5G sonrası Türkiye: İnternetimiz hızlandıkça yavaşlıyor mu?

Türkiye, Mart ayı sonunda Ankara'da düzenlenen bir törenle 5G’ye geçiş yaptı. Fakat geçiş sonrası pek çok kullanıcı, hem sabit hem de mobil internette çeşitli bağlantı sorunları yaşamaya başladı. Bu problemin 5G ile bağlantısı olup olmadığını merak eden Aposto editörleri, Network Mühendisi Emre Alpay ile konuştu.
5G sonrası Türkiye: İnternetimiz hızlandıkça yavaşlıyor mu?

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Türkiye, Mart ayı sonunda Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen bir törenle yeni nesil kablosuz internet bağlantısı 5G’ye geçiş yaptı. Törende Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom, 5G teknolojisiyle farklı şehirlerden canlı bağlantılar yaparken 5G’nin ilk olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa ve Konya'da kullanıma sunulacağı açıklandı. Tüm Türkiye'yi kapsama sürecinin ise bir yıldan biraz daha fazla zaman alacağı aktarıldı. 

Fakat 5G’ye geçiş sonrası pek çok kullanıcı, hem sabit hem de mobil internette çeşitli bağlantı sorunları yaşamaya başladı. Özellikle sabit internette son dönemde etkisini artıran problemlerin ilk bakışta 5G ile ilgisi yok gibi görünüyordu. 

  • Yavaşlama ve ani kesintiler şeklinde kendini gösteren bu problemler, Aposto’nun haber odasında da tartışıldı. İki editörümüzün dile getirdiği bu problem, bir anda editoryal ekipte büyük bir hararet yarattı ve nihayetinde tüm ekibin son bir ay içinde benzer bir problem deneyimlediği ortaya çıktı.

Perspektif: Bu sorunu yalnızca ekibin yaşayıp yaşamadığını merak eden Aposto editörü Doğa Yurduneri, çevresine 5G’ye geçiş sonrası ev interneti veya mobil internetinde bir problem deneyimleyip deneyimlemediğini sordu. Yurduneri’nin ulaştığı ilk 10 kişiden 8’i, son bir ayda internet sorunları yaşadığını, fakat bunun 5G ile ilgisini anlayamadığını bildirdi. 

Kağıthane’de ikamet eden Ecem B., özellikle yurtta kalan arkadaşlarının internet bağlantısındaki verinin bir sunucuya gidip geri gelme süresini ortaya koyan “ping” süresinde ciddi problemler deneyimlediğini dile getirdi. Genel olarak internet hızında bir problem olmadığını vurgulayan Ecem, anlayamadıkları bir gecikme problemi olduğunu da sözlerine ekledi. 

Mert M. ise arada bir internetin tamamen kesildiğini ve mesajların gitmediğini belirtirken genel olarak hız problemi yaşamadığını teyit etti. Cihazı desteklediği için 5G kullanabilen Begüm Ç., yakın zamanda mobil veride birkaç kez sebepsiz bir yavaşlama hissettiğini ifade ederken Kadıköy’de ikamet eden Umut U. da son dönemlerde sabit internetinde yavaşlama ve donma problemi yaşadığını belirtti. 

Benzer şekilde: Şafak P., son bir ayda internetinin yavaşladığı, hatta çalışmadığı zamanlar olduğunu ve bu nedenle bir yolculuk sırasında navigasyona bağlanamayarak kaybolduğunu dile getirdi. Ev internetinin de kötüleştiğini ifade eden ve Kadıköy’de bir esnaf olan Şafak, mobil veri kullanan POS cihazında da son dönemlerde ciddi bağlantı sorunları yaşadığına işaret etti. 

Fatih’te yaşayan Berke D., hem sabit internetinde hem mobil internetinde kötüleşme olduğunu ifade ederken özellikle sosyal medyada video izlediği sırada sık sık problem yaşadığını dile getirdi. Şişli’de ikamet eden Deniz A. ise sabit internetinin son dönemlerde çok kötüleştiğini ve internet sağlayıcısını değiştirmeyi planladığını ifade etti. “Altyapıda ara ara kesinti olmasına ve teknik destek hattını aramadan düzelmemesine zaten alışmıştım ama son bir ayda buna genel bir yavaşlama sıkıntısı da eklendi” diyen Deniz, zaman zaman 5 dakikalık bir YouTube videosunun bile birkaç kez takıldığına dikkat çekti. 

