45 Yıllık İlk Dans Şarkısı: Smoke Gets in Your Eyes


Sinema sektöründe eğitim ve network fırsatları: House of Yapımlab Sinema tarihi bazı ortaklıkların kalıcı eserler bıraktığını gösteren birçok örnek içeriyor. Örneğin; Being John Malkovich, Adaptation, Eternal Sunshine of the Spotless Mind gibi filmlerin arkasında Charlie Kaufman ve Spike Jonze ikilisini görüyoruz. La Strada, La Dolce Vita ya da 8½ filmlerinin arkasında ise Fellini'ye Ennio Flaiano ve Tullio Pinelli’nin eşlik ettiğini biliyoruz. Ya da Reha Erdem’in görmek ve göstermek istediklerini en iyi Florent Herry’nin, Nuri Bilge Ceylan’ınkileri ise Gökhan Tiryaki’nin anladığını söyleyebiliyoruz. Şüphesiz, sanat farklı disiplinlerin ve farklı bakışların bir araya gelmesiyle zenginleşiyor ve en güzel üretimler bu birlikteliklerden doğuyor. Yapımcı Zeynep Atakan’ın hayata geçirdiği Yapımlab da benzer birliktelikleri daha uzun zamanlar sürdürebilmek ve sinemayla ilgilenenleri bir araya getirmek için House of Yapımlab’i duyuruyor. House of Yapımlab: Tayfun Pirselimoğlu, Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi ünlü yönetmenlerin filmlerinin yapımcılığını üstlenen ve 1987’den bu yana sinema sektöründe profesyonel çalışmalar sürdüren yapımcı Zeynep Atakan’ın hayata geçirdiği Yapımlab, 10 yıldır sinema alanında eğitimler veren ve Türkiye sinemasında pek çok sinemacının istasyon duraklarından biri olmanın bir adım ötesine geçerek bu bağları daha sağlam kılmak için House of Yapımlab’ı oluşturuyor. Sinemadaki dönüşümün ve yenilenmenin sürekli olduğuna inanan Yapımlab, daha önce atölyelerine katılanlarla iletişimini sürekli hâle getirmeyi, atölyeye hiç katılmamış olanlar için de sinema sektöründe gelişim fırsatları yaratmayı ve Yapımlab Network düşüncesini yaygınlaştırarak yeni iş birliklerine aracı olmayı amaçlıyor. Üyelik avantajları: House of Yapımlab'ın farklı kapsamlarda 1 yıllık olarak sunduğu Turuncu, Gri ve Mor üyelik modelleri temelde katılımcıların sinemayla daha yakın temas kurmasını, ortak film izlemeleri ve analizlerini, Yapımlab eğitimlerine ve Zeynep Atakan tarafından hazırlanan 21x21 modüllerine katılımda avantajlar elde etmeyi, Yapımlab'ın anlaşmalı olduğu etkinliklere gözlemci olarak katılabilme imkânını ve Yapımlab Network'ün bir parçası olma fırsatını içeriyor. Turuncu üyelik sahipleri her hafta sinema dünyasındaki gelişmelerden haberdar olabilecekleri haftalık bültenlere ve film önerilerine erişirken örneğin gri üyelik sahipleri, dördü Zeynep Atakan tarafından, sekizi de önemli filmlerin yapımcıları tarafından gerçekleştirilecek Vaka Analizi çalışmalarına katılabiliyor ve network imkânı yakalayabiliyor. Öte yandan Mor üyelik sahipleri Gri ve Turuncu üyelik sahiplerinin avantajlarının yanı sıra seçtikleri bir 21x21 çalışmasına ücretsiz katılma imkânı bulabiliyor. Yapımlab’ı, Yapımlab Network’ü ve House of Yapımlab’ı daha yakından tanımak ve üyelik modelleri hakkında bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Geçenlerde 80 yaşındaki Taner’e bir mektup yazdım. Ne zaman yaşça benden büyük karakterlerin yaşamlarını merkezine alan dizi, film, kitap görsem/okusam ister istemez kendimi bu hayalî insanlarla bedenen ve ruhen yer değiştirirken bulurum. Gelecekteki yaşlarımı, o dönemlerimi hayal etmek güzel. Elbette karşılaşması zor sorular da mevcut. Biraz ağaçlara benzetiyorum yaşlanmayı. Konuşsalar kim bilir neler anlatacaklar fakat bu sessiz hâlleriyle bile oldukça huzur verici ve cana yakınlar. Yaşlılık da bir bakıma böyle geliyor bana. En azından 80 yaşındaki Taner’e mektup yazarken böyle hayal ettim. Yazar ve şair David Constantine’in In Another Country adlı hikâyesinden uyarlanan, Andrew Haigh’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği 45 Years, zamanın mitolojik bir karakter gibi iyi niyeti ve öfkesiyle yüzünü gösterdiği altı günlük kasvetli bir yolculuk.
Sade bir hikâye: Gerçeklerin ortaya çıkma huyu, ya eylem olarak karşınıza gelseydi ne yapardınız? Mesela yarım asır yıl önce bir buzul çatlağının içine düşerek hayatını kaybeden sevgilinizin cesedinin bulunduğu haberini tam da 45. evlilik yıldönümünüzü kutlayacağınız haftada almanız gibi… 45 Years, bu temel önermenin üzerine Birleşik Krallık'ın en sakin bölgelerinden birinde, Norfolk’ta geçen sade bir hikâye yerleştirerek film boyunca sadece merkezde kalmamı değil, aynı zamanda emekliliklerini yaşayan Kate (Charlotte Rampling) ve Goeff Mercer (Tom Courtenay) çiftinin her iki tarafında da vicdani sorgulamalarımla dolaşmamı sağladı. Bazen oyunu hayat başlatır ve hemen ardından kenara çekilerek karakterlerin çaresizliklerini, alışkanlıklarını, sırlarını bir bir açığa dökmesini izler. “Zamanı gelince” diyerek geleceğin içinde saklanan hayati konular, yıllandıkça kemikleşip üzerine kalın bir deri geçirerek kendine yüz bulur. Ve hiç beklemediğiniz anda ilk günkü hâliyle karşınıza çıkar. Tıpkı filmin açılış sahnesinde sevgilisi Katya’nın cesedinin bulunduğunu öğrenen Goeff’in eşi Kate’e durumu “Sana Katya’mdan daha önce bahsettiğime eminim. 50 yılı aşkın süredir oradaydı. Buzluktaki yemek gibi. Şimdi bulmuşlar.” Açıklamasında kullandığı benzetme gibi… Peki ya şimdi ne olacak?

