AL FRESCO: Püfür, havadar, açık alan

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Akdeniz’i tek bir kelimede anlatacak olsak; turkuvaz mı derdik, mavinin tonu olduğundan? Yoksa ılık mı? Rüzgârın da adı, güneşin de. Belki de kum demeliyiz. Zaman parmaklarımızın arasından kayıp gittiğine göre. Ama bize sorarsanız Akdeniz’i anlatan enfes bir kelime var: al fresco. Yani, açık havada, dışarıda, sokaklarda, havadar, püfür püfür. O yüzden güneşin sıcaklığında, ağaçların önümüze açtığı gölge yolda ilerliyoruz Akdeniz’de, al fresco modunda.
Al fresco San Calisto. Çeşmenin yanında, az önce pazardan aldığı sandviçi yiyen üniversiteli çocuk takılıyor. T cetveli ele verdi mimar olduğunu. Şapkalı beyler; vespalarının kasklarını o günkü eteklerinin rengine uydurmuş kızlar; turuncu çoraplı ayakkabılar; olağan kalabalıklar. Pıt. Şarabın tıpası da patladığına göre, akşamüzerine, aperatif saatine hazır meydanlar. Bar San Calisto'dayız. Bir zamanlar şehrin her iki yakasına da hâkim olmak için Romalılar tarafından ele geçirilen, ardından balıkçıların ve göçmenlerin mahallesi olan Trastevere’nin ortasında. Ay, gökyüzünde yerini sağlamlaştırıp, kraterlerini göstermeye başladığı anda istikamet eski otomobil tamircisi, şimdi bar olan Freni e Frizioni.
Cadaqués. Costa Brava’da resmî olarak 2,612 kişilik nüfusu olan bu kasaba, Pablo Picasso'nun ilhamı; Marcel Duchamp'ın balıkçılarla satranç meydanı; Joan Miró, René Magritte, Eliseu Meifrèn gibi pek çok sanatçının durağı. Yan koyda, Port Lligat'de komşusu da Salvador Dalí olmuş.
Çantanda bir şişe roze, bira, krik krak, humus da varsa dünyanın hemen her yeri sana al fresco. Yunanistan’da Milos Adası’ndaki Sarakiniko; Yannis Gaitis’in Yüzsüz Adam eserlerini sokakta göreceğin Ios; Atina’da havalar çok sıcakladığında şemsiyeni alıp da gittiğin Porto Germano; Lavrion Limanı’ndan bir saatlik yolculukla ulaşacağın Kea gibi mesela.
Yunanistan'dan kuzeye, Akdeniz boyunca ilerlediğimizde, Hırvatistan'a, daha da kesin koordinatlar vermek istersek 42.9297° K, 16.8886° B'da Korčula'ya varıyoruz. Çam, zeytin ağaçları, bağlarla çevrili adada al fresco yaşamak çok kolay. Žrnovo, Pupnatska Luka plajlarından birine seriliyor, güneşi kesen açıda bir kitaba dalıyoruz. Bizim sayfalarımızda Ece Temelkuran Bu da Geçer akıyor.
Güneşin gökyüzüne ve ruhumuza veda etme saatine yakın doluyor masalar. Derya Beach, Kaş'ta sırtını denize dönmek yasak. Arkada yavaştan çalan Ayten Alpman - Pencere’ye bardakların sesi, ohh çekişler ve yavaşlık eşlik ediyor bu yaz.
Dünyanın kapladığı alan bakımından en küçük onuncu ülkesinde olmanın getirdiği bir huzur var Valletta sokaklarında. Ve Akdeniz'deki stratejik konumu sebebiyle tarihte Romalılar, Araplar, Yunanlılar, Normandiyalılar, Aragon Krallığı, İngilizler, Fransızlar tarafından fethedilmek istenmiş olmanın getirdiği bir çoğunluk. Gün batıyor Malta'da ve biz ilerliyoruz, bugün Dingli Cliffs, yarın Fomm ir-Riħ, bir başkasında Mdina tarafına.
Fes'in medinalarında, kokunun peşinden yürüyoruz bu kez. Safran, karabiber, kimyon, anason, kakule, Hindistan cevizi karışımı. Fas'a özgü yahni tagine içinde kullanılan bu baharatın adı: ras el hanout. Al fresco'ya rayihası sinmiş.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün takvimlerde 11 Haziran. Soli’de “Yüzünü Güneşe Dönenler Günü”. Bedenimizi ısıtan güneşin altında festival havası var şimdi. Beş dakika da olsa gidilecek yerlerden, yapılacak şeylerden, okunacak haberlerden izin istemişiz...
11 Haz 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