Maltepe’de ikamet eden Berk Ü. de son bir aydır hem mobil hem sabit internetinde anlamlandıramadığı bir yavaşlama gözlemlediğini belirtti. 

Ağ sorunlarının 5G ile ilgisi ne? 

Türkiye’de internet hızına yönelik şikayetler, uzun süredir yaygın olsa da bu görüşler, son dönemde spesifik bir bağlantı problemi yaşandığını ortaya koydu. Bunun üzerine Yurduneri, bu problemin 5G ile ilgisi olup olmadığını anlamak için Network Mühendisi Emre Alpay ile görüştü. 

Yaşanan problemlerin 5G ile ilgisi olabileceğine işaret eden Alpay, bu ilişkiyi dört ana başlık altında topladı. 

1. 5G NSA (Non-Standalone) mimarisi: Alpay’a göre Türkiye'deki mevcut kurulumların çoğu, NSA mimarisinde. Bu kurulumlar, 5G sinyali alıyor olsa bile kontrol düzlemi hâlâ mevcut 4G/LTE çekirdek şebekesine bağlı. Eğer bağlanılan ve “anchor cell” olarak da bilinen 4G çapa hücresi yoğunsa 5G üzerinden gelen yüksek veri hızı, çekirdek şebekedeki darboğazlara takılabiliyor. 

2. Kapsama alanı ve “handover” sorunları: 5G'nin kullandığı özellikle 3.5 GHz ve üzeri frekanslar, 4.5G'ye göre daha düşük kapsama alanına sahip olduğu için kullanıcı kapsama alanının sınırındaysa cihaz sürekli 5G ve 4.5G arasında geçiş yapmaya çalışıyor. Bu "ping-pong" etkisi, veri paketlerinde kayba ve ciddi gecikmelere neden olarak internetin yavaşladığı hissini oluşturabiliyor. 

3. Sinyal penetrasyonu ve spektrum dağılımı: Yeni tahsis edilen 700 MHz bandı, kapsama alanı için avantajlı olsa da yüksek bant genişliği sunan frekanslar binalardan geçmekte zorlanıyor. Telefon ekranında 5G simgesi görülse de “RSRQ/SINR” olarak da bilinen sinyal kalitesi düşükse hata düzeltme algoritmaları veri hızını dramatik şekilde düşürüyor. 

4. Şebeke optimizasyonu: Saha kurulumları bittikten sonra “drive testler” ve parametre ince ayarlarını da içeren şebeke optimizasyonu süreci, aylar alabiliyor. Operatörler, şu anda trafiği dengelemek ve yükü dağıtmak için canlı şebeke üzerinde ince ayar yapıyor. Bu da ani kesintilere ve gecikmelere yol açabiliyor. 

Öte yandan: Aposto’ya görüş veren kullanıcılar, farklı GSM operatörlerini kullanıyor. Bir operatörde kimse sorun bildirmiyorken başka bir operatör, mobil veride ciddi gecikme ve kesinti şikayetleri alabiliyor. Alpay, operatörler arasında bu tip bir fark olmasını şu şekilde açıklıyor: 

“Telefonu 5G desteklemeyen birinin 5G’ye geçiş sonrası internetinin kesilmesi alakasız görünse de bunun teknik arka planında 'spektrum refarming' olarak da adlandırdığımız frekans dönüştürme süreci yatıyor. Operatörler, 5G'ye yer açmak için 4.5G'nin kullandığı 1800 MHz veya 2100 MHz gibi bazı frekans bantlarını 5G'ye tahsis ediyor. Bunu dört şeritli bir yolun bir şeridini sadece 'hızlı geçiş' araçlarına, yani 5G’ye ayırıp 4.5G’de kalan eski araçları üç şeride mahkum etmeye benzetebiliriz. Yol daraldığı için en ufak bir yoğunlukta 4.5G kullanıcıları, ani kopma ve yavaşlama şeklinde kendini gösteren trafik sıkışıklığı problemleri yaşıyor. 

Baz istasyonlarına yeni 5G antenleri takılırken mevcut 4.5G sistemleri de geçici olarak devre dışı kalabiliyor veya optimizasyon ayarları bozulabiliyor.” 

