Yılbaşından bu yana küresel tahvil ihraçları

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
2024 yılında küresel tahvil ihraçları, farklı bölgelerde çeşitli dinamiklerle şekillenirken, bazı sektörler bu büyümeden daha fazla pay aldı. Tahvil piyasalarının bölgesel dağılımı, özellikle Asya, Orta Doğu, Avrupa ve ABD’deki ekonomik ve mali stratejilerle doğrudan ilişkili. Her bölgenin kendi koşullarına göre değişen sektörlere odaklanması, tahvil ihraçlarının hangi alanlarda yoğunlaştığını gösteriyor.
2024'te tahvil ihraçları, Ortadoğu bölgesinde büyük bir artış gösterdi. Bu artış, bölgenin altyapı projelerine olan yoğun ihtiyacı ve ekonomilerini çeşitlendirme stratejilerinden kaynaklandı. Özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, büyük projelerin finansmanı için tahvil ihraçlarını artırdılar.
Suudi Arabistan, tahvil ihraçlarıyla dikkat çeken ülkelerden biri. 27 milyar doları aşan ihraçlarla Suudi Arabistan, altyapı yatırımlarını ve Vision 2030 çerçevesinde yürütülen projeleri finanse ediyor. Bu projeler, ulaşım, enerji ve sağlık gibi sektörlerde yoğunlaşıyor. Özellikle yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlar, Suudi Arabistan’ın yeşil tahvil piyasasında daha aktif olmasını sağlıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın İslami finansman modeli olan Sukuk ihraçları, bu bölgedeki yatırımcılar için daha çekici hale gelmiş durumda.
Birleşik Arap Emirlikleri de sürdürülebilir altyapı projelerine odaklandı ve temiz enerji yatırımları için tahvil ihraçlarını artırdı. Katar ise, 2024'te hem enerji hem de inşaat sektörlerindeki projelerini finanse etmek için uluslararası piyasalarda tahvil ihraç etti. Genel olarak, enerji, inşaat, altyapı ve telekomünikasyon gibi sektörler, Ortadoğu'daki tahvil piyasalarında en çok sermaye çeken alanlar olarak öne çıktı.
2024 yılı itibarıyla Asya, tahvil ihraçlarında en büyük payı alan bölgelerden biri. Çin, hem yerel hem de uluslararası tahvil ihraçlarında liderliği elinde tutarken, 846 milyar dolarlık toplam tahvil ihracıyla dünyanın en büyük tahvil ihraççısı. Çin’in güçlü ekonomik yapısı, tahvil piyasasındaki büyümenin arkasındaki itici güç.
Çin’de özellikle enerji, teknoloji ve altyapı sektörlerinde yoğun tahvil ihraçları gerçekleşti. Bu sektörler, Çin’in büyüme stratejilerinin merkezinde yer alıyor ve büyük çaplı yatırımlara ihtiyaç duyuyor. Özellikle dijital altyapı projeleri, Çin’de tahvil piyasalarının hareketlenmesine katkıda bulundu. Ayrıca, Asya’nın diğer büyük ekonomileri olan Hong Kong ve Güney Kore, 2024 yılında tahvil ihraçlarını artırarak enerji ve teknoloji sektörlerine büyük yatırımlar yaptı.
Avrupa ve ABD tahvil piyasalarında hala önemli oyuncular olmakla birlikte, 2024’te bu bölgelerdeki ihraçlar nispeten azaldı. Özellikle Avrupa, sürdürülebilir tahvil piyasasında ön planda kalmaya devam ederken, küresel piyasalardaki payı bir miktar düştü. Bu azalma, Asya ve Ortadoğu’daki büyüme ile doğrudan ilişkili.
Avrupa’da yeşil tahviller ve sürdürülebilir finansman araçları hala öne çıkan yatırım alanları. Özellikle yenilenebilir enerji, iklim değişikliği ile mücadele ve çevre projeleri, Avrupa'da tahvil piyasasının önemli bir parçasını oluşturmakta. Ayrıca, teknoloji ve altyapı yatırımları da tahvil ihraçlarında büyük rol oynuyor.
ABD tarafında ise, yüksek faiz oranları tahvil piyasasını etkiledi. 2024 yılında ABD’de faiz oranlarındaki artış, şirketlerin ve hükümetlerin borçlanma maliyetlerini artırdı ve bu da tahvil ihraçlarının yavaşlamasına neden oldu. Ancak, teknoloji ve sağlık sektörlerinde hala güçlü bir tahvil talebi bulunuyor. Özellikle dijital sağlık projeleri ve teknoloji yatırımları, ABD tahvil piyasasında belirleyici konumda.
2024 yılında, teknoloji, enerji ve altyapı sektörleri küresel tahvil piyasasında en çok dikkat çeken alanlar olarak öne çıktı. Dijitalleşme ve teknoloji odaklı projeler, tahvil piyasasında büyük bir yer kaplıyor. Ayrıca, enerji sektörü, özellikle yenilenebilir enerji projeleri için finansman ihtiyacı duyan ülkelerde tahvil ihraçlarının büyük bir kısmını oluşturuyor. Sağlık sektörü de, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yatırımlar ve dijital sağlık projeleriyle tahvil ihraçlarında önemli rol oynuyor
Genel olarak, 2024 yılında küresel tahvil ihraçları bölgesel farklılıklar ve sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda şekilleniyor. Ortadoğu ve Asya tahvil piyasalarındaki hızlı büyüme, altyapı ve enerji projelerine olan yoğun yatırım ihtiyacından kaynaklanıyor. Avrupa ve ABD ise sürdürülebilir projeler ve teknoloji odaklı yatırımlarla tahvil piyasasında aktif kalmaya devam ediyor.
Bu farklılıklar, küresel ekonomik dinamikler ve faiz oranlarındaki değişimlerle doğrudan ilişkili. Tahvil piyasalarının geleceği, bu bölgelerdeki ekonomik politikalar ve sektörlerin finansman ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ekonomide yavaşlama çanları her geçen gün daha şiddetli bir biçimde çalıyor. TÜİK verilerine göre sanayi üretimi deprem döneminden bu yana en keskin düşüşünü yaşarken, geniş tanımlı işsizlik oranı 0,7 puan arttı.
11 Eki 2024

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak ikinci çeyrek büyüme ve Temmuz ayı işgücü verileri ile Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ön plana çıkarken, yurt dışında Salı günü Avro Bölgesi'nde açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı istihdam verileri takip edilecek.
31 Ağu 2026

Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.




