

Eğlenceye +1 demek için takip et Sanata, müziğe, festivallere ve daha birçok etkinliğe her daim destek veren +1 unutulmaz deneyimler sunuyor. Dansı, eğlenceyi ve sanatın her hâlini çok sevdiğini biliyor, hayatından hiç eksik etmemek için çalışıyor. Heyecanı, tutkuyu ve coşkuyu hissetmeni, gençliğini doyasıya yaşamanı ve daima genç kalmanı istiyor. Güncel etkinliklerden haberdar olarak en unutulmaz ve en güzel anları yakalamak için +1 hesabını takip etmeyi unutma.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: The Worst Person in the World
Yönetmen: Joachim Trier
Süre: 127 dakika
Jenerik: Cannes Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu (Renate Reinsve) ödülüyle dönen The Worst Person in the World, yönetmen/senarist Joachim Trier ve senarist Eskil Vogt’un, 2007’de Reprise'la başlayan ve 2011’de Oslo, 31 august.'la devam eden Oslo Üçlemesi’nin son filmi.
Oslo'da yaşayan bir genç kadının aşkı aradığı ve duygudan duyguya sürüklendiği yaşamından on iki kesiti anlatan film, ülkesi Norveç'in bu seneki En İyi Uluslararası Film Oscar yarışı için seçtiği aday oldu.
Neden izleyelim? Üçlemenin son halkası, tıpkı diğer iki filmde olduğu gibi senaryosu aracılığıyla hayatın küçük detaylarıyla sarmaladığı sıradan insanları epik öykü kahramanlarına dönüştürüyor. Onlara ve bize oyunlar oynatıyor — tanıdık hislerin aslında ne anlama geldiğini bazen o güven veren dış sese dikte ettiriyor, bazen "Buyurun, kendiniz yakalayın," diyor.
Camdan sızan ışıklar bir başka süzülüyor, "Ya farklı olsaydı?" soruları, ikinci şanslar, ayrılık acıları, erken vedalar — boğazları düğümlediğinde dahi kocaman gülümsetiyor üçlemenin tamamı, bir bütün olarak. Hiç gitmediğim, görmediğim Oslo'nun, Trier'in balkonları ve pencerelerinden farklı göründüğünü hissettiriyor. 12 bölüm, bir prolog ve bir epilogdan oluşan bir aşk hikâyesi anlatıyor The Worst Person in the World.
Filmin adındaki "dünyanın en kötü insanı" kim ya da hangimiz, orasıysa muallakta. Ya da belki şöyle demek gerek: o kişinin hepimiz olduğu aşikâr.
Nerede izleyebilirsin? The Worst Person in the World, 19 Kasım haftasının Başka Sinema filmleri arasında.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
35 yıldır "Müziği Okutun" Pan Yayımcılık; Radiohead'den Kid A Mnesia albümüne sergi; Dünyanın En Kötü İnsanı; Balthazar'dan yeni albüm: Sand.
19 Kas 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