Alpay, 5G simgesini görüp "Bağlantı yok" hatası alanlar için iki büyük suçlu olduğuna işaret ediyor: 

“İlki, 'handover', yani el değiştirme hatası. 5G sinyali —özellikle 3.5 GHz gibi yüksek frekanslar— binalardan zor geçer. Telefonun 5G'den kopup 4.5G'ye geçmeye çalıştığı o 'karar anı', bazen milisaniyeler sürmesi gerekirken şebeke yoğunluğu nedeniyle saniyeleri buluyor. Bu da kullanıcıda 'İnternetim tamamen gitti' hissi yaratıyor.

İkinci sorumlu ise 'ping-pong' etkisi. Cihaz, zayıf bir 5G sinyali ile güçlü bir 4.5G sinyali arasında sürekli kararsız kalıp gidip gelirse veri akışı felç oluyor.”

Alpay, “Neden bir operatör sorunsuz veri akışı sağlarken diğeri takılıyor?” sorusunun ise üç temel yanıtı olduğunu söylüyor: 

“Bunun ilk nedeni, 'fiber backhaul' olarak da bildiğimiz görünmez otoban. 5G sadece bir radyo sinyali değil; o sinyalin baz istasyonundan merkeze taşındığı bir arka hat da var. Bir operatörün baz istasyonlarının neredeyse tamamı fiber kabloyla bağlıysa 5G'nin devasa verisi akar gider. Diğer operatör, bu bağlantıyı hala radyolinkle, yani havadan antenle taşıyorsa 5G hızına ulaşılamaz ve sistem boğulur.

Spektrum genişliği ise ikinci sorumlu. İhalede daha fazla frekans genişliği —örneğin 160 MHz vs 100 MHz— alan operatörün yolu daha geniştir. Yolu geniş olan, hem 5G'ye hem 4.5G'ye rahatça yer ayırabilir.

Çekirdek şebeke yatırımını da üçüncü sorumlu olarak gösterebiliriz. Bazı operatörler, sadece antenleri 5G'ye çevirip 'beyin' kısmını, yani 'core network’ü eski tutabiliyor. Bu da modern kasalı bir arabaya eski model motor takmaya benziyor ve verimsizlik yaratıyor.” 

Bağlantı sorunları zamanla iyileşecek mi?

Alpay, bağlantı sorunlarının zamanla iyileşip iyileşmeyeceğine ilişkin sorumuza ise şu şekilde yanıt veriyor: 

“Şöyle düşünün: Şu an otoyolun asfaltı atıldı, geriye şeritlerini çizmek kaldı. Yol, yine yol ama nizamlı değil. Yani o yolda gitmesine gidersiniz ama düzenli gidemezsiniz. Teknik olarak bakıldığında evet, bu sorunlar düzelecek. Ancak her şey ‘mükemmel’ olmadan önce bir süreliğine işler biraz daha karışabilir. 

Aslına bakarsanız biraz da arz-talep dengesinin sağlanması gerekli. Şebekeler yaşayan organizmalar gibidir. 1 Nisan'da düğmeye basıldığında sistem ham hâldedir. Operatörler, şu an binlerce baz istasyonundan gelen veriyi analiz ediyor. ‘Hangi sokakta sinyal kopuyor?’ ve ‘Hangi bina içinde hız düşüyor?’ gibi soruların yanıtı aranıyor. Bu ‘drive test’ ve yazılım optimizasyonları, 6-12 ay içinde meyvesini verir ve o meşhur 'ani kopmalar' bıçak gibi kesilir.

‘IP/Optical (DWDM)’ yatırımları baz istasyonlarına ulaştıkça ve fiber kullanımları arttıkça ‘Hız var ama internet yok" durumu ortadan kalkacak. Yani borular genişledikçe trafik akacak.

5G, sadece mobil için değil, ‘Fixed Wireless Access (FWA)’ olarak da adlandırdığımız  evlere kablosuz fiber hızı için de bir devrim. Evlerdeki ADSL ve VDSL olarak bildiğimiz bakır altyapı çilesini 5G ortadan kaldırabilir. Kablo çekilemeyen yerlere 5G üzerinden çok yüksek hızda internet verilebilir. Bu da sabit internetteki genel kaliteyi yukarı çekecektir.

İşler karışabilir derken ise kullanıcı yoğunluğunu kastediyorum. Şu an 5G kullanıcı sayısı az. Ancak herkes 5G telefon alıp bu şebekeye yüklendiğinde eğer operatör arka plandaki fiber kapasitesini aynı hızda artıramazsa 5G hızları 4.5G seviyesine, hatta altına düşebilir. Yani 'otobana herkes aynı anda girerse' trafik bir süreliğine tıkanabilir.”

