar fazla hesaplama gücü pompalarsa çıktılarının kalitesi de o kadar yüksek oluyor. Örneğin anlamsız bir tüy parçası, 16 kat daha fazla kaynakla üretildiğinde fotografik olarak çok gerçekçi, sevimli bir kedi yavrusu hâline geliveriyor. 

Ancak OpenAI, 6 turda toplam 11,3 milyar dolar topladığı fonu cidden bu araştırmalara mı harcıyor? Günlük insan iletişimine ve pazarlama odaklı içerik üretimine ya da sanatçıların dünyasıyla sinema sektörüne büyük etkisini tahmin edebiliyoruz ancak bilim gerçekten bu teknolojilerden yararlanabilecek mi ya da yararlanıyorsa bundan daha çok söz edecek kişilerin bu alanda bilgi ulaştırması için nelere ihtiyacımız var soruları akıllara geliyor. Teknolojinin gelişimini değerlendirmek ve sorumlu farkındalık yaratabilmemiz için gerçekçi promosyon videolarından daha anlamlı hikayelere ihtiyacımız var. 

OpenAI’a Sora ile ilgili eğitim verileri sorulduğunda, modelin "lisanslı ve kamuya açık içerik" üzerinde eğitildiğini belirtmekle yetiniyorlar. Potansiyel zararlar sorulduğunda ise şirketin "yanlış bilgi, nefret dolu içerik ve önyargı" konularını ele almak için hâlâ çalıştığını belirtiyorlar.

OpenAI gizlilik konusunda yalnız değil. Google da geçen hafta, amiral gemisi dil modeli Gemini 1.5'un güncellenmiş bir versiyonunu duyurdu ve bunu bir "atılım" olarak görmemizi istedi. Ancak küçük bir geliştirici grubu ve kurumsal büyük müşteriler dışında hiçbirimiz bu gelişmiş yetenekleri şu an test edemiyoruz. 

Başka pek çok yapay zeka ürünü de pek bilgi verilmeden piyasaya sürülüyor. Bu muhtemelen akademik araştırmacıları çok olumsuz etkiliyor. Her gün, belki aylarca üzerinde çalıştığınız araştırmanın artık geçersiz olduğu ve nasıl geçersiz olduğunu da bilemediğiniz bir dünya deneyimliyorsunuz. Aynı hayalkırıklığı, birden bire birçok girişimin pazar rekabetini kaybetmesiyle de gerçekleşiyor. Geliştirdiği ürün ve servisleri yol üzerinde mecburen değiştirmek zorunda kalanlar da dahil. Sora'nın X’de viral olduğu gün sürekli atılan tweetlerden birisi, kaç tane girişimin o gün öldüğünün sorgulandığı tweet’lerdi.

Bu filmi Sora yazdı ve yönetti

Teknolojideki bu hızlı gelişmeler, film yapımcılığından haber sektörüne kadar çeşitli sektörlerdeki işlerimizin nasıl etkileneceğini anlayabilmemiz için bizleri zorluyor. Özellikle film sektörünün nasıl etkileneceği konusunda şimdilik farklı görüşler mevcut. Film yapmak pahalı, zaman alıcı ve yüzlerce insan gerektiriyor. Bazı teknoloji uzmanları, yapay zekanın tek bir kişinin, Marvel gibi gişe rekortmeni bir film ile aynı görsel karmaşıklığa ya da zenginliğe sahip bir film yapmasına izin verebileceğini iddia ediyor. Animasyon filmleri yapmak çok daha kolay olacak ancak yaratıcılıklarını ve sanatlarının imzalarını işlerine yansıtan sanatçıların kazançları ya da onlara duyulan ihtiyaç nasıl etkilenecek?

Oxford İnternet Enstitüsü'nde misafir politika araştırmacısı olan Mutale Nkonde, herkesin metni kolayca videoya dönüştürebileceği fikrinin heyecan verici olduğunu söyledi. Ancak bu araçların toplumsal önyargıları nasıl yerleştirebileceği, insanların geçim kaynakları üzerindeki etkileri ve nefret dolu metinleri ya da gerçek dünyadaki üzücü olayların tasvirlerini rahatsız edici derecede gerçekçi görüntülere dönüştürme yetenekleri konusunda endişeleri var.

Princeton Üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Arvind Narayanan da Sora'nın diğer tüm video oluşturma araçlarından daha gelişmiş göründüğüne katıldığını söyledi. Narayanan, bu durumun, insanların yapay zeka tarafından üretildiğini fark etmelerinin daha zor olduğu deepfake videoların kontrolsüz yayılmasıyla  sonuçlanmasının muhtemel olduğunu söyledi.

Er ya da geç, gerçekçiliğin artık bir özgünlük göstergesi olmadığı duruma, sorumlu bir şekilde uyum sağlamamız gerekiyor. Bu yeni teknolojik dönem, yalnızca sanat ve eğlence dünyasına değil, haber yayıncılığı, siyaset ve günlük hayatımıza etkisini de yeni sorularla birlikte getiriyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak

İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Doğa Yurduneri

·

06 Tem 2026

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?
QuandoQuando

HİKAYE

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Ümit Alan

·

03 Tem 2026

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?