Dilden dökülen gerçekler: Filmin bize sunduğu kadrajlarda olduğu gibi duygusal açıdan da tüm varlığımız hep Kate’in yanı başında. Yılların tüm anıların üstünü örtmesi gerekirken “eski” sevgilinin aslında hep “şimdi”nin içinde yaşadığını Geoff’in Katya’ya dair her detayı bedeniyle canlandırarak anlattığında farkına varan Kate, bir anda kendini gençlik heyecanıyla yaptığı tercihlerini ve yılların sabırla desteklediği evliliğini sorgularken bulur. Çoğunlukla gerçekler bir soru ötededir. Bazen bunun farkında olsak da o soruyu sormaya cesaret edemeyiz. Nitekim söz konusu tüm bir yaşamın ne uğruna geçtiğini öğrenmek olunca Kate, peşi sıra tüm perdeleri ortadan kaldırdı. Kimisi dilden döküldü kimisi yıllardır varlığı bilinen tavan arasındaki fotoğrafları karıştırırken göründü. Nihayetinde bir yatak sohbetinde Katya ile Kate’in annesinin aynı yıl öldüğü fark edildi. Tüm hayatlarını etkileyen iki büyük kayıp ve muhtemelen onları birbirine yakınlaştıran acılar, yıllarca aralarındaki iletişim çatlağında saklı kaldı. Bu durum tanıdık değil mi? Evet.
45 yıllık ilk dans şarkısı: 45 Years, müziğin pek çok açıdan mesaj taşıdığı bir film. 45. evlilik yıldönümleri için bir çalma listesi oluşturan Kate, burada The Turtles'dan Happy Together’a, Buffalo Springfield’den For What It's Worth’e, Marvin Gaye'den Your Precious Love’a ve Jackie Wilson'dan Higher and Higher’a yer veriyor. Tüm bu şarkıların ortak özelliği, hepsinin 1967 yılında, yani Kate ve Goeff’in evlendiği yıl yayımlanmış olması. Fakat bununla birlikte Kate’in tıpkı 45 yıl önce evlenirken olduğu gibi törende de dans şarkısı olarak Goeff’e önerdiği The Platters’ın Smoke Gets in Your Eyes cover’ı ise 1958 yılına ait. Yani Goeff ve Katya’nın birlikte olduğu zamandan…

3 dakika 46 saniye: Kutlama töreninde “Bizler yaşlandıkça karar vermeyi bırakıyoruz. En azından büyük kararları. Belki de hayat boyu o kadar çok hakkımız var ki hepsini kullandığımızda bitiyorlar. Sonuç olarak gençken verdiğimiz kararlar oldukça önemli. Kate ile benim 45 yıl önce bugün verdiğimiz karar gibi…” sözleriyle başlayan konuşmasını “…Demem o ki seni benimle evlenmen için razı etmek Kate, yaptığım en iyi şeydi. Bir şey daha var. Seni seviyorum. Seni çok seviyorum. Bunca yıl bana destek olduğun ve saçmalıklarıma katlandığın için teşekkürler. Hep böyle sürsün.” cümlelerinin ardından ağlayarak konuşmasını sonlandıran Goeff, bir bakıma 45 yıl sonra yaşadıklarının arkasına geçebildi. Peki ya Kate? İşte o da kapanış sahnesinde The Platters’tan Smoke Gets in Your Eyes çalarken Goeff ile yaptığı danstaki yüz ifadesiyle ve biterken elini ondan sert bir şekilde kurtarışıyla izleyeciye cevabını verdi. 3 dakika 46 saniyeye sığan, tek bir anda ışıkları yanan koca bir ömür…
Smoke Gets in Your Eyes
"They asked me how I knew
My true love was true
I of course replied, something here inside
Cannot be denied"
“Bunu hayatımın belli dönemlerinde tekrar tekrar izlemeliyim” dediğim fimler vardır. 20’lerimde ve 30’larımın başında izlediğim ve 40’larımda, 50’lerimde ve 60’larımda da izlemek istediğim 45 Years da onlardan biri. Yan yana bile gelmek istemeyeceğim yıkıcı sorularla yüzleşmeme sebep olan böylesine çarpıcı bir filmin, yıllar sonra bende oluşturacağı etkiyi düşünmek bile başlı başına mesele. Gelecekte, belki de 80 yaşındaki Taner ile görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Fernando Eimbcke ve ergenlik sancıları, 45 yıllık ilk dans şarkısı, siyah yıldızın ışığı
26 Şub 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.