5G’ye geçiş Türkiye için ne ifade ediyor?

Alpay, “5G’ye geçiş Türkiye için anlamlı mı?” sorusunu ise şu ifadelerle yanıtlıyor: 

“Evet, gerçekten anlamlı; hatta bir zorunluluk. 5G'ye geçiş, sadece hız artışı demek değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel teknoloji yarışında oyunda kalma hamlesi. Dünya 5G ile 2019-2020 yıllarında tanışırken Türkiye'nin 2026'yı beklemesi, esasında bir akıllı takipçi stratejisi izlemesinden kaynaklanıyor.

Geç kalınmasının avantaj ve dezavantajları var tabi ki. Erken geçen ülkelerin yaşadığı yüksek cihaz maliyetleri, aşırı enerji tüketen ilk nesil modemler ve verimsiz yazılımlar gibi 'çocukluk hastalıklarını' görmüş olduk. 2026 itibarıyla teknoloji daha olgun ve ekipman maliyetleri daha makul bir seviyede. 

Dezavantaj ise Güney Kore ve Almanya gibi ülkelerin akıllı fabrika ve otonom araç gibi sanayi uygulamalarını 5G üzerinden çoktan oturtmuş olması. Bu durum, Türkiye'deki yerli yazılım geliştiricilerin 5G tabanlı ürünler geliştirmesinde bir miktar gecikmeye yol açtı.”

‘Fiber ağ yayılmazsa 5G bir süre 4.5G Plus tadında kalır’

5G sinyalini vermenin işin kolay kısmı olduğunu vurgulayan Alpay, sözlerini şöyle noktalıyor: 

“Dürüst olmak gerekirse 5G sinyalini havaya vermek işin en kolay kısmı.  Asıl hazırlık yerin altında olmalı. 5G'nin o muazzam hızını taşıyabilmek için her baz istasyonunun bir ‘fiber damar’ ile ana merkeze bağlı olması gerekir. Türkiye'nin fiberleşme oranı, hâlâ istenen seviyede değil. Eğer fiber ağımız tüm kulelere ulaşmıyorsa 5G bir süre ‘4.5G Plus’ tadında kalır. 

Projeler, aslında bu geçişin gizli kahramanları. Yerin altındaki optik omurgayı güçlendirmeden 5G'ye geçmek, temeli olmayan binaya kat çıkmaya benzer. Hazırlıklar yapıldı ama hâlâ gidilecek çok yol var. 

Bu noktada 5G'ye geçmek tabi ki anlamlı, fakat buradaki asıl mesele sadece hızlı video izlemek değil. Arkada çok daha büyük bir vizyon var. Türkiye bir üretim ülkesi. 5G'nin düşük gecikme süresi, robotik kolların ve otonom taşıma araçlarının fabrikalarda kusursuz çalışmasını sağlar. Bu, Türkiye'nin üretim maliyetlerini düşürüp rekabet gücünü artırır. Yani 5G, esasında Türkiye'nin endüstriyel geleceğine hizmet edecek.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Her Şey Ortada: Doğruluk mu, cesaret mi?

Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Çiğdem Öztabak

·

03 Kas 2026

Her Şey Ortada: Doğruluk mu, cesaret mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI sonrası dünya: Beceri atrofisi çağın yeni normali mi?

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Doğa Yurduneri

·

03 Kas 2026

AI sonrası dünya: Beceri atrofisi çağın yeni normali mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI pazaryerlerinin yükselişi: Tek öncü model dönemi sona mı eriyor?

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Kas 2026

AI pazaryerlerinin yükselişi: Tek öncü model dönemi sona mı eriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

‘Hayal kırıklığı çukuru’na yaklaşırken: Yapay zeka balonu patlarsa kimler ayakta kalır? 

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Ümit Alan

·

30 Eki 2026

‘Hayal kırıklığı çukuru’na yaklaşırken: Yapay zeka balonu patlarsa kimler ayakta kalır? 
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Dokunmatik ekranlı MacBook Pro, yeni iPad mini ve çok daha fazlası: Apple’ın ‘Pro and Tell’ lansmanından öne çıkanlar

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.

Doğa Yurduneri

·

28 Eki 2026

Dokunmatik ekranlı MacBook Pro, yeni iPad mini ve çok daha fazlası: Apple’ın ‘Pro and Tell’ lansmanından öne çıkanlar