4 müzisyen, 4 dönüm noktası

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Ağustos 2020: Bundan bir yıl önce, eve kapanma günleri yaz rehavetiyle kesintiye uğramışken yıllardır birbirine paralel mecralarda müziğe dair kalem oynattığımız Taner'e bir mail atıyorum: "Duende'yi görüyor ve heyecanlanıyorum, gemide bana da bir küreklik yer var mı?" İyi ki var. Belirsizlikte kaybolmanın çok kolay olduğu bir dönemde yazma pratiğime sarılmak, müzik dünyasından hikâyelere odaklanmak benim için iyileştirici, toparlayıcı ve mutluluk verici oluyor.
Sıfır noktası: Belki de zor anlarda hep iyi bir haberin arifesinde olma hissini tutma çabasıyla, adını milyonların bildiği müzisyenlerin tüm ışıklar onlara çevrilmeden hemen önceki günlerini düşündüm. Sonsuz olasılıkların titreşiminin hissedildiği o alaca karanlıkta, gözlerimiz karanlığa alışsın istedim.
4 müzisyen, 4 dönüm noktası: Fırtına Öncesi serisinde yaşamı boyunca akıl hastalığıyla mücadele eden ve Kurt Cobain'in MTV Video Müzik Ödülleri performansında giydiği tişört vesilesiyle büyük bir dinleyici kitlesiyle buluşan Daniel Johnston'ın kaotik evrenini ziyaret ettik. Bir Interscope Records stajyerinin Dr. Dre'ye ulaştırdığı The Slim Shady EP'yi kaydeden ve hayatını sona erdirmenin eşiğine gelmiş Eminem'in yorgunluğunu duyduk. Müzik kariyerinden sağlığına, art arda çöküşler yaşayan Justin Vernon'la birkaç gitar ve biraz kayıt ekipmanı alıp bir dağ kulübesine kapandık. Sahneleri alevlendirdiği günleri geride bırakan Johnny Cash'in Rick Rubin'le küllerinden doğuşuna tanık olduk.
Sırada ne var?: Harika şeylerin tohumları, bazen karanlıklarda atılıyor ve en beklenmedik zamanda topraktan fırlayıp hayranlık uyandıran çiçekler açıyor. Hâlâ da öyle.
Flea ve Kurt Cobain
Fotoğraf: Kevin Mazur, Sony Pictures Classic
Artemis Günebakanlı'nın Duende'de 14 Ağustos-4 Eylül arası 4 parça hâlinde derlediği Fırtına Öncesi, ünlü müzisyenlerin kariyerlerinin dönüm noktalarından önceki yaşamlarını konu alıyor. Koleksiyona Johnston'ın adını birdenbire yer altından büyük plak şirketlerinin radarına fırlatan tişörte tıklayıp ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tüm ışıklar onlara çevrilmeden hemen öncesini keşfetmek için 4 müzisyen. 3 harf, 3 öykü.
17 Ağu 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.





