Zaaf’tan kuzu kol milanese tarifi

Levazım'ın mahalle lokantası Zaaf'ın şefi Aras Çetin'den uğraşı çok, lezzeti bol kuzu kol milanese tarifi.
Zaaf’tan kuzu kol milanese tarifi

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Reçete: Aras Çetin

Belli bir seviyeye ulaşmış, kendini bulan her şefin bir tarzı var. Bugün artık bir tabağa baktığımızda o tabağın kime ait olduğunu anlayabiliyoruz. Her bir tabak, bir karakteri temsil ediyor. Peki, Zaaf’ın şefi Aras Çetin'in tabağı denildiğinde gözümüzde ne canlanmalı?

"Çok mükemmel görünmüyor. Kusursuz, hiçbir hata barındırmayan tabaklar benim tarzım değil. Amorf görüntülerden hoşlanıyorum. Biraz da bol kepçe olduğum söylenebilir çünkü bireysel yemektense insanların yemeği paylaşmasını ve etkileşimde bulunmasını istiyorum. Bir dönem minimalist yemeklere heves etsem de bu tarz restoranların bana hitap etmediğini fark ettim. Restoranımın da insanların yılda bir kez deneyimledikleri bir mekan olmasını değil, akıllarına her estiğinde ya da bir yemeği özlediklerinde geldikleri bir mekan olmasını istiyorum."

Aras, hayalindekine yakın bir tabağın önce başkası tarafından tasarladığını fark edince benzerlikten kaçınmak için o tabaktan tamamen vazgeçtiğini söylüyor. Bu süreci bir menü yaratımı üzerinden anlatıyor:

"Sonbahar menüsünü tasarlamak benim için 35 yıl artı bir ay demek. Hayatım boyunca yaşadıklarım, gezdiğim yerler, yediğim yemekler ve gördüğüm fotoğrafların hepsi beynimde birikiyor. Bu deneyimler, menüye koyduğum tabağın oluşumunda etkili oluyor. Tabii ki sıfırdan bir şey çıkmıyor. Bir film izlerken, gördüğüm renklerden ya da tablolardan bile ilham alabilirim. Bir diziden, Instagram paylaşımından ya da arkadaşlarımın yediği bir yemekten... Gördüğüm ya da duyduğum her şey, kişisel algıma bağlı yeniden anlamlanıyor."

Sırada Aras’ın mutfağından uğraşı çok, lezzeti bol kuzu kol milanese tarifi.

Malzemeler

Kuzu için

  • İnciksiz kuzu kol
  • 1 adet soğan
  • 1 baş sarımsak
  • 1 adet limonun kabuğu

Risotto için

  • 250 gram Arborio veya Carnaroli pirinç
  • 1 adet soğan, brunoise doğranmış
  • 100 ml beyaz şarap
  • 100 gram tereyağ
  • 100 gram parmesan
  • 0.5 gram safran

Sos için

  • İlikli kemik suyu
  • Antep karası cinsi kuru üzüm
  • Tereyağı

Yapılışı

  1. Kuzu kol bolca tuzlanıp ızgarada veya döküm tavada karamelize edilir. Ardından gelişigüzel kesilmiş soğan, birkaç diş sarımsak ve birkaç parça limon kabuğu ile bir fırın kabına alınır. Üzeri kapatılıp 140 derecede kolun büyüklüğüne göre 4-4,5 saat kadar fırınlanır. 
  2. İç sıcaklığı 98 dereceye ulaştıktan sonra bağ dokuları parçalanabiliyorsa kuzu kolumuz hazır. Kemiklerinden ayrılarak kendi pişme suyunda demlendirilip servise hazır hâle gelmesi beklenir.
  3. Risotto için soğanlar zeytinyağında sotelenir. (Ben tercihen iyice karamelize olup içlerindeki doğal şekerin ortaya çıkmasını seviyorum.) 
  4. Soğanların üzerine pirinçler eklenip kavurmaya devam edilir. Her bir pirinç tanesinin yeteri kadar kavrulduğundan emin olduğunuz noktada beyaz şarap eklenir tavanın dibi sıyrılarak çektirilir. Şarap tamamen çektikten sonra da öncesinde bir süre suda beklettiğimiz safran ilave edilir. 
  5. Pirinçler pişene kadar suyunu çektikçe üzerine kepçe kepçe kaynar su ilave edilir ve pişene kadar ilave etmeye devam edilir. Dişe dokunur bir kıvama geldiğinde ateşin altı kapatılıp önce tereyağ ardından da parmesan ilave edip tavayı sallamaya veya hızlı bir şekilde karıştırarak kıvam alması, bizim tabirimizle bağlanması sağlanır.
  6. Sos için elimizdeki ilikli kemik suyu yüksek ateşte çektirilir. İçindeki sıvı miktarı azalıp kıvamı yoğunlaşmaya başlayınca Antep karası kuru üzümler eklenip blender ile çekilir. 
  7. Karışım süzülüp tekrar ocağa alınır. Kıvamı yoğunlaştıktan sonra ateşten alıp parça parça soğuk tereyağı ile hem kıvamı artırılır hem de dokusu daha parlak hâle getirilir.
  8. Tabaklama: Tabağa önce risotto, üzerine kuzu kol yerleştirilip, en son sos gezdirilir. Son adımda taze kekik yaprakları ve taze çekilmiş değirmen karabiber ile servis edilir.

Afiyet olsun.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéro tarifapéro tarif

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍽️ Kuzu kol milanese tarifi, şarabın festivali

Zaaf'tan Şef Aras Çetin'in tarif defterinden uğraşı çok, lezzeti bol kuzu kol milanese yapmak üzere kolları sıvıyoruz. Her yıl Kasım ayının üçüncü perşembesi kutlanan geleneksel Beaujolais Günü ise Selin Osmanoğlu'ndan.

24 Kas 2024

Zaaf'tan kuzu kol milanese.

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